Ana SayfaBilimNASA, Tehlike Potansiyeli Olan Asteroit “Bennu”nun Kapsülünü Açtı

NASA, Tehlike Potansiyeli Olan Asteroit “Bennu”nun Kapsülünü Açtı

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • NASA OSIRIS-REX uzay aracının yedi yıl süren 4 milyar millik (6,4 milyar kilometre) bir gidiş-dönüş yolculuğu sırasında topladığı 250 gram uzay molozu barındıran bir kutuyu nihayet açtı.
  • NASA bilim insanlarınca “potansiyel olarak tehlikeli” sayılan asteroit Bennu’dan alınan numune örnekleri uzun zamandır açılmayı bekliyordu.
  • Bilim insanları kutuyu ilk olarak 24 Eylül’de OSIRIS-REx kapsülü ile saatte 27.000 mil (saatte 43.000 kilometre) hızla Dünya’ya geri döndükten sonra teslim almıştı.
  • Bennu, B tipi bir asteroit yani potansiyel olarak yüksek miktarda karbon ve Dünya’da yaşam ortaya çıktığında mevcut olan ilkel moleküllerin çoğunu içerdiği anlamına geliyor ve bilim insanları bu molekülleri içerdiğine dair kanıt bulmayı umuyor.

Ajansın 11 Ocak Perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, NASA bilim insanları aylarca uğraştıktan sonra nihayet “potansiyel olarak tehlikeli” asteroit Bennu’dan alınan numune örnekleri içeren kutuyu açtı. OSIRIS-REx uzay aracı tarafından toplanan yaklaşık 8,8 onsluk (250 gram) kayalık uzay molozu örneğinin, şimdiye kadar NASA görevi sırasında alınan ilk uzay taşı parçası olmasıyla birlikte yaşamın en eski yapı taşlarından bazılarını içerdiği düşünülüyor.

NASA bilim insanları kutunun kapağından sadece 2,5 ons (70 g) numune toplamıştı, ancak sıkışmış iki bağlantı elemanı nedeniyle içerideki malzemeye ulaşamadı. İnatçı bağlantı tokaları çıkarmak için yeni araçlar geliştiren NASA mühendisleri nihayet 10 Ocak Çarşamba günü buldukları kabın mührünü açtı. NASA’nın ARES (Astromateryal Araştırma ve Keşif Bilimi) bölümünün şefi Eileen Stansbery yaptığı açıklamada, “Mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, daha önce erişebildiğimiz 70 gramdan fazla malzemeyi işlemekle kalmayıp, aynı zamanda bu engeli aşmamızı sağlayan yeni araçları tasarlamak, geliştirmek ve test etmek için aylarca perde arkasında yorulmadan çalıştı. Bu ekibin yenilikçiliği ve özverisi dikkate değerdi. OSIRIS-REx’in elinde kalan hazineyi görmek için hepimiz heyecanlıyız.” dedi.

NASA bilim insanları kutuyu ilk olarak 24 Eylül’de OSIRIS-REx kapsülü ile saatte 27.000 mil (saatte 43.000 kilometre) hızla Dünya’ya geri döndükten sonra aldı. Yedi yıl süren 4 milyar millik (6,4 milyar kilometre) bir gidiş-dönüş yolculuğunun ardından kapsül paraşütünü açarak Houston’daki Johnson Uzay Merkezine taşınmadan önce Utah çölüne güvenli bir şekilde indirildi. Kapsülün içerisindeki değerli materyallerin geri alınmasındaki gecikme, toplam 35 bağlantı elemanından ikisinin sıkışmasından kaynaklandı. Çevresel kirlenmeyi ve kutu içerisinde hasar oluşumunu önlemek için NASA’nın dar konteynerın açılması için kullanılması planlanan tüm aletleri önceden onaylaması gerekiyordu. Çözümün ise cerrahi çelikten yapılmış iki adet kelepçe benzeri alet olabileceği yönünde oldu. Bu aletlerin önce bir prova laboratuarında testleri yapılarak kelepçeleri güvenli bir şekilde çıkarabilecekleri kanıtlandı.

NASA, kutu açıldıktan sonra kalan numuneyi fotoğraflamadan, çıkarmadan, tartmadan ve işlemeden önce “birkaç ek sökme adımı” izleyeceğini söylüyor. Kapaktan kazınan küçük parçalar analiz için dünyanın dört bir yanına gönderildi ve yakında bu incelemenin devamını içinde bulunan numuneleri izleyecek. Bennu, bilinen herhangi bir uzay nesnesine göre 2182 yılında Dünya’ya çarpma olasılığı en yüksek olan 2.700’de 1 potansiyele sahip tehlikeli bir asteroit. Ancak bilim insanları daha çok bu uzay taşının içinde ne olduğuyla ilgileniyor: Dünya’daki yaşamın dünya dışı olası öncülleri olarak görülüyorlar.

NASA Yöneticisi Bill Nelson, numunenin geri dönüşü üzerine düzenlediği basın toplantısında, “Bu şimdiye kadar Dünya’ya getirilen karbon açısından en zengin ve en büyük asteroit numunesi. Karbon ve su molekülleri tam da bulmak istediğimiz elementlerdi. Bunlar kendi gezegenimizin oluşumundaki çok önemli unsurlar ve yaşamı ortaya çıkarmış olabilecek elementlerin kökenini belirlememize yardımcı olacak.” dedi.

Dünya’nın suyu gezegenin kendisinden daha yaşlı olmakla birlikte muhtemelen buraya asteroit veya kuyruklu yıldız çarpmasıyla getirilmiş. Ancak asteroitlerin Dünya’ya getirdiği tek madde muhtemelen su değildi; yaşamın yapı taşları da muhtemelen bir uzay taşı içerisindeydi. Bennu, B tipi bir asteroit yani potansiyel olarak yüksek miktarda karbon ve Dünya’da yaşam ortaya çıktığında mevcut olan ilkel moleküllerin çoğunu içerdiği anlamına geliyor. Bu yapı taşlarından bazıları RNA’nın nükleobazlarından biri olan urasil de dahil olmak üzere kısa süre önce Japonya Havacılık ve Uzay Keşif Ajansı’nın Hayabusa2 uzay aracı tarafından Ryugu asteroidinde bulundu ve 2020’de bir kaya örneğiyle Dünya’ya döndü. OSIRIS-REx görevindeki bilim insanları Bennu örneğinin içinde de bu tür başka biyolojik açıdan öncü olan maddeleri bulmayı umuyorlar.

OSIRIS-REx görevindeki bilim insanları, iniş yapmadan önce Bennu’nun sarp yüzeyinde bir iniş alanı aramak ve uzay aracıyla numuneyi toplamak üzere yaklaşık iki yıllarını harcadı. Asteroitle temas kurduktan sonra OSIRIS-REx, hem inişi gerçekleştirmek hem de aracın asteroitin içine batmasını önlemek için Touch-and-Go Örnek Alma Mekanizmasından bir nitrojen patlamasını ateşledi. Patlamayla birlikte aracın etrafına kayalar ve tozlar savruldu, bu kayalık enkazın bir kısmı OSIRIS-REx’teki bir kutuya indi. OSIRIS-REx’in iticilerinin bir sonraki patlaması ise enkazı Bennu’dan kaldırdı ve uzay aracı Mayıs 2021’de Dünya’ya dönmek üzere asteroitten ayrılmadan önce bir dizi uçuşu tamamladı. Numunenin ulaşmasıyla birlikte bilim insanları güneş sistemimizin ve gezegenimizdeki yaşamın nasıl oluştuğuna dair ipuçları bulmak üzere numuneyi detaylı bir şekilde analiz etmeye başlayacak.

Derleyen: Burçin Bağatur

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Matematik Dehasından “Vibe Coding” Dersi: Tao, 27 Yıllık Kodlarını Yapay Zekâyla Diriltti

Fields Madalyalı Terence Tao, 1999'da yazdığı 24 uygulamayı yapay zekâyla birkaç saatte diriltti — ajan, orijinal koddaki iki hatayı da buldu. Tao'nun notu dersin özeti: "Görsel araca evet, kritik işe hayır."

Nolan’dan Tartışma Yaratan Çıkış: “Gençler Yapay Zekâyı Reddediyor” — Peki Öyle mi?

Odysseia'nın vizyonuna günler kala Nolan'dan tartışma yaratan tespit: "Gençler yapay zekâyı reddediyor." Peki gerçekten reddediş mi, yoksa seçici bir ilişki mi? Kültür endüstrisinin yeni fay hattı.

Neler Oluyor? – 14 Temmuz

Düzenleyiciler yapay zekâyı "sistemik" ilan etti, Grok kodlama aracının depoları buluta yüklediği ortaya çıktı, Xi Jinping ilk kez yapay zekâ kürsüsüne çıkıyor ve Nolan'dan tartışmalı çıkış. İşte bugün neler oluyor.

Grok Kodlama Aracı Hakkında Çarpıcı Analiz: “Gizlilik Anahtarı Kapalıyken Bile Depoyu Buluta Yüklüyor”

Bağımsız ağ analizi: Grok Build CLI, her oturumda 12 GB'lık depodan 5,1 GB veriyi buluta yüklüyor — model trafiği yalnızca 192 KB. Tuzak API anahtarı trafikte aynen görüldü, gizlilik anahtarı işe yaramıyor.

Buna benzer diğer içerikler

Matematik Dehasından “Vibe Coding” Dersi: Tao, 27 Yıllık Kodlarını Yapay Zekâyla Diriltti

Fields Madalyalı Terence Tao, 1999'da yazdığı 24 uygulamayı yapay zekâyla birkaç saatte diriltti — ajan, orijinal koddaki iki hatayı da buldu. Tao'nun notu dersin özeti: "Görsel araca evet, kritik işe hayır."

Nolan’dan Tartışma Yaratan Çıkış: “Gençler Yapay Zekâyı Reddediyor” — Peki Öyle mi?

Odysseia'nın vizyonuna günler kala Nolan'dan tartışma yaratan tespit: "Gençler yapay zekâyı reddediyor." Peki gerçekten reddediş mi, yoksa seçici bir ilişki mi? Kültür endüstrisinin yeni fay hattı.

Neler Oluyor? – 14 Temmuz

Düzenleyiciler yapay zekâyı "sistemik" ilan etti, Grok kodlama aracının depoları buluta yüklediği ortaya çıktı, Xi Jinping ilk kez yapay zekâ kürsüsüne çıkıyor ve Nolan'dan tartışmalı çıkış. İşte bugün neler oluyor.