Ekolokasyon Kullanan Robotlar Kaybolan İnsanları Bulabilecek

Toronto Üniversitesi’nden araştırmacılar küçük robotlar için bir ekolokasyon sistemi geliştiriyor. Bu ucuz ve basit eklenti, robotların ulaşılması zor alanlarda gezinmesine ve harita çıkarmasına yardımcı olabilir.

Bilim insanları, makinelere yeni özellikler kazandırmak için uzun zamandır doğadan ilham alıyorlar. Toronto Üniversitesi’nden araştırmacılar, küçük robotlara kendi kendilerine yön bulma yeteneği kazandıracak bir yöntem tasarlamak için yarasalar ve ekolokasyonu kullanan diğer hayvanlardan ilham aldılar.

Ekolokasyon, beynin boyut ve mesafe gibi bilgileri tahmin etmek için yakın çevreden yansıyan ses dalgalarını yorumlamasıyla çalışır. Toronto Üniversitesi’ndeki araştırmacılar yakın zamanda bu duyusal yeteneği robotik alanında kullanmaya çalıştı ve çok umut verici sonuçlar elde etti. İlk olarak Robotics and Automation Letters dergisinde detaylandırılan makaleye göre Frederike Dümbgen ve ekibi, hem tekerlekli hem de uçan robotlar için basit, ucuz bir mikrofon ve hoparlör dizisini birleştirmeyi başardı.

Uygun maliyetli sistem, yarasaların duyu organları gibi çalışarak önce bir dizi frekansta kısa sinyaller yayıyor, ardından robotun yerleşik mikrofonunu kullanarak sesleri yakındaki duvarlardan sektirdikten sonra kaydediyor. Dümbgen’in ekibi tarafından tasarlanan bir algoritma daha sonra ses dalgalarının kendi yankılarıyla nasıl etkileşime girdiğini analiz ediyor ve ardından odanın boyutlarını yeniden yapılandırıyor.

IEEE Robotics and Automation Letters’da yayımlanan bir makalede araştırmacılar, mevcut aktif ekolokasyon algoritmalarının daha az gelişmiş olduğunu ve genellikle küçük robotlar için erişilemeyen donanım gereksinimlerine dayandığını söyledi. Ayrıca yöntemlerinin model tabanlı olduğunu, gerçek zamanlı çalıştığını ve önceden kalibrasyon ya da eğitim gerektirmediğini belirttiler. Geliştirdikleri çözüm, küçük makinelerin arama-kurtarma görevlerine ya da daha büyük robotların ulaşamayacağı daha önce keşfedilmemiş yerlere gönderilebilmesini sağlayabilir. Sistem yalnızca yerleşik ses ekipmanına ve ucuz ek donanıma ihtiyaç duyduğu için geniş bir potansiyel uygulama yelpazesine sahip.

Fakat araştırmacılar testleri sırasında tekniklerinin GPS sensörleri veya kameralar gibi daha büyük ve daha pahalı donanım kullanan sistemler kadar doğru olmadığını gördüler. Yine de gelecek versiyonlarda doğruluğunu artırmayı ve sistemin ses üretme ihtiyacını ortadan kaldırmayı umuyorlar. Bunun yerine, sistemlerinin kendi pervanelerinin dönüşü gibi drone’un kendisinin ürettiği sesleri kullanarak ekolokasyon yapabilmesini istiyorlar.

Derleyen: Deniz Akbulut

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Deniz Akbulut
Deniz Akbuluthttp://dijitaliyidir.com
Dijitalleşen dünyanın tadını tuzunu gelenekselliğin özüyle bulmaya çalışan Z kuşağının ilk numunelerinden biri. Sanat, tarih ve evren hakkında araştırma yapmayı ve jenerasyonları bu paydada buluşturmayı gaye edindi. Deniz’in Dijitaliyidir için sloganı ‘dijital anlamak ve anlaşılmak için iyidir’ oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.