Donald Trump’ın emriyle düzenlenen operasyonla Nicolás Maduro’nun yakalanması ve Venezuela’nın “geçici olarak ABD tarafından yönetileceği” açıklaması, Latin Amerika’da yeni bir emperyalist müdahale dalgası başlattı. Ünlü Wired dergisi yazarı Garrett M. Graff, bu “retro darbe”yi üç anahtar üzerinden analiz ediyor; petrol odaklı kısa vadeli kazançlar, strateji eksikliği ve fosil yakıt çağının sonundaki nostaljik bir hamle olarak görüyor – bu, ABD’nin küresel düzenini “enshittification” (kötüleştirme) sürecinin bir parçası.
Detaylar haberimizde…
ABD’nin Darbe Geleneği: Başarılı Başlangıçlar, Başarısız Sonuçlar
ABD’nin Latin Amerika müdahaleleri, 20. yüzyıl boyunca şirket çıkarları ve emperyal hegemonya için şekillendi. 1954 Guatemala darbesi (United Fruit Company etkisiyle), 1961 Dominik Cumhuriyeti, 1964 Brezilya ve 1973 Şili darbeleri gibi örnekler, kısa vadeli başarıların uzun vadeli felaketlere dönüştüğünü gösteriyor. School of the Americas mezunları (Pinochet, Noriega gibi diktatörler), insan hakları ihlalleriyle anılıyor.

Venezuela operasyonu (“Operation Absolute Resolve”), 1989 Panama işgali (Noriega’nın yakalanması) gibi bir “retro darbe”. Trump’ın Maduro’yu New York’ta yargılatması, bu geleneği sürdürüyor. Ancak Graff, ABD’nin “darbe yapmada iyi, sonrası yönetmede kötü” olduğunu vurguluyor: Göç dalgaları, istikrarsızlık ve iç siyasi maliyetler (Watergate gibi) hep aynı.
Bu operasyon, taktik başarı olsa da stratejik boşluk taşıyor; Maduro yakalandı ama sonrası belirsiz.
Trump’ın Plansız Yaklaşımı: Kişisel Kazanç Odaklı
Trump’ın Venezuela hamlesi, büyük strateji yerine kişisel ve kısa vadeli kazançlara dayanıyor. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Trump’ın “grand strategy (büyük strateji) yapmadığını, her şeyi Donald Trump’a fayda prismasından gördüğünü” söylüyor. Bolton, ilk dönemde Maduro’yu devirme girişimlerinin başarısızlığını “en büyük hata” olarak nitelendiriyor.
Operasyon, Kongre onayı olmadan yapıldı; muhalefet lideri María Corina Machado dışlandı. Trump’ın “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” açıklaması, uzun vadeli plan eksikliğini gösteriyor. Graff, bu impulsif tarzın Trump’ın özelliğini vurguluyor: Haber döngüsünü kazanmak, kalıcı çözüm değil.
Geçmişe Saplanmış Bir Savaş: Petrol Nostaljisi ve Geleceksiz Vizyon
Trump’ın operasyonu, 1980’ler Reagan dünyasından kalma bir nostalji taşıyor. “Make America Great Again” sloganı Reagan’dan; Trump, gazlı arabalar, kömür ve anti-yenilenebilir politikalarla fosil yakıt çağını uzatmaya çalışıyor. Venezuela’nın petrol rezervleri için yapılan müdahale, küresel yenilenebilir enerji patlamasını (Çin’in 2025’te 360 GW güneş/rüzgar kapasitesi) görmezden geliyor.
Graff, bu hamlenin “American power’ın enshittification’ı (kötüleştirilmesi)” olduğunu söylüyor: Kısa vadeli oligark kazancı için kaynak sömürüsü. Greenland nadir toprakları gibi Venezuela petrolü, 19. yüzyıl guano adaları işgalleriyle benzer. Gelecek yenilenebilirdeyken, Trump geçmişe saplanmış bir savaş yürütüyor.
Küresel Tepkiler ve Jeopolitik Yansımalar
Operasyon, Rusya ve Çin’den sert kınama aldı; BM Güvenlik Konseyi tartışıyor. Latin Amerika’da öfke dalgası; Meksika ve Brezilya “kabul edilemez” dedi. Çin, Venezuela petrolünün büyük alıcısı olarak etkilendi; Rusya askeri varlık kaybetti.
Türkiye açısından, bu müdahale enerji güvenliğini sorgulatıyor. ABD’nin petrol odaklı politikaları, küresel piyasaları etkileyebilir; Çin-Rusya ittifakı zayıflasa da anti-Batı cephe güçlenebilir.
Sonuç: Nostaljik Bir Darbenin Bedeli
Trump’ın Venezuela operasyonu, 20. yüzyıl emperyalizminin son perdesi gibi. Petrol için kısa vadeli zafer, uzun vadeli istikrarsızlık getiriyor. Graff’ın üç anahtarı: Darbe kolay, sonrası zor; plan yok; gelecek değil geçmiş odaklı. Bu “retro coup”, ABD’nin küresel liderliğinin kötüleşmesini simgeliyor – demokrasi söylemi altında emperyal kazanç peşinde.


