Microsoft, Karbondioksit Emisyonları için Ödeme Yapacak

Microsoft, odun yakan bir enerji santralinden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarını yakalamaya yönelik büyük bir planı destekledi. Teknoloji devi, Danimarkalı enerji şirketi Ørsted ile anlaşma yaparak Ørsted’in Asnæs Enerji Santrali’nde yakalanan 2,76 milyon metrik ton karbondioksiti temsil eden kredileri 11 yıl boyunca satın alacağını duyurdu.

Ørsted’in basın açıklamasına göre bu şirketin bugüne kadarki en büyük anlaşmalardan biri olarak kabul ediliyor ve Microsoft’un 2030 yılına kadar karbon negatif hedefine ulaşmasına yardımcı olması amaçlanıyor. Bu hedefe ulaşıldığında, Microsoft şirketi işletmeleri yoluyla atmosfere saldığı sera etkisi yaratan karbondioksiti atmosferden daha fazla uzaklaştırmış olacak.

Ancak, karbondioksit emisyonlarını yakalamak için kullanılan teknoloji henüz yeni gelişmekte olan bir alan olup bazı çevre grupları ve araştırmacılar, Microsoft’un finanse edilmesine yardımcı olduğu stratejinin iklim değişikliğiyle mücadelede etkili bir yol olabileceğine şüpheyle yaklaşıyor.

Microsoft’un yardımıyla Ørsted, Danimarka Enerji Ajansı (DEA) ile Batı Zelanda’daki Asnæs ve Kopenhag yakınlarındaki ikinci bir enerji santralinden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarını yakalamak için 20 yıllık, daha büyük bir sözleşme imzalamayı başardı. Karbon yakalama cihazları kurulduktan sonra, 2026 yılına kadar toplamda yılda 430.000 metrik ton karbondioksit yakalanabilmesi bekleniyor.  

Bu enerji santralleri, “biyokütle” olarak da bilinen yakıtlar olan odun talaşı ve saman yakıyor. Tarımsal atıkları ve diğer bitki materyallerini içerebilen biyokütlenin sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak yakılması ise tartışılıyor. AB, biyokütleyi en büyük yenilenebilir enerji kaynağı olarak sayıyor ancak yakılan odunların çoğu Avrupa ve ABD’nin güneydoğusundaki ormanlardan kesilen ağaçlardan elde ediliyor. Ørsted, Asnæs Enerji Santrali’nde yakılan odun yongalarının “sürdürülebilir şekilde yönetilen üretim ormanlarından geldiğini ve budama veya çarpık ağaçlardan kaynaklanan artıklardan oluştuğunu” söylüyor.

Ørsted, enerji santrallerinin bacalarından çıkan karbondioksitin atmosfere karışmasını önlemek için filtreleme teknolojileri ekleyerek bir adım daha ileri gidiyor. Bunu yaparak, biyokütle yakan enerji santrallerinin karbon negatif hale geleceğine inanılıyor. Yakalanan fazla karbondioksiti Kuzey Denizi’nin altına gömmeyi ve her bir ton karbondioksiti temsil eden kredileri Microsoft’a satmayı planlıyor. Microsoft daha sonra bu kredileri kullanarak kendi sera gazı kirliliğinin bir kısmını iptal ettiğini iddia edebilecek.

Microsoft’ta Karbon Giderme Portföyü Direktörü olan Phillip Goodman, The Verge’e gönderdiği bir e-postada “Ayrıntıların çok önemli olduğunu düşünüyoruz.” diyor. Goodman, etkili bir karbon yakalama projesinin “uygun alanlardan hasat edilen” biyokütleyi kullanması ve tüm “süreç” emisyonlarının hesaba katılması gerektiğini söylüyor. Microsoft, bu özel projede Ørsted’e karbon giderme kredileri için ne kadar ödeme yapacağını belirtmedi.

Microsoft, son zamanlarda iklim teknolojisi ve temiz enerji teknolojilerine yönelik cesur adımlar atıyor. Geçtiğimiz hafta, yakın gelecekteki bir nükleer füzyon enerji santralinden elektrik satın almayı planladığını duyurdu. Microsoft ayrıca havadaki karbondioksiti filtrelemesi için Climeworks adlı bir İsviçre şirketine ödeme yaptı.

Derleyen: Ayça Ayaz

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.