Bilim insanları hayvan dilini çözmek ve insanlar ile hayvanlar arasında iki yönlü iletişimi sağlamak için yapay zekâ kullanıyor.
Yapay zekâ (AI) ve makine öğrenimi yıllardır insan dillerini analiz etmek ve tercüme etmek için kullanılıyor. Bu araştırma alanı, insan iletişim kanallarının genişletilmesine yardımcı olmanın yanı sıra gelişmiş sohbet robotları ve sesli komut veren akıllı cihazlar gibi yeni dil tabanlı teknolojilere yol açtı. Günümüzde yapay zekâ, koruma ve sürdürülebilirlik çabalarını desteklemek için hayvan dillerini deşifre etmeyi amaçlayan araştırmacılarla birlikte hayvan iletişimini incelemek için kullanılıyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Earth Species Project (ESP), davranışsal ekoloji araştırmalarındaki kalıpları belirleyerek hayvan iletişimini çözebilecek makine öğrenimi sistemleri geliştirmek için yıllardır çalışıyor. Bu çalışma; görsel, sözel ve fiziksel hayvan iletişimlerini içeren büyük veri setlerinin bir analizinden oluşuyor. Araştırmacıların amacı, bir hayvanın hangi koşullar altında iletişim sinyali ürettiğini, alıcı hayvanın nasıl tepki verdiğini ve hangi sinyallerin eylemleri etkilemekle ilgili olduğunu belirlemek. Uzmanlara göre giderek daha sofistike hale gelen sensörler ve kayıt cihazlarıyla toplanan büyük miktarda hayvan iletişim verisi göz önüne alındığında, yapay zekâ analizi bugün mümkün ve oldukça gerekli. Buna, derin denizler ve dağ tepeleri gibi daha önce erişilemeyen habitatlarda kurulabilen ve ses kaydı yapabilen cihazlar da dahil. Örneğin ESP, veri koleksiyonlarına kaynak sağlamak için dünya çapında 40’tan fazla ortak biyolog ve ekoloji kurumuyla birlikte çalışıyor.
Kuruluşun internet sitesinde “İnsanlara ait olmayan dilleri anlamanın doğanın geri kalanıyla olan ilişkimizi dönüştüreceğine inanıyoruz.” deniyor. Elbette Earth Species Project sadece hayvan dillerinin şifresini çözmekle kalmıyor, aynı zamanda hayvanlarla iletişim kurmaya başlamak istiyor. ESP’nin CEO’su Katie Zacarian, “İnsan dili için yapay zekânın geliştirilmesinde gördüğümüz ilerlemeleri hayvan iletişimine uygulamanın eşiğindeyiz. Bu ilerlemeyle birlikte başka bir türle iki yönlü iletişimin mümkün olduğu bir dünyaya doğru hızla ilerlediğimizi tahmin ediyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş, hayvan dilindeki kalıpları belirleyerek hayvan iletişimini çözmek için makine öğrenimi sistemleri geliştirebileceğine ve ardından konuşmayı anlamak için bu verileri analiz edebileceğine inanıyor. British Columbia Üniversitesi profesörlerinden Karen Bakker, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) aracılığıyla yaptığı açıklamada, bilim insanlarının iletişim kalıplarını tanımanın yanı sıra, kalıpların potansiyel olarak ne anlama gelebileceğini anlama umuduna sahip olmak için iletişimi davranışla ilişkilendirmeleri gerektiğini söylüyor. ESP’nin şimdiki odak noktası kuşlar, yunuslar, primatlar, filler ve bal arıları da dahil olmak üzere hayvanların iletişimlerini davranışlarıyla eşleştirmek. Araştırmacılar bu konudaki ilk atılımın deniz memelilerinden gelebileceğine inanıyor çünkü bu hayvanların iletişimlerinin büyük bir kısmı akustik olarak yapılıyor.
Derleyen: Deniz Akbulut


