Minecraft’ta Pro: Gpt-4 Kullanan Yapay Zekâ

Yapay zekâ araştırmacıları, oyunun açık dünyasında yeteneklerini keşfedebilen ve genişletebilen bir Minecraft botu oluşturdu.

Voyager olarak adlandırılan bu deneysel sistem, simüle edilmiş veya gerçek bir ortamda özgürce ve amaçlı olarak hareket edebilen bir yapay zekâ olan “bedenlenmiş bir ajan” örneği olarak tanıtıldı. Kişisel asistan tipi yapay zekâlar ve sohbet robotlarının, bırakın bu işleri yapmak için karmaşık bir dünyada gezinmeyi, bir şeyler yapması bile gerekmiyor. Ancak gelecekte bir ev robotunun yapması beklenecek şeyler var. Bu yüzden nasıl davranmaları gerektiğine dair pek çok araştırma var.

Minecraft, bu tür şeyleri test etmek için iyi bir yer çünkü basit, anlaşılır kurallar ve fizik ile gerçek dünyanın yaklaşık bir temsili. Ancak aynı zamanda başarılacak veya denenecek çok şey olacak kadar karmaşık bir yapıya sahip.

İçerik oluşturucuları, diğer verilerin yanı sıra oyun hakkında YouTube videoları, transkriptler, wiki makaleleri ve minecraft’tan çok sayıda Reddit gönderisini bir araya getirdi, böylece kullanıcılar bir yapay zekâ oluşturabilir veya ince ayar yapabilir.

Normalde tüm bu Minecraft verileri üzerinde bir model eğitir ve güneş battığında iskeletlerle nasıl savaşılacağını bulmasını umarsınız. Ancak Voyager olaylara saf bir şekilde başlıyor ve oyunda bazı şeylerle karşılaştığında, GPT-4 ile ne yapması ve nasıl yapması gerektiği konusunda küçük bir iç konuşma yapıyor.

Mesela gece oluyor ve iskeletler çıkıyor. Ajanın bu konuda genel bir fikri bulunuyor ama kendi kendine soruyor: “Yakınlarda canavarlar varken bu oyunun iyi bir oyuncusu ne yapardı?”

GPT-4, dünyayı güvenli bir şekilde keşfetmek istiyorsanız, bir kılıç yapıp donatmak, ardından darbe almaktan kaçınırken onunla iskelete vurmak isteyeceğinizi söylüyor ve ne yapılması gerektiğine talimat veriyor: Taş ve tahta toplayın, üretim masasında bir kılıç yapın, onu takın ve bir iskeletle savaşın.

Voyager, bunları yaptıktan sonra genel bir beceri kitaplığına kaydeder ve böylece daha sonra sıfırdan savaşmayı öğrenmek zorunda kalmaz.

Bu araştırmanın amacı, basit yapay zekâ modellerinin “deneyimlerine” dayalı olarak kendilerini geliştirebilecekleri yöntemler bulmak. Evlerimizde, hastanelerimizde ve ofislerimizde bize yardımcı olacak robotlarımız olacaksa, bu dersleri öğrenmeleri ve gelecekteki eylemlerine uygulamaları gerekecek.

Derleyen: Yavuz Akyol

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Yavuz Akyol
Yavuz Akyolhttp://dijitaliyidir.com
Yaşamının merkezine “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” aforizmasını yerleştirerek hayatta kalmaya çalışan edebiyat ve felsefe düşkünü birisi. Yazarlık alanında çeşitli deneyimlerinden sonra dijital dünyanın yakasından tutmak için dijitaliyidir’e katıldı. Yavuz’un dijitaliyidir için sloganı “dijital kendini geliştirmenin bir aracıysa iyidir” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.