Annesinin ölümünden sonra bir fark yaratmaya ant içen Peter Ray, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme alanında çığır açan çalışmalara imza atıyor.
Detaylar haberimizde…
Yeni bir ilacın hikayesi çoğu zaman bir trajediyle başlıyor. Peter Ray için bu trajedi, çocukluğunda annesinin hastalığıyla başladı. Zimbabve’de doğan Ray, ailesiyle birlikte Zimbabwe Kurtuluş Savaşı sırasında Güney Afrika’ya kaçtı. Tehlikeli bir konvoyla yapılan bu yolculuk, onun hayatında derin izler bıraktı.

Henüz 8 yaşındayken, zorlu ve tehlikeli koşullar altında büyüdü. Ancak asıl önemli olan, Cape Town’da annesine konan kanser teşhisiydi. Ray, onunla birlikte hastane odalarını, radyoterapi cihazlarını ve kolostomi torbalarını öğrendi. Hastalık ilerledikçe, annesi ayakta durmakta zorlandı ve umutlar giderek tükendi.
13 Yaşında Verilen Büyük Bir Söz
Annesi denizi ve sahilde yürümeyi çok severdi, ancak hastalıkla birlikte bu zevkler azaldı. Zaman zaman eve dönüp iyi hissediyor gibi görünse de, umutlar hep kısa sürdü. 1980’lerde mevcut tedaviler—ameliyat, radyasyon, kemoterapi—hızla etkisiz hale geliyordu. Annesi son günlerini yaşarken, Ray ona bir söz verdi: “Bir fark yaratacağım.” O sırada sadece 13 yaşındaydı.

Bilimle Gelen Mücadele
Ray, verdiği bu sözü hayatı boyunca taşıdı. Kimya eğitimi aldı, burs ve kredilerle zorlukların üstesinden geldi. Sonunda ilaç tasarımı alanına yöneldi, çeşitli projelerde yer aldı ve ilaç şirketlerinde çalıştı. Ancak onu farklı kılan, sadece ilaç üretmek değil; yapay zekâ destekli ilaç geliştirme alanında öncü olmasıdır. Bu teknoloji, onun için sadece bir araç değil, çocuklukta verdiği sözün bilimsel karşılığı.

Yapay Zekânın Umutla Kesiştiği Nokta
İlaç adaylarının %90’ı piyasaya çıkmadan başarısız oluyor. Ray ve benzer cesur bilim insanları, bu düşük başarı oranını yapay zekâ sayesinde yükseltmek için milyonlarca veriyi analiz ediyor. Böylece hangi bileşenlerin hangi hastalıklarda etkili olabileceğini önceden tahmin ederek süreci hızlandırıyorlar.

Geleceğe Taşınan Bir Söz
Bugün 53 yaşında olan Peter Ray, annesine verdiği sözü hiç unutmadı. Hikâyesi, kişisel acıların bilimsel bir çabaya nasıl dönüştürülebileceğinin güçlü bir örneği. Yapay zekâ destekli ilaç geliştirme, bir çocuğun verdiği sözün bilimsel hayata geçirilmiş halidir. Ve bu yolculuk daha yeni başlıyor.
Derleyen: irem Aydoğdu


