Antibiyotikler son derece gerekli ve etkili; ancak son yıllarda aşırı kullanım sonucunda bazı bakterilerin, antibiyotiklere direnç geliştirdiği görüldü. Yapılan son çalışmalarda, araştırmacılar tarafından atomlarını yeniden düzenleyerek şekil değiştirebilen bir antibiyotik geliştirildi.
Cold Spring Harbor Laboratuvarından Profesör John E. Moses, askeri eğitim tatbikatlarında tankları gözlemlerken atomlarını yeniden düzenleyerek şekil değiştirebilen bir antibiyotik fikrini ortaya koydu; çünkü tanklar, dönen taretler ve çevik hareketlerle olası tehditlere hızla yanıt verebiliyordu. Bu olaydan birkaç yıl sonra Moses, “bullvalene” adlı bir molekül üzerinde çalışmalar gerçekleştirdi.
Moses’ın aradığı akışkanlığı Bullvalene karşılıyordu. Sebebi ise; Bullvalene’nin akıcı bir molekül olmasıydı.
MRSA, VRSA ve VRE dâhil olmak üzere birçok bakteri, cilt enfeksiyonlarından menenjite kadar her şeyi tedavi etmek için kullanılan “vankomisin” adı verilen güçlü bir antibiyotiğe karşı direnç geliştirdi. Moses, ilacın bakterilerle savaşma performansını, bunu bullvalene ile birleştirerek iyileştirebileceğini düşündü.
Moses, yeni ilacı Adelaide Üniversitesinden Dr. Tatiana Soares da-Costa ile iş birliği içinde geliştirdi. Araştırmacılar ilacı, antibiyotikleri test etmek için yaygın olarak kullanılan VRE ile enfekte olmuş balmumu güvesi larvalarına verdi.
Şekil değiştiren antibiyotiği, ölümcül enfeksiyonu temizlemede vankomisin’den önemli ölçüde daha etkili buldular. Bakteri, yeni antibiyotiğe karşı direnç geliştirmedi. Moses, enfeksiyona karşı bu tür silahların, türümüzün hayatta kalması ve evrimi için bile anahtar niteliğinde olabileceğini ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü, antibiyotik direncini en büyük 10 küresel halk sağlığı tehdidi arasında gösteriyor.
Derleyen: Tuğba Akkesen



