Burçin Bağatur

Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.

ChatGPT, Baskı Altında Kaldığında Yalan Söylüyor

Yeni çalışmada, araştırmacılar “GPT-4”ün baskı altında kaldığında yalan söylediğini saptadı. Araştırmacılar, ayrıca yapay zeka üzerindeki baskı derecesini ve yakalanma riskini değiştirdiklerinde GPT-4'ün yalan söyleme konusunda cesareti kırılsa bile içeriden bilgi sızdırma ya da aldatma oranı %0'a hiçbir zaman düşmedi.

Dream Games’in “Royal Match”i En Çok Hasılat Yapan Oyun Oldu

Türkiye'nin ilk unicorn'larından biri olan “Dream Games” şirketi tarafından geliştirilen "Royal Match", dünyanın en çok hasılata sahip mobil oyunu oldu. Financial Times, Royal Match’in Candy Crush’ı ve diğer mobil oyunları gölgede bırakarak dünyanın en çok kazanç elde eden mobil oyunu olduğunu yayımladıkları makalede belirtti. Royal Match, yıllık gelirini ikiye katladı ve şirket 2 milyar dolarlık bir değer elde etti.

Çin Seddi’nin Yeni Gibi Görünmesini Sağlayan Şey Ne?

Science Advances dergisinde yayımlanan bir çalışma, "canlı derilerin" Çin Seddi'nin bazı bölümlerini doğa koşullarından koruduğunu ortaya koyuyor. Çin Seddinde incelenen alanın yüzde 67'sini biyokabuklar kaplıyor, araştırmacılar biyokabukların yapı için yararı olup olmadığını bulmak için yeni teknolojiden yararlandılar. Yapıdaki toprak duvarın biyokabuk içermeyen kısımları karşılaştırıldığında, organik tabakanın "sağlamlığı" ve "stabiliteyi" yüzde 37 ila 321 arasında artırdığı tespit edildi.

Zehirli Gaz Dalgası, 1. Kitlesel Yok Oluşta Deniz Yaşamının Yarısını Yok Etmiş Olabilir

Fosil kayıtları, “Kambriyen patlaması”ndan sadece 20 yıl sonra gerçekleşen bir olayın okyanustaki tüm hayvanların %45'ini yok ettiğini gösteriyor. Kitlesel yok oluş döneminden alınan örnekler yüksek düzeyde molibden içeriyor. Araştırmacıların elindeki örnekler yalnızca günümüze ait olsa da, molibdenin okyanusta yüz binlerce yıl kalma süresi olduğu için bu toksik yayılmanın küresel ölçekte gerçekleştiğini düşünüyorlar.

Mezopotamya Tuğlalarındaki Demir Oksit, Antik Manyetik Alan Anomalisini Doğruluyor

Araştırmacılar, tuğlaların kırık yüzlerinden küçük parçalar alarak manyetometre yardımıyla her bir tuğladaki demir oksit tanelerinin manyetik gücünü ölçtü. Mezopotamya'dan (Irak) 32 kil tuğladaki demir oksit mineral tanesine bakarak minerallerin manyetik alana karşı duyarlı olduğu, ısıtıldıklarında Dünya'nın manyetik alanında farklı bir iz bıraktıkları iddia ediliyor. II.Nebukadnezar Dönemine ait örneklerin beşine göre Dünya'nın manyetik alanı dönem boyunca önemli ölçülerde değişiklik gösteriyor.

Rembrandt’ın Çizdiği En Küçük Portreler Ortaya Çıktı

Bu yılın başlarında yeniden keşfedilen ve Rembrandt tarafından yapılmış olan en küçük portre resimler Amsterdam'daki Rijksmuseum'da sergilenmeye başlandı. Rijksmuseum, portrelerde yaptığı X-radyografi, kızılötesi fotoğrafçılık ve reflektografi, makro X-ışını floresanı, stereomikroskopi ve boya örneği analizlerinin ardından sanatçıya ait atıflar tespit ediliyor. Müzenin 17. yüzyıl Hollanda resmi küratörü Jonathan Bikker eserlerdeki stil, boya ve yapılan değişikliklerin Rembrandt'ın tarzıyla eşleştirdiğini söylüyor.

Bilim İnsanlarına Göre Ay, Yeni Bir Jeolojik Çağa Giriyor

Bilim insanları, Ay'da yeni bir jeolojik çağın başladığını ve artık bunun ay yüzeyi üzerinde insanların en büyük etkiye sahip olduğu gerçeğini yansıttığını öne sürüyor. Araştırmacılar Ay'ın bu yeni dönemine "Ay Antroposeni" adını verdi. 1959 yılında ilk insan yapımı uzay aracı olan Sovyet uzay aracı “Luna 2”, ay yüzeyine çarparak ilk insan yapımı krateri oluşturdu ve yeni bir değişim döneminin başlangıcının işareti oldu. Atmosfer alanı bulunmayan ayın yüzeyinde rüzgâr veya yağmur kaynaklı erozyon görülmüyor bu da insanların ay yüzeyi üzerindeki etkilerinin esasen kalıcı olduğu anlamına geliyor.

Bilinen En Eski Parazit Mantar Türü, Fosilleşmiş Bitkide Keşfedildi

Bugüne kadar bulunan hastalık kaynağı olabilecek en eski mantar türü, bir müzeye ait fosil koleksiyonunda keşfedildi. Parazit mantar, Londra'daki Doğa Tarihi Müzesinde bulunan bir örnekte “Asteroxylon mackiei” adlı antik bir bitkide büyürken bulundu. Araştırmacılar yeni keşfedilen mantar türünün bitkinin dış duvarından içerisine girerek hücrelerini öldürüp içerisindeki besini tükettiğini ve bitkinin mantara karşı tepki olarak kubbe şeklinde bir büyüme biçimi geliştirdiğini gözlemledi.