Olimpiyatlara Yeni Eklenen Sporlarda Sakatlanma Oranı Daha Yüksek

  • 2024 Paris Olimpiyatları, “breaking” adlı sokak dansı stilini tanıtarak oyunlara yenilik kattı.
  • 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda yeni sporların yüksek yaralanma oranlarına neden olmasına rağmen genel yaralanma oranları önceki Olimpiyatlarla benzer kaldı.
  • Geçmişteki COVID-19 protokollerinin etkinliği övülse de sıcaklık olumsuz bir etki oldu ve gelecekteki Olimpiyatların daha serin ortamlarda düzenlenmesi önerildi.

2024 Paris Olimpiyatları, oyunların evrimine katkıda bulunan “breaking” adlı sokak dansı stilini tanıttı. 2024 Paris Olimpiyatları ile 2020 Tokyo Olimpiyatları karşılaştırıldığında 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda karate ve tırmanma gibi yedi yeni spor dahil edilmişti ve genel yaralanma oranı önceki Olimpiyatlarla tutarlı kalmıştı ancak yeni sporlar orantısız bir şekilde yüksek yaralanma sayısına katkıda bulundu.

23 Temmuz – 8 Ağustos 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen Tokyo Olimpiyatları’na 206 Ulusal Olimpiyat Komitesinden 11,315 sporcu katıldı. Sporcular 1,035 yaralanma ve 438 hastalık yaşadı. Bu da her 100 sporcu başına yaklaşık dokuz yaralanma ve dört hastalık anlamına geliyor. COVID-19’un 18 sporcuyu (yüzde 0.2’den az) etkilemesine rağmen hastalık oranları önceki yıllara göre daha düşüktü. Bu düşüş, COVID-19’a karşı alınan sıkı önlemler sayesinde aynı zamanda solunum yolu enfeksiyonlarının da azalmasından kaynaklanıyordu.

2020 Olimpiyatları Tokyo’da pandeminin gölgesinde gerçekleşmişti.

Genel yaralanma oranları önceki Olimpiyatlarla karşılaştırılabilir düzeydeydi: Tokyo’da yüzde 9, Rio 2016’da yüzde 8, Londra 2012’de yüzde 11 ve Pekin 2008’de yüzde 10. Yeni sporlar arasında boks, BMX yarışı, BMX serbest stil, kaykay ve karate, daha yüksek yaralanma oranlarına sahipti; boks ve BMX yarışı yüzde 27 ile öne çıktı. Bu, yaralanma öncesi stratejilerinin sürekli izlenmesi ve uyarlanması gereğini vurguluyor. Bu yüksek oranları etkileyen faktörler hava koşulları, mekan tasarımı, ekipman ve sporcuların yaralanma öncesi protokollere uyumu olabiliyor.

Aşırı sıcaklıklar (30°C’nin üzerinde) ve yüksek nem nedeniyle 78 sporcu ısıya bağlı hastalıklarından etkilendi. Buna rağmen vaka sayıları hafif kaldı; bu, etkinliklerin yer değiştirmesi, benzer koşullarda antrenman önerileri, hidrasyon, gölgelik ve buz banyoları gibi önlemler sayesinde mümkün oldu.

Araştırmacılar geçmişteki COVID-19 protokollerinin etkinliğini övdü ancak gelecekteki Olimpiyatların daha serin ortamlarda yapılmasını önerdi. Bu, ısı hastalıkları karşıtı önlemlerin gereksinimini azaltıyor ve sporcuların performanslarını en üst seviyeye çıkarmalarına yardımcı oluyor.

Derleyen: Eliz Canyurt

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Eliz Canyurt
Eliz Canyurthttp://dijitaliyidir.com
Keşfetmeye olan tutkusuyla deneyimler elde etmek için fırsatları değerlendiren bir tasarım öğrencisi. Yaratıcılığını ve pozitifliğini her zaman ön planda tutarak öğrenmeye ve gelişmeye ilgili olan Eliz, bu yeni deneyimini ise gündemi yakından takip edebileceği ve kendini yazarlık konusunda geliştirebileceği dijitaliyidir’de sürdürüyor. Eliz’in dijitaliyidir için sloganı “Dijital geleceği şekillendireceği için iyidir.” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.