Elon Musk’ın yapay zekâ şirketi xAI’nin Tennessee’deki Colossus 2 veri merkezine enerji sağlamak amacıyla onlarca doğal gaz türbinini gerekli federal hava izinleri olmadan kurduğu iddiası, ABD’de çevre ve halk sağlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Şirket hakkında açılan dava, yapay zekâ sektörünün hızla artan enerji ihtiyacı ile çevre mevzuatı arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıyor.
Detaylar haberimizde…
Elon Musk‘ın yapay zekâ şirketi xAI, ABD’nin Tennessee eyaletinde inşa ettiği Colossus 2 veri merkezi nedeniyle çevre örgütleri ve kamu kurumlarının yakın takibinde bulunuyor. Kamu kayıtlarına yansıyan resmi yazışmalara göre şirketin, veri merkezine elektrik sağlamak amacıyla daha önce kamuoyuna açıkladığından çok daha fazla doğal gaz türbinini gerekli federal hava izinlerini almadan devreye aldığı öne sürülüyor.
İzin tartışmasının odağında Colossus 2 veri merkezi var
Resmi belgelere göre projede toplam 59 doğal gaz türbini yer alıyor. Şirket daha önce yalnızca 27 geçici türbinin kullanıldığını açıklamıştı. Türbinlerin büyük bölümünün Mississippi eyaletinin Southaven kentinde, Tennessee sınırının hemen karşısında bulunduğu belirtiliyor. Bu enerji altyapısı, Grok sohbet botu başta olmak üzere xAI’nin yapay zekâ sistemlerini çalıştıran Colossus 2 veri merkezine elektrik sağlıyor.
Şirket ise konuya ilişkin iddialar hakkında kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmadı.
Emisyon miktarı yasal sınırları aşabilir
Tartışmanın merkezinde doğal gaz türbinlerinden kaynaklanabilecek hava kirliliği yer alıyor. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) yürürlükteki düzenlemelerine göre belirli seviyenin üzerinde kirletici emisyonuna sahip tesislerin faaliyet gösterebilmesi için federal hava izni alması gerekiyor.
Teknik veriler xAI üzerinden yapılan hesaplamalar, incelenebilen türbinlerin yalnızca bir kısmının bile tam kapasiteye yakın çalışması halinde yılda yaklaşık 2.500 ton azot oksit, 4.000 ton karbon monoksit ve 22 ton formaldehit salabilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bu değerlerin, izin zorunluluğu doğuran emisyon sınırlarının oldukça üzerinde olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre azot oksit hava kalitesini olumsuz etkileyerek astım ve diğer solunum yolu hastalıklarını artırabiliyor. Karbon monoksit kandaki oksijen taşınmasını azaltırken, formaldehit ise kanserojen maddeler arasında yer alıyor.

Çevre örgütleri projeye dava açtı
Sivil haklar ve çevre örgütleri, xAI’nin gerekli izinleri almadan faaliyet gösterdiğini savunarak şirket hakkında dava açtı. Davacılar, doğal gaz türbinlerinden kaynaklanan emisyonların özellikle evlerin, okulların ve ibadethanelerin bulunduğu yerleşim alanlarını etkileyebileceğini öne sürüyor.
Çevre örgütlerine göre federal izin sürecinin işletilmesi halinde proje kapsamlı çevresel değerlendirmeye tabi tutulacak, kamuoyu görüşleri alınacak ve olası sağlık etkileri ayrıntılı biçimde incelenecekti.
Şirket ve eyalet yönetimi farklı düşünüyor
xAI ile Mississippi Çevre Kalitesi Dairesi ise türbinlerin taşınabilir ve geçici nitelikte olduğunu savunuyor. Taraflar, bu nedenle söz konusu ekipmanların federal hava iznine tabi olmadığını ifade ediyor.
Buna karşın EPA, 2026 yılı başında yaptığı değerlendirmede emisyon sınırlarını aşan geçici türbinlerin de izin alması gerektiğini açıklamış, ancak taşınabilir enerji ünitelerine yönelik bazı düzenleyici esnekliklerin değerlendirildiğini de duyurmuştu.
En fazla etkilenen bölgeler dikkat çekiyor
Veriler, tesis çevresindeki yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun önemli bölümünü siyahi toplulukların oluşturduğunu gösteriyor. Aynı bölgelerde astım ve diğer kronik solunum yolu hastalıklarının görülme oranlarının da ilçe ortalamalarının üzerinde olduğu belirtiliyor.
Mississippi tarafında tesis çevresindeki nüfusun yaklaşık %46’sını siyahiler oluştururken, Tennessee tarafında bu oran %94’e kadar ulaşıyor. Uzmanlar, fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin tarihsel olarak dezavantajlı topluluklar üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek çevresel adalet tartışmalarına dikkat çekiyor.
Çevre sağlığı alanında çalışan araştırmacılar, hesaplanan emisyon miktarlarının gerçekleşmesi halinde tesisin ABD’deki en yüksek azot oksit salımı yapan doğal gaz santralleri arasında yer alabileceğini ifade ediyor.
Ulusal güvenlik boyutu da gündemde
Dava sürecine ABD Adalet Bakanlığı da görüş bildirdi. Mahkemeye sunulan değerlendirmede, xAI’nin geliştirdiği bazı yapay zekâ sistemlerinin ABD ordusu tarafından kullanıldığı belirtilerek türbinlerin faaliyetlerinin durdurulmasının ulusal güvenlik açısından sonuçlar doğurabileceği savunuldu.
Bu nedenle dava yalnızca çevre hukuku açısından değil, yapay zekâ altyapılarının stratejik önemi bakımından da yakından izleniyor.
Yapay zekâ yatırımları yeni bir tartışma başlattı
Davada verilecek kararın yalnızca Colossus 2 projesini değil, hızla büyüyen yapay zekâ sektörünün enerji ihtiyacının nasıl karşılanacağına ilişkin uygulamaları da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Son yıllarda yapay zekâ modellerinin ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücü nedeniyle veri merkezlerinin elektrik tüketimi hızla artarken, birçok teknoloji şirketi enerji ihtiyacını karşılamak için şebekeden bağımsız enerji çözümlerine yöneliyor. Bu gelişme, teknolojik büyüme ile çevre mevzuatı ve halk sağlığının nasıl dengeleneceğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşacağına işaret ediyor.
Derleyen: Yağmur Saatcı
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





