Yapılan araştırmalara göre Z Kuşağı, önceki nesillere kıyasla daha az cinsel ilişki yaşıyor. Sosyal medya, pandemi ve muhafazakâr yasalar, bu neslin cinselliğe bakışını şekillendiriyor. Peki, bu “cinsellik resesyonu”nun ardında neler yatıyor?
Z Kuşağı, yani 1997-2012 yılları arasında doğanlar, cinselliğe yaklaşımda önceki nesillerden farklı bir yol izliyor. 2022 yılında Kinsey Enstitüsü ve Lovehoney tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Z Kuşağı yetişkinlerinin dörtte biri cinsel ilişki yaşamamış. Ayrıca, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) en güncel verileri, lise öğrencilerinin yalnızca yaklaşık üçte birinin cinsel ilişki yaşadığını gösteriyor; yalnızca diyoruz çünkü bu oran 2013 ölçümlerine göre yüzde 47 idi. Bu durum, “cinsellik resesyonu” olarak adlandırılıyor ve yalnızca fiziksel yakınlık değil, aynı zamanda bağ kurma, duygusal açıklık ve empati geliştirme gibi konularda da bir mesafe yaratıyor.
Gazeteci ve yazar Carter Sherman, “The Second Coming: Sex and the Next Generation’s Fight Over Its Future” (İkinci Geliş: Seks ve Yeni Neslin Geleceği Üzerindeki Mücadelesi) adlı kitabında bu fenomeni derinlemesine inceliyor. Sherman’a göre, Z Kuşağının cinselliğe mesafeli yaklaşımının ardında sosyal medya, pandemi ve muhafazakâr politikalar gibi faktörler yatıyor. Ülkemizde de genç nesillerin dijital dünyada geçirdiği zaman ve toplumsal normlar, benzer bir eğilimi yansıtıyor.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





