The Intercept tarafından incelenen federal sözleşme belgelerine göre ABD Özel Operasyon Komutanlığı (SOCOM), deepfake videolar kullanarak internet üzerinden propaganda ve aldatma kampanyaları yürütmeye hazırlanıyor.
Deepfake videolar, bir bireyin görüntülerinin bilgisayara aktarılması ve videodaki başka bir yüze yapıştırılmasıyla oluşturuluyor. 2017 yılı itibarıyla adından sıklıkla söz ettiren deepfake teknolojisinin SOCOM tarafından propaganda amacıyla kullanılabileceği ihtimali oldukça endişe verici olarak görülüyor.
Uluslararası toplumun propagandaya duyarlılığını değerlendirmek amacıyla cihazların hacklenerek dinlenmesini de içeren SOCOM’un bu planları, teknolojik olarak gelişmiş dezenformasyon kampanyaları, bunların etkinliği ve kullanımlarının etiği konusunda yoğun küresel tartışmaların yaşandığı bir dönemde karşımıza çıkıyor. ABD hükümeti rutin olarak deepfake riskine karşı uyarılarda bulunurken ve bunlara karşı araçlar geliştirmek için açıkça çalışırken SOCOM’dan gelen belge, Amerikan hükümetinin son derece tartışmalı olan bu teknolojiyi saldırgan bir şekilde kullanma arzusunu açıkça ortaya koyuyor.
Brookings Enstitüsü Yapay Zekâ ve Gelişen Teknoloji İnisiyatifi Başkanı Chris Meserole The Intercept’e verdiği demeçte, “Konu dezenformasyon olduğunda Pentagon ateşe ateşle karşılık vermemeli. Dijital propagandanın küresel olarak yükselişte olduğu bir dönemde ABD, paylaşılan doğruluk ve gerçeklik kavramlarına destek oluşturarak demokrasiyi güçlendirmek için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Deepfake’ler ise tam tersini yapıyor. İster gerçek ister yapay olsun tüm içerik ve bilgilerin güvenilirliği konusunda şüphe uyandırarak nihayetinde demokrasinin temelini aşındırıyor. Eğer deepfake’ler hedefe yönelik askeri ve istihbarat operasyonları için kullanılacaksa o zaman kullanımlarının inceleme ve denetime tabi tutulması gerekir.” dedi.
İlk olarak 2020 yılında SOCOM Bilim ve Teknoloji Direktörlüğü tarafından yayımlanan doküman, askeri-endüstriyel kompleksin en seçkin askerlerinin lazerler, robotlar, holograflar ve diğer sofistike donanımları kullanarak hedeflerini daha etkili bir şekilde avlayabilmeleri ve öldürebilmeleri için kullanmayı umduğu yeni nesil teknolojilerin bir istek listesini içeriyor. Geçtiğimiz ekim ayında SOCOM bu istek listesinin güncellenmiş bir versiyonunu yayımladı. Güncellenmiş versiyon, The Intercept’in “Pentagon’un küresel propaganda ve aldatma çabaları için kullandığı bir örtmece olduğunu söylediği Askeri Bilgi Destek Operasyonlarında (MISO) kullanılmak üzere gelişmiş teknolojiler” hakkında yeni bir bölüm içeriyor. Eklenen bir paragraf, SOCOM’un “etki operasyonları, dijital aldatma, iletişim kesintisi ve dezenformasyon kampanyalarını taktiksel sınır ve operasyonel seviyelerde” yürütmek için daha gelişmiş yöntemler elde etme çabalarını daha açık bir şekilde özetliyor. SOCOM ayrıca MISO’nun etkileme operasyonlarını oluşturmasını ve yönlendirmesini sağlamak için sosyal medya, yerel medya vb. kamuya açık ve açık kaynaklı bilgi akışları aracılığıyla farklı verileri toplamak için yeni nesil bir yetenek arıyor.
SOCOM’UN deepfake dezenformasyon kampanyalarına olan ilgisi, son yıllarda ortaya çıkan sahte videolar ve uluslararası düşmanlardan gelen dijital aldatmacalar konusunda yaşanan uluslararası endişenin ardından geldi. Rusya’nın 2016 seçimlerini dijital olarak etkileme çabalarının büyük bir etkisi olduğuna dair çok az kanıt olmasına rağmen Pentagon geride kalmamak için dijital propaganda yeteneklerini iki katına çıkarmaya ilgi duyduğunu ifade etti ve SOCOM bu konuda önemli bir rol üstlendi. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nin Nisan 2018’deki bir oturumunda Ordu Özel Operasyonlar Komutanlığı’ndan General Kenneth Tovo, toplanan senatörlere Amerikan özel kuvvetlerinin propaganda açığını kapatmak için çalıştığına dair güvence verdi. Tovo, “Psikolojik operasyon birimlerimize oldukça büyük yatırımlar yaptık. Özellikle dijital alanda, sosyal medya analizinde ve SOCOM tarafından sahaya sürülen ve sosyal medya alanını değerlendirmemize, siber alanı değerlendirmemize, trend analizini görmemize, görüşlerin nereye doğru hareket ettiğini görmemize ve daha sonra bu ortamı kendi ürünlerimizle potansiyel olarak nasıl etkileyebileceğimize olanak tanıyan çeşitli farklı araçlarla başa çıkmak için yeni yetenekler geliştirdik.” dedi.
Askeri propaganda savaşın kendisi kadar eski olsa da deepfake’ler sıklıkla, varlığı medeniyete tehdit oluşturan, kendine özgü bir teknolojik tehlike olarak tartışılıyor. Pentagon’un da yabancı deepfake tehdidine karşı yoğun bir çalışma içinde olduğu bildiriliyordu. 2018 tarihli bir habere göre ordunun teknoloji araştırma bölümü olan Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı, deepfake görüntüleri tespit etmek için yöntemler geliştirmek üzere on milyonlarca dolar harcadı. Benzer çalışmalar Savunma Bakanlığı genelinde de devam ediyor. Pentagon’a, 2021 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nda yer alan bir direktifle, “makine tarafından manipüle edilmiş medya (deepfake) yaratan ya da kullanan yabancı hükümet ve devlet dışı aktörlerin oluşturduğu tehdide ilişkin istihbarat değerlendirmesini” tamamlaması talimatı verilmişti. Sadece birkaç yıl sonra, Amerikan özel kuvvetleri de aynı şeyi yapmak için hazırlanıyor gibi görünüyor.
Derleyen: Deniz Akbulut


