Atom Bombasının Mucidi: Oppenheimer

ABD’nin Manhattan bölgesi askeri üssünde geliştirilen Manhattan Projesi’nin ve atom bombasının ardındaki isim J. R. Oppenheimer, uzun bir aranın ardından ünlü yönetmen Christopher Nolan tarafından çekilen bir film ile beyaz perdeye geliyor.

2. Dünya Savaşını ve belki de Dünya savaş tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biri atom bombasıydı. ABD’nin Manhattan bölgesi askeri üssünde ünlü fizikçi J.R. Oppenheimer, 1942 – 1945 yıllarında tesir gücü oldukça yüksek bir bomba üzerinde çalışmalar yürütüyordu. Söz konusu atom bombasının ortaya çıkmasına sebep olan çalışmalar tarihte “Manhattan Projesi” olarak da anılıyor.

2. Dünya Savaşı daha yeni başlamıştı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa müdahil olması üç yıl daha zaman alacaktı. Ancak ünlü fizikçi Albert Einstein’ın mektubu, ABD’ye savaşa çok daha erken müdahale etme iştahı verdi. ABD hükümeti, gizli bir projede en iyi fizikçileri bir araya getirmeye başladı.

Einstein’ın mektubu

İlk başta hedefin yalnızca bir atom çekirdeğinden elde edilmiş enerjiye dayalı bir silah yapmanın gerçekten mümkün olup olmadığını bulmak şeklinde yazılıp çizildiyse de tarihçilere göre ABD’nin nihai amacı, Almanya’dan önce bir bomba yapmaktı. Amerika Birleşik Devletleri 2. Dünya Savaşına girdiğinde, proje on binlerce bilim insanı ve sivili işe alıyordu. Kısa bir süre sonra atom bombasının ortaya çıkarılacağı çalışmalara “Manhattan Projesi” kod adı verildi.

Julius Robert Oppenheimer (1904 – 1967) Amerikalı bir teorik fizikçiydi. 2. Dünya Savaşı sırasında, Manhattan Projesi tarafından kurulan Los Alamos Laboratuvarı’nda çalışma yürüten ekibin başına geçti. Dünya çapında binlerce bilim insanını harekete geçiren ve farklı ülkelerde de hayata geçen proje, sonunda Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki bölgelerine atılan iki atom bombasının inşasıyla sonuçlandı.

16 Temmuz 1945’te Gadget adı verilen ilk atom bombası, Los Alamos’un yaklaşık 240 km uzağında, Jornada Del Muerto Çölü’nde gerçekleştirilen Trinity testinde gözlemlendi. Oppenheimer, New Mexico’da bulunan çöldeki Trinity testini gözlemleyenler arasındaydı. Hakkında söylenilenlere göre, kendisinden ‘’dünyaların yok edicisi’’ olarak bahsetti. Söz konusu bu testin başarıyla sonuçlanması, tarihin akışını önemli bir biçimde değiştirdi.

Bazı bilim insanları, bombayı yapmak için Almanya’ya karşı yarışma fikrini sevmişti ancak onu fiilen kullanma konusunda endişe duyuyorlardı. Nükleer zincir reaksiyonunu tasarlamasıyla bilinen ve Manhattan Projesi’nin baş aktörlerinden Macar fizikçi Leό Szilárd bu muhaliflerden biriydi. Hiroşima ve Nagazaki’den önce dönemin ABD başkanı Truman’a bir şehre bomba atmaması yönünde mektup vermişti.

Öte yandan, ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’na göre Oppenheimer, Manhattan Projesi bittikten sonra ABD hükümetinin Genel Atom Komisyonu başkanı ve nükleer silahların geleceği konusunda baş danışman oldu. Atom bombasından bile daha güçlü bir silah olan hidrojen bombasının hızlandırılmış gelişimine karşı birtakım tavsiyelerde bulundu.

Oppenheimer, 1946, 1951 ve 1967’de üç kez Nobel Fizik Ödülü’ne aday gösterildi ancak ödülü kazanamadı. 1965 yılında gırtlak kanseri teşhisi konuldu. Başarısız geçen ameliyatın ardından kısa bir süre sonra komaya girdi ve 1967 yılında ABD New Jersey’deki evinde hayata gözlerini yumdu.

The Dark Knight film serisi, Inception (2010), Interstellar (2014) gibi filmlerin yönetmeni ve yapımcısı Christopher Nolan, İkinci Dünya Savaşı zamanında geçen 2017 yılında gösterime girmiş filmi Dunkirk’in ardından gerçek savaş olaylarına dayanan ikinci filmi Oppenheimer’da İlk nükleer silahların yaratılmasının ardındaki karmaşık sürece odaklanıyor. “Atom bombasının babası” olarak bilinen J. R. Oppenheimer’ın yaşam öyküsünü merkeze alacak olan film, 21 Temmuz 2023’te vizyona girecek.

Derleyen: Muhammed Bayar

En Son

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.

Bieber’ın Coachella Performansı Müzik Endüstrisinin Geldiği Noktayı Gösteriyor

Justin Bieber, Coachella 2026 sahnesine sadece “geri dönmek” için...

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Muhammed Bayar
Muhammed Bayarhttp://dijitaliyidir.com
Yeni teknolojiler eski nesil için yıkıcı fakat yeni nesil onu yapıcı bir şekilde kullanarak dönüşümü başlatacak. Bu anlamda böyle bir dönemin tanığı olmak çok değerli. Bence dijital, insanı olduğundan daha değerli hissettirdiği için iyidir.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.