- Starlink uyduları, Dünya yörüngesi kalabalıklaştıkça binlerce kaçınma manevrası yapmak zorunda kalıyor ve bu da feci bir etkinin kaçınılmaz olduğuna dair endişeleri arttırıyor.
- SpaceX’in yörünge iletişim uyduları, 1 Aralık 2022 ile 21 Mayıs 2023 arasındaki altı aylık dönemde 25.000’den fazla manevra gerçekleştirdi.
- Şirket manevralar için, endüstri standartlarının çok daha üstünde bir eşik kullandığını açıkladı. SpaceX’in uyduları, çarpışma olasılığı 100.000’de 1’den büyük olduğunda hareket ederken NASA ve diğer endüstri firmaları 10.000’de 1 eşiğini kullanıyor.
Yapılan raporlama ile Starlink uydularının manevraları, bir önceki döneminde yaptığı kaçınmaların sayısının iki katı olarak gözlemlendi. Son dönemlerde SpaceX’in yörüngeye 457 uydu eklemesiyle birlikte çarpışma hareketlerinin sayısı, Starlink takımyıldızının büyümesiyle günden güne artıyor.
25.000 manevranın 1.300’den fazlası, Rusya’nın Kasım 2021’de uydusavar silah testinden kaynaklanan enkazdan kaçınmak için gerçekleşti. Raporlar, bu testten çıkan enkazın yalnızca %9’unun hâlâ yörüngede olmasına rağmen Starlink uyduları için en büyük genel riski oluşturduğunu söylüyor.
Elbette, yörüngede bir mega takımyıldız kurmayı planlayan tek şirket SpaceX değil. Bu projelerden bazıları başarısız olsa bile, muhtemelen on yılın sonunda uzayda on binlerce nesne daha olacak.

SpaceX’in raporunu sunmasından sadece birkaç gün sonra, Astronomy & Astrophysics dergisinde yayınlanan bir araştırma, Starlink uydularının astronomik araştırmaları etkileyebilecek “istenmeyen elektromanyetik radyasyon” yaydığını ortaya çıkardı. Çalışma yazarları, 68 Starlink uydusundan gelen radyasyonu tespit etmek için çok hassas bir Düşük Frekans Dizilimi teleskopu kullandılar.
Çalışmanın yazarları, radyasyondan bileşik bir etki gösteren birkaç uydu takımyıldızıyla etkinin simülasyonlarını gerçekleştirdiler.
Almanya’nın Max Planck Radyo Astronomi Enstitüsünden çalışmanın ortak yazarı Benjamin Winkel, “Simülasyonlarımız, takımyıldızı ne kadar büyük olursa tüm uydulardan gelen radyasyon arttıkça bu etkinin de o kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. Bu, bizi yalnızca mevcut takımyıldızlar hakkında değil, planlananlar hakkında ve ayrıca radyo astronomi bantlarını istenmeyen radyasyondan koruyan net düzenlemelerin olmaması konusunda da endişelendiriyor.” dedi.
Çalışmanın baş yazarı Federico Di Vruno, Uluslararası Astronomi Birliği Karanlık ve Sessiz Gökyüzünün Korunması Merkezi’nin eş direktörü, “IAU, uydu takımyıldızlarının astronomi üzerindeki potansiyel etkileri konusunda sesini en çok duyuran kuruluşlardan biri olmuştur. Yazarlar, SpaceX ile yakın temas halinde ve şirketin bu emisyonların etkisini azaltmasına yardımcı olmak için yeni nesil Starlink uydularında değişikliklerin başlamasına katkıda bulunuyorlar.” açıklamasını yaptı.
Derleyen: Damla Şayan


