Rahimde iki anahtar katman bulunur: Endometriyum, embriyoların tutunduğu iç tabaka ve myometrium, uterusun kas tabakası. Adenomyozisli kişilerde endometrium benzeri hücreler yanlış yerde bulunur. Adenomiyozisli çok sayıda kadında endometriozis de bulunsa da birbirlerinden farklı hastalıklardır.
Adenomiyoz, rahim içindeki dokunun rahmin kas duvarına doğru büyümesinden olur. Endometriozis ise rahim dokusunun rahmin dışında büyümesinde olur.
Adenomiyoz teşhis edilmesi zor bir durum olarak bilinir. Ancak son yıllarda MRG ve ayrıntılı pelvik ultrason gibi görüntüleme teknolojilerinin gelişmesiyle tanıların arttığı görülüyor. Adenomiyoz artık yaygın olarak histerektomiye gerek kalmadan tanımlansa da doktorlar hala cerrahi olmayan teşhis için standart bir yöntem geliştirmek için çalışıyorlar. Sonuç olarak, tam olarak kaç kadının adenomiyoza sahip olduğu belirsizliğini koruyor.
Adenomyozis, dokunun yaygınlık derinliğine bağlı olarak daha fazla sınıflandırılabilir. Bilim insanları ve doktorlar hala lezyonların tipinin veya derinliğini araştırıyorlar. Bazı kadınların neden adenomiyoz geliştirdiğini henüz anlamıyoruz, ancak kanıtlar yaşla birlikte artan bir yaygınlık olduğunu gösteriyor.
Bazı kadınlarda endometriyal doku tabakasındaki hasar olması gerektiği gibi iyileşmez ve rahim iç doku benzeri hücreler rahmin dış kas dokusuna anormal bir şekilde girer ve büyür. Bunlar kas duvarının normal fonksiyonlarını bozarak ağrı ve kanamaya neden olur. Adenomiyozun arkasında hastalığa neden olan tek bir yaygın faktör yok.
Tedavi stratejileri; oral kontraseptifler, progesteron içeren haplar, progesteron salan bir sarmalın yerleştirilmesi veya seks hormonlarının doğal üretimini durduran GnRHa adı verilen bir ilaç gibi hormonal ilaçları içerir.
Hormonal olmayan tedaviler arasında traneksamik asit bulunur. Bu tedaviler adet kanamasını en aza indirmeyi amaçlar. Ağrı genellikle steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçlarla tedavi edilir.
Bazı kadınlar için işe yarayan tedaviler diğerleri için işe yaramıyor, bu da birden fazla adenomiyoz türü olduğu iddiasını güçlendiriyor. Tedavi stratejileri, doğurganlık isteklerine ve semptomlarına bağlı olarak hastalara göre uyarlanmalı. Tıbbi tedaviler semptomlarda yeterli rahatlama sağlamıyorsa, fokal lezyonların çıkarılması veya histerektomi gibi cerrahi seçenekleri de bulunuyor.
Adenomiyoz, üreme çağındakiler de dahil olmak üzere birçok kadını etkileyen yaygın bir hastalık olmasına rağmen, yeterince klinik ve araştırma ilgisi görmemekte. Ayrıca birçok sağlık çalışanı ve halk arasında adenomiyoz hakkında bilgi ve farkındalık eksikliği var. Durumu, tanıyı ve tedavi seçeneklerini daha iyi anlayabilmemiz için bunun değişmesi gerekiyor.
Adenomiyoz konusunda uzman bilim adamları ve doktorlar, hala doğru, invazif olmayan bir teşhis yöntemi ve umarım bir gün bir tedavi bulma arayışındalar.
Derleyen: Ceren Korkmaz


