Sıcaklıklar Arttıkça Tropiklerde Fotosentez Başarısız Olabilir

  • Araştırma, iklim değişikliğinin bazı tropikal orman yapraklarının sıcaklık sınırlarını aşabileceğini ve bu durumun ormanların hayatta kalmasını tehdit edebileceğini gösteriyor.
  • Bu çalışma, tropikal ormanların iklim değişikliği etkilerine karşı korunması için acil eylem çağrısında bulunuyor.

Dünya’nın akciğerleri olarak bilinen ormanlar, fotosentez yoluyla karbondioksitin emilmesinde ve oksijenin serbest bırakılmasında hayati bir rol oynar. Chapman Üniversitesi’nden Gregory Goldsmith liderliğinde yapılan araştırmada, bazı tropikal orman bitkilerinin iklim değişikliği nedeniyle kritik sıcaklık eşiklerine ulaşabileceğini ortaya koyuyor.

Tropikal ağaçlar, genellikle ortalama 46,7°C’ye kadar etkili bir şekilde fotosentez yapabilir. Ancak sıcaklık toleransı türler arasında ve hatta aynı ağacın yaprakları için farklılık göstebilir. Araştırmada, bazı yaprakların fotosentez için çok yüksek sıcaklıklara ulaşıp ulaşmadığını anlamak için NASA’nın ECOSTRESS uydu verileri ve kuleye monte sensörlerden alınan yer bazlı ölçümleri birleştirildi. Gölge sıcaklıklarının kurak dönemlerde ortalama 34°C civarında zirve yaptığını ve bazı zamanlar yaprakların 40°C’yi aştığı bulundu. Yaprakların yaklaşık %0,01’i, sezonda en az bir kez kritik sıcaklıkları aşıyor ve bu da potansiyel olarak fizyolojik hasara yol açıyor.

Ağaçlar artan sıcaklıklara, yapraklardaki suyun korunmasına yardımcı olan küçük gözenekler olan stomaları kapatarak tepki verebilir. Ancak bu, terleme yoluyla soğuyamadıkları için yaprakları zararlı ısıya maruz bırakabilir. Özellikle kuraklık sırasında toprağın nem seviyeleri kanopi yaprak sıcaklıklarını daha da etkiler. Çalışma, aynı zamanda sıcaklık ve kuraklık verilerini kullanarak gelecek senaryolarını da simüle etti. Belirli koşullar altında üst gölgelik yapraklarının %1,4’üne kadarının fotosentez için fazla ısınabileceğini çalışma öne sürdü. Sıcaklıkların 3,9°C’nin üzerine çıkması durumunda, ki bu en kötü senaryolarda mümkün, ormanların hayatta kalması risk altına girebilir ve bu da önemli karbon ve biyolojik çeşitlilik kayıplarına yol açabilir.

Araştırmacılar bu riskleri azaltmak için harekete geçmek gerektiğinin altını çiziyor. Emisyonları azaltmak ve ormansızlaşmayı önlemek, tropik ormanları korumanın temel stratejileri. Çalışma, bu ekosistemlerin karbon ve su döngülerini düzenleme ve biyolojik çeşitliliği korumadaki kritik rolünün altını çiziyor.

Nature dergisinde yayımlanan araştırma, bu hayati ekosistemleri iklim değişikliğinin potansiyel olarak yıkıcı etkilerinden korumak için bir eylem çağrısı işlevi görüyor. Araştırmacılar, insanlığın hâlâ bu önemli alanların kaderini belirleme gücüne sahip olduğu sonucuna varıyor ve bunları korumak için bilinçli kararlar almanın aciliyetinin altını çiziyor.

Derleyen: Merve Nur Sözen

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Merve Nur Sözen
Merve Nur Sözenhttp://dijitaliyidir.com
En son teknoloji haberlerinden haberdar olmaktan ve teknoloji ile toplum arasındaki kesişimi keşfetmekten keyif alıyor. Dijital ve teknolojik her şeye olan tutkusu onu, ürün geliştirme ve dijital pazarlama gibi çeşitli rollerde çalışmaya yöneltti. Dijitaliyidir için Merve Nur'un sloganı "Dijital içimizdeki gücü keşfetmemizi sağladığı için iyidir."

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.