Gelin bu Pazar sizinle birkaç gün önce yeni medya ve haber sitelerinin gelişimi ile ilgili katıldığım online bir etkinliğin bendeki etkileri üzerine konuşalım. Dijitaliyidir’i nasıl daha ileriye taşırız düşünceleri ile katıldığım uluslararası etkinlik bugüne kadar iş hayatında müşterilerime ilk söz olarak söylediğim şu cümleyi bir kez daha doğruladı: “Görüntüleme değil etkileşim, nicelik değil nitelik…”
Geleneksel pazarlama günlerinde bir dükkan ne kadar gürültü ile açılırsa etrafına o kadar çok kendini gösterir, akıllarda o kadar kalıcı olacağına inanılır ve açılış günü belki bedava kanepe yemeye gelen kitlenin sonraki zamanlarda da kapıdan içeri girmesi umulurdu.
Bu kadar gürültü yetmezdi elbette, gazetelere verilen ilanlar, tanıtım broşürleri, etiketlemeler ile bu gürültü devam ettirilmeye çalışılırdı. Siz ne kadar içeri daha çok sayıda insan soksanız da aslında işin sonunda tek bir cümle ile bu iş devam eder veya etmezdi: Sürdürülebilirlik.
Eğer işinizin niteliği, yani verdiğiniz hizmetin ya da ürününün kalitesi gerçekten iyi ise ve bunun yanında birkaç pazarlama doğrusunu da yapıyorsanız tartışmasız şekilde sürdürülebilir bir işe sahip ve o işi büyütme yoluna girmiş olurdunuz.
Bugün ise artık geleneksel pazarlama kuralları işlerin sadece bir kısmı için geçerli durumda. Perpa’daki bloklarda, Sirkeci’deki adını bile bilmediğiniz hanlarda yer alan tabelasız firmalar dijital pazarlamayı doğru şekilde kullanıyorlarsa sürdürülebilirliklerini sağlamış olabiliyorlar.
Günümüzde sürdürülebilirliği şu iki madde ile formüle etmeye kalkarsak galiba yanılmayız:
- Niceliğe değil niteliğe değer vermek
- Görüntülemelere değil etkileşime odaklanmak.
Bu formülü hayatınızda şu an var olan herhangi bir iş veya proje için uyarlayabilirsiniz. Örneğin bizim dijitaliyidir.com’da yapmaya çalıştığımız şey tam olarak bu. Gerçekten bir topluluk oluşturmak isteğinde olup bunun sayı ile değil nitelikle yapılması için mücadele ediyoruz. Kurmaya çalıştığımız ekibi bu şekilde oluşturursak bir sonraki süreçte daha da verimli ve değerli içerikler oluşturacağımızın farkında olarak.
Bunun yanında elbette ziyaretçi ve okur sayısını da artırmaya çabalıyoruz. Türkiye’de okumanın artık iyice “zaman kaybı” gibi görülmesine aldırmadan. Ziyaretçileri bir okura dönüştürme gayreti ile. Ziyaretçi olarak kapımızı çalanların sayısını değil onların yaptıkları etkileşimleri ölçümleyerek.
Yapılan araştırmalar bir haber sitesinde sadık bir okur kitlesinin %10’u geçemeyeceği yönünde. Amacımız şu an %7’lerde olan “yeniden ziyaret etme” oranımızı daha da yükseltmek ve bu ortalamanın yukarı çıkmasına neden olabilmek.
Bilinen bir başka istatistik ziyaretçi ile okur arasındaki farkın bir haber sitesinde geçirilen zaman süresinin 3dakikayı aşması, aşmaması ile ölçümlendiği.
Henüz yayın hayatının başında olan bir platform olarak dijitaliyidir, ilk günden itibaren yükselen bir ziyaretçi eğilimde. Daha da önemlisi web sitesindeki etkileşim oranlarımız %7 ile, hemen çıkma sürelerimiz ise 5dk ile beklentilerimizin üzerinde şekilde olumlu. Bunun için bizi şu an da okuyanlar başta olmak üzere her ziyaretçimize ayrı ayrı teşekkür ederiz.
Dijitaliyidir’i kolektif bir üretim yerine dönüştürebilme maceramız sıra dışı topluluğa katılın ilanlarımız ile devam ediyor. Oldukça güzel dönüşler aldığımız bu ilanlarımızı bir süre daha yayınlamaya devam edeceğiz. Bunu başardığımızda nasıl kalıcı bir hale getireceğimiz macerası ile yola devam edeceğiz. O günlere hep beraber ulaşmak ümidiyle…


