Yaşanan Depremler Neden Büyük Felaketlere Dönüştü?

6 Şubat 2023’te Türkiye ve Suriye’de meydana gelen depremler, Avrupa’da onlarca yıldır görülmeyen ölçekte korkunç bir yıkıma yol açtı. Binlerce insan evini kaybetti. Bu yazı yazılırken ise can kaybı 19 binin üzerine çıktı. Peki nedir bu depremlerin bu kadar yıkıcı etkiye sahip olmasının sebebi? Bütün bu felaketleri engellemenin bir yolu var mı?

Yıkımın bu kadar korkunç seviyede olmasının tabi ki birçok nedeni var. Birincisi ve en önemlisi, iki ana depremin ve bunlarla ilişkili artçı şokların büyüklüğü. Moment büyüklüğü ölçeğinde 7,8 ve 7,5 olarak ölçülen bu depremlerin her birinin sahip olduğu enerjiyi kabaca açıklamak gerekirse Soğuk Savaş sırasında gerçekleştirilen en büyük atom bombası testi kadar enerji açığa çıkardığını söyleyebiliriz.

Buna ana olayları takip eden artçı şok kümelerini de eklemeliyiz. Bunlar daha küçük şiddete sahip olsa da yoğunluk ve düzenlilik açısından kademeli olarak azalarak birkaç gün devam edeceği için yine de tehlike barındırırlar. Çünkü daha önceki ana depremler nedeniyle zaten ciddi şekilde zayıflamış olan binalar artçıların da etkisiyle yıkılabilirler. Bu da kaçınılmaz olarak bölgedeki kurtarma girişimlerinin daha da zorlaşmasına neden oluyor.

Diğer bir faktör de ilk ve en büyük depremin zamanlaması. Yerel saatle 04.17’de, yani çoğu insanın evlerinde uyuduğu sırada meydana geldi deprem. Bir deprem sırasında can kayıplarının büyük bir çoğunluğu sarsıntıdan değil, bunun sonucunda binaların çökmesinden kaynaklanır. Bu olayın zamanlaması da durumu olabildiğince daha kötü hâle getirdi. Birçok insanın zamanında evlerinden kaçmak için çok az fırsatı vardı. Bu da çok yüksek sayıda ölüm ve yaralanmaya sebep olan önemli bir faktör.

Ancak yıkıma neden olan asıl jeolojik etki, deprem odak noktalarının nispeten sığ derinlikte olmasıydı: ilk 7,8 depremi için 18 km ve sonraki 7,5 şoku için 10 km.

İç merkez, fayın derinlikte kırılmaya başladığı nokta olur. Küresel anlamda, bunlar nispeten yüzeye yakın şoklar. Bunun daha büyük bir yıkıma yol açmasının ise iki nedeni bulunur.

Basitçe söylemek gerekirse, birinci sebep, bir deprem ne kadar sığsa Dünya’nın yüzeyinin odak noktasına o kadar yakın olur. Bu da, yer sarsıntısının daha yoğun ve yıkıcı olduğu anlamına gelir. Depremler Dünya’nın daha derinlerinde meydana geldiğinde ve onlarca kilometrelik kayaların içinden geçtiğinde, şok dalgalarının dağılması ve şiddetinin azalması için daha çok fırsat vardır.

İkinci neden ise 5.5’ten büyük depremleri oluşturan fayların yüzeye çıkma ihtimalinin daha yüksek olmasıdır. Bu, neredeyse anında oluşan, zeminin bir kısmının bitişik kısma göre birkaç metre hareket ettiği bir zemin yer değiştirmesi yaratır.

“Capable Faults” olarak da bilinen bu yüzey kırılmaları inanılmaz derecede zarar vericidir. Su şebekeleri, elektrik kabloları, gaz boru hatları ve tüneller dahil olmak üzere büyük yer altı ve yer üstü altyapılarının kesilmesine yol açabilirler.

Bununla birlikte, Türkiye, kabuğun yalnızca yaklaşık 30 km kalınlığında olduğu ve üç tektonik plakanın (Afrika, Arabistan ve Anadolu) bir araya geldiği bir noktaya yakın, daha zayıf, çoğunlukla kıtasal litosfer bölgesinde yer almakta.

Üçüncü faktör, depremlerin meydana geldiği bölgenin yoğun nüfuslu olması. Zamanlama göz önüne alındığında, bu büyüklükteki bir olayın veya olayların ardından önemli bir can kaybı neredeyse kaçınılmaz.

Şiddetli depremler Türkiye’de iyi bilinmekte. Son 50 yılda, önemli can kayıplarına yol açan en az dört büyük deprem oldu: 1975, 1983, 1999 ve 2020. 1999’daki Gölcük depreminin ardından, Türkiye’de bina standartlarını iyileştirmek için çaba sarf edilse de belli ki hâlâ yeterli düzeye ulaşabilmiş değil.

Derleyen: Ceren Korkmaz

En Son

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.

Bieber’ın Coachella Performansı Müzik Endüstrisinin Geldiği Noktayı Gösteriyor

Justin Bieber, Coachella 2026 sahnesine sadece “geri dönmek” için...

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Ceren Korkmaz
Ceren Korkmazhttp://dijitaliyidir.com
Dinamizmini hiçbir zaman kaybetmeyen dünyada bu akışa uyum sağlarken bilgi alışverişinin en önemli şey olduğunu düşünen Ceren’in en büyük tutkuları okumak yazmak ve izlemekken amacı ise bu eylemleri insanlarla paylaşım içindeyken yapmak. Ceren’in dijitaliyidir için sloganı " Dijital, her zaman söyleyecek sözü olanlar için iyidir." oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.