New Mexico’da Bulunan Ayak İzlerinin 21.500 Yıllık Olduğu Doğrulandı

  • Yapılan bir çalışma, New Mexico çölünde bulunan ayak izlerinin 21.500 yıl önceden kaldığını doğruladı.
  • Bu çalışmada fosilleşmiş izler gömülü olan spiral hendek otuna radyokarbon tarihlendirme işlemi uygulandı.
  • Bu sonuçlarla beraber, son buzul maksimum döneminde Kuzey Amerika’da insan varlığı olduğu söylenebilir.

Yeni bir araştırma, New Mexico çölünde bulunmuş ayak izlerinin 21.500 yıllık insan ayak izi olduğunu doğruladı.

New Mexico White Sands’te ortaya çıkan bu eşsiz izler, 2021 yılında büyük bir heyecan ve şüphe ile karşılanmıştı. Artık, bu izleri ortaya çıkaran bilim insanlarının bazılarını içeren yeni bir ekip daha titiz bir çalışmayla tarihlendirme işlemini yaparak sonucu doğruladı.

İnsanların son buzul maksimum döneminde Kuzey Amerika’da gerçekten var oldukları artık her zamankinden daha olası görülüyor.

Bu yeni çalışmayı yöneten ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumundan jeolog Jeff Pigati, “Arkeoloji camiasının bazı çevrelerinden gelen ilk tepkiler, yaptığımız tarihlendirmenin doğru olduğu yönündeydi. Ancak son buzul maksimum döneminde Kuzey Amerika’da insanların bulunduğuna dair olağanüstü bir iddiada bulunmak için yetersizdi. Ancak bu araştırmada kullandığımız metodoloji yöntemleri gerçekten işe yaradı” dedi.

Ayak izlerinin 21.000 ila 23.000 yıl öncesine ait olduğunu tespit eden orijinal tarihlendirme, fosilleşmiş izlere gömülü olarak bulunan spiral hendek otu adlı bir su bitkisinin radyokarbon tarihlendirmesine dayanıyordu.

Ekim 2021’deki bulgular, bitkinin suda yaşaması nedeniyle sorgulandı. Çünkü su, bir karbon deposu olabilir. Bu da bitkilerin yaşamları boyunca gökyüzünden düşen karbondan daha eski olan çözünmüş karbonu sudan alabilecekleri anlamına gelir. Tarihlenen bitkinin gerçekte olduğundan daha eski olduğu izlemini verebilir.

Araştırmanın eş başkanlığını yürüten Amerika Jeoloji Araştırmaları Kurumundan jeolog Kahtleen Springer “Bulunan yaşın yanı sıra jeolojik, hidrolojik ve stratigrafik kanıtlara güveniyorduk, ancak bağımsız kronolojik kontrolün kritik öneme sahip olduğunu biliyorduk.” dedi.

Ekip, kozalaklı ağaç polenlerini spiral hendek otu tohumları ile aynı jeolojik katmandan topladı. Ekip, üç farklı örnek için 75.000 polen tanesinin izole ederek radyokarbon tarihlemesi yaptı. Radyokarbon tarihlendirme sonucunda kozalaklı polen 22.600 ila 23.400 yıl önce güneş ışığı görmüştü. Bu sonuçları spiral hendek bitkisine uyarladığımızda aynı sonucu almış oluyoruz.

Son olarak Kathleen Springer, “Yeni keşifle beraber güçlü jeolojik, hidrolojik ve stratigrafik kanıtlar birleştiğinde son buzul maksimum döneminde insanların Kuzey Amerika’da bulunduğu sonucu kesin olarak destekleniyor.” dedi.

Derleyen: Davut Bulut

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Davut Bulut
Davut Buluthttp://dijitaliyidir.com
Gazetecilik okuyan, mesleğini çok seven ve bu yolda emin adımlarla yürümek isteyen öğrenci. Okumak ve gezmek en çok yaptıkları. Bilgisayar oyunlarına olan merakı onu teknolojiyi daha cok araştırmaya itti. Her zaman araştırmacı, her zaman araştıran kimliğe büründü ve kendini dijitaliyidir'de buldu. Dijitaliyidir için Davut'un sloganı "dijital her zaman yeni kalmak için iyidir" oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.