1970’lerden beri, çarpışma testi mankenleri yani insan vücudunun mekanik suretleri araba güvenliğini belirlemek için kullanılıyor. Özellikle 90’lardan bu yana teknoloji, yeni araç tasarımlarında emniyet kemerlerinin ve güvenlik özelliklerinin etkinliğini tahmin etmek için kullanılıyor.
Şimdiye kadar en yaygın olarak kullanılan manken, ortalama erkek yapısı ve ağırlığına dayanıyordu. Bununla birlikte, kadınlar tüm sürücülerin yaklaşık yarısını temsil ediyor ve bazı yapılan araştırmalar benzer kazalarda yaralanmaya daha yatkın olduklarını öne sürüyor. Belki de bunun sebebi tüm testlerde kadın yerine erkek mankenlerle simülasyon yapılmış olmasıdır. Kim bilir.

Testler aslında kadınlar için de yapılmakta. Fakat kadınlar için kullanılan kukla yani mankenler, erkek olanın küçültülmüş bir versiyonu, kabaca 12 yaşında bir kız çocuğu büyüklüğünde. 149 cm boyunda ve 48 kg ağırlığında. Fakat 1970’lerde belirlenen bu veri bile doğru bir temsil değil çünkü, 1970’lerin ortalarındaki standartlara göre bu rakamlar kadınların yaklaşık %5’ini temsil ediyordu.
Bununla birlikte, İsveçli mühendislerden oluşan bir ekip, sonunda ortalama bir kadının vücudunda tasarlanan ilk mankeni veya daha teknik bir terim olan koltuk değerlendirme aracını geliştirdi.
Ekibin bu yeni mankenleri 162 cm boyunda ve 62 kg ağırlığında, kadın nüfusunu daha iyi temsil ediyor.
Peki güvenlik düzenleyicileri neden şimdiye kadar bunu talep etmedi?

Avrupa’da Toyota alanında uzman ve sektörün içindeki isimlerden biri olan Tjark Kreuzinger, “Bunun bir önyargı olduğu açık” diyor ve ekliyor “Toplantılardaki tüm erkekler herhangi bir konu hakkında karar verdiğinde, iç sesleri ‘işte bu!’ der.
Kreuzinger “Kimsenin bunu kasıtlı olarak yaptığını asla söylemem ama bunun sadece bir erkek kararı olduğu gerçeği ortada ve bu yüzden bu güne kadar kadın mankenlerimiz yoktu.” Diyor.
İsveç’in Linköping kentindeki bir laboratuvarda günde birkaç kez trafik kazaları simüle ediliyor ve sonuçları analiz ediliyor. Kukla içindeki sensörler ve dönüştürücüler, bir çarpışma durumunda her vücut parçasına uygulanan kesin fiziksel kuvvetleri ölçerek potansiyel olarak hayat kurtarıcı veriler sağlamayı amaçlıyor.
Ekip, çarpma hızı, ezme kuvveti, bükülme, gövdenin torku ve frenleme oranları gibi verileri kaydetmekte. Düşük etkili arkadan çarpışmalar sırasında mankenin biyomekaniğine ne olduğunu görmeye odaklanıyorlar.
ABD hükümeti verilerine göre, bir kadın bir araba kazası geçirdiğinde, bir erkeğe kıyasla arkadan çarpmalarda boyun fıtığı yaralanması yaşama olasılığı üç kat daha fazla. Yaralanma genellikle ölümcül olmasa da, bazıları kalıcı olabilen fiziksel engellere yol açabilir.
Linköping’deki araştırmayı yöneten İsveç Ulusal Karayolu ve Ulaşım Araştırma Enstitüsü’nün trafik güvenliği direktörü Astrid Linder’i kadın manken için yönlendiren de işte bu istatistikler. Linder “Yaralanma istatistiklerinden biliyoruz ki, düşük şiddetteki etkilere bakarsak, kadınların daha yüksek risk altında olduğunu ortada. Bu nedenle, nüfusun her iki kesimi için en iyi korumaya sahip koltukları belirlediğinizden emin olmak için, nüfusun kesinlikle en yüksek risk altındaki bölümünün temsil edilmesini sağlamamız gerekiyordu” dedi..


