Cambridge Sözlüğü, son 1 yılda 6.000’den fazla yeni kelime ekleyerek İngilizcenin sosyal medya kültürüyle nasıl dönüştüğünü gözler önüne serdi. TikTok kuşağının diline kazandırdığı “skibidi”, “delulu” ve “tradwife” gibi kelimeler artık resmî olarak sözlükte yer alıyor.
Detaylar haberimizde…
Cambridge University Press tarafından yayımlanan Cambridge Sözlüğü, bu yıl İngilizceye 6.000’den fazla yeni kelime ekledi. Eklenenler arasında özellikle TikTok üzerinden popülerleşen “skibidi”, “delulu” ve “tradwife” öne çıkıyor. Sözlük yetkilileri, internet kültürünün dil üzerinde yarattığı değişimin artık göz ardı edilemeyecek ölçüde güçlü olduğunu vurguluyor. Cambridge Sözlüğü’nün Sözcüksel Program Yöneticisi Colin McIntosh, “İnternet kültürü İngilizceyi değiştiriyor ve bu süreci gözlemlemek büyüleyici. Biz sadece kalıcı olacağını düşündüğümüz kelimeleri ekliyoruz,” dedi.

Skibidi: YouTube’dan TikTok’a Uzanan Bir Çılgınlık
“Skibidi” kelimesi, özellikle genç kuşaklar arasında oldukça yaygın. Çocuklar tarafından günlük konuşmalarda espri ya da abartı amacıyla kullanılan kelime, anlamına göre hem “cool” hem de “tuhaf” olarak yorumlanabiliyor. Cambridge Sözlüğü, skibidi’yi “farklı anlamlar taşıyabilen ya da tamamen anlamsız bir şekilde şaka amacıyla kullanılan bir kelime” olarak tanımlıyor. Kelimenin popülerliği, ilk kez YouTube’da yayımlanan ve insan kafalarının tuvaletlerden çıktığı “Skibidi Toilet” isimli viral animasyon serisiyle başladı. Daha sonra TikTok videolarında hızla yayıldı. Günümüzde “What the skibidi are you doing?” gibi kalıplar gençler arasında sıkça kullanılıyor.

Delulu: K-Pop’tan Politikaya
“Delulu” ise “delusional” (sanrılı, gerçeklikten kopuk) kelimesinin kısaltması olarak doğdu. İlk olarak K-Pop hayran kültüründe, ünlü idolüyle çıkacağına inanan fanları alaya almak için kullanılıyordu ancak zamanla TikTok’ta “delulu is the solulu” (hayal kurmak çözüm olabilir) mottosuyla pozitif bir anlam kazandı. Bu ifade milyarlarca kez görüntülendi. Hatta Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, parlamentoda rakiplerini eleştirirken “delulu with no solulu” sözünü kullanarak kelimenin siyasette bile karşılık bulduğunu gösterdi. Cambridge Sözlüğü’ndeki resmî tanım ise “gerçek olmayan şeylere inanmak, genellikle bunu tercih ettiğiniz için” şeklinde yer aldı.

Tradwife: Sosyal Medyada Tartışma Yaratan Akım
“Tradwife” kelimesi de 2020’lerden bu yana özellikle Instagram, YouTube ve TikTok’ta öne çıkan bir fenomen. “Traditional wife” (geleneksel eş) ifadesinin kısaltması olan tradwife, evde kalarak çocuklarına ve eşine bakan, ev işleriyle ilgilenen ve bunu sosyal medyada paylaşan kadınları tanımlıyor. Bu akım, kimi kesimler tarafından aile değerlerinin yüceltilmesi olarak görülürken, kimilerince kadın hakları açısından gerici bir hareket olarak eleştiriliyor. Sözlük, bu kelimeyi “özellikle sosyal medyada içerik üreten geleneksel eş rolünü benimseyen kadın” şeklinde tanımladı.

Broligarchy ve Diğer Yeni Sözcükler
Cambridge Dictionary’nin yeni eklemeleri sadece TikTok kültürüyle sınırlı değil. “Broligarchy”, teknoloji dünyasındaki zengin ve güçlü erkekleri tanımlamak için kullanılan “bro” ve “oligarchy” kelimelerinin birleşiminden türedi. Elon Musk, Jeff Bezos ve Mark Zuckerberg gibi isimler bu kavrama örnek olarak gösteriliyor. Pandemi sonrası iş hayatına dair terimlerden “mouse jiggler” (bilgisayarın çalışıyor gibi görünmesini sağlayan yazılım ya da cihaz) ve ofis jargonunda kullanılan “work spouse” (iş eşi, iş yerinde güvenilen yakın partner) de sözlüğe eklenenler arasında. Moda dünyasından “lewk” (farklı ve dikkat çekici tarz) ve sosyal medya ilham akımlarını yansıtan “inspo” (inspiration’ın kısaltması) da bu yılın dikkat çeken yeni kelimeleri oldu.
Dilin Geleceği TikTok’ta mı?
Cambridge Sözlüğü’nün güncellemesi, sosyal medya platformlarının özellikle genç kuşaklar için dilin ana sahnesi hâline geldiğini kanıtlıyor. TikTok, Instagram ve benzeri mecralar artık yalnızca kısa videolar ya da eğlenceli içerikler paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni kavramların üretildiği ve hızla yayıldığı bir dil laboratuvarı olarak görülüyor.
Uzmanlara göre TikTok’ta ortaya çıkan bu kelimeler, yalnızca gençler arasında günlük sohbetlerde kullanılmakla kalmıyor; kısa sürede siyasetten medyaya, reklamcılıktan akademiye kadar geniş bir alana yayılıyor. Özellikle “delulu” veya “tradwife” gibi kavramlar, toplumsal tartışmalara yön verecek kadar güçlü bir etki yaratıyor. Bu durum, dijital kültürün dil üzerinde geçici bir moda olmaktan çok kalıcı bir dönüşüm yarattığını gösteriyor.
Sosyal medya sayesinde kelimeler hiç olmadığı kadar hızlı küreselleşiyor. Bir kullanıcı Amerika’da yeni bir terim ürettiğinde, bu kelime aynı gün içinde Avrupa’da, Asya’da ve hatta Türkiye’de bile popüler hâle gelebiliyor. Bu da geleneksel sözlüklerin güncelleme hızını artırmasını zorunlu kılıyor. Cambridge Sözlüğü editörleri de tam bu noktada devreye giriyor ve internet çağının hızına yetişebilmek için yılda binlerce kelimeyi değerlendirmek durumunda kalıyor.
Derleyen: Gamze Büyükkaya Tunçay


