Ana SayfaBilim12 Bin Sene Önce Nesli Tükenmiş "Ulukurt" Hayata Döndürüldü: 2 Metreye, 65...

12 Bin Sene Önce Nesli Tükenmiş “Ulukurt” Hayata Döndürüldü: 2 Metreye, 65 Kilograma Ulaşabiliyor!

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Yaklaşık 12 bin 500 sene önce nesli tükenmiş dev bir kurt türü olan Ulukurt (Aenocyon dirus) hayata geri döndürüldü. Bin yıllar önceki DNA’lardan geri üretilen kurtlar, yüksek güvenlik altında büyütülüyor.

Halk arasındaki ismiyle Ulukurt veya Korkunç Kurt (Direwolf) bilimsel adıyla Aenocyon dirus, Milattan önce 125.000 ila M.Ö. 9500 yılları arasında türünü devam ettiren dev boyutlara ulaşabilen bir kurt türüdür. Bu kurt türünün 2 metre uzunluğa ve 65 kilogram ağırlığa ulaşabildiği tahmin ediliyor.

Game of Thrones dizisindeki efsanevi kurtlara da ilham veren bu tür, dev boyutları sahipti. Çağdaş kurtlara kıyasla daha iri yapılıydı; daha büyük kafatasları, güçlü çeneleri ve dişleri onu diğer kurtlardan ayırıyordu. Ancak bu boyutlara rağmen bacakları, diğer kurtlara göre daha kısaydı.

Ulukurt’un (Direwolf) insan ve diğer türdeşleriyle boyut kıyaslaması

Nesli 12 bin 500 sene önce tükenmişti

Bu dev tür, yaklaşık 12 bin 500 sene önce büyük iklim değişiklikleri gibi birçok sebepten türünü devam ettiremedi. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal BioSciences, genetik sektöründe çığır açacak bir işe imza attı. Şirket, geçmişteki diğer denemelerin nihayetinde, binlerce yıl önce nesli tükenmiş bu türü başarıyla hayata geri getirdiğini duyurdu.

72 bin senelik kafatasından DNA alındı

Şirketin açıklamasına göre, 13 bin yıllık bir dişten ve 72 bin yıllık bir kafatasından antik DNA’lar alındı. Klonlama ve gen düzenleme gibi teknolojiler kullanılarak türün yeniden üretilmesi sağlandı. Üretim sonucunda, antik genlerden üç sağlıklı yavru meydana geldi.

Colossal BioSciences’in yayımladığı yavru fotoğrafları

Ulukurtlar 5 aydır büyütülüyor

Yeniden üretim haberi kamuoyuna 8 Nisan 2025’te duyurulsa da Ulukurtlar, yeni dünyaya gelmedi. 2 erkek Ulukurtun yaklaşık 5 ay önce yani geçtiğimiz yılın Ekim ayında, bir dişi kurdun bu sene ocak ayında üretildiği bildirildi. Yavrular, 2 bin dönümlük dronelar ve güvenlikler ile korunan bir alanda korunuyor.

“Bunlar gerçek Ulukurt değil!”

Şirket, bu projeyi “tarihte ilk kez bir türün yeniden canlandırılması” nitelendiriyor. Ancak bilim camiasında bazı tartışmalar mevcut. Bazı uzmanlar, bu yavruların genetik olarak gerçek Ulukurtlar olmadığını, daha çok gri kurtların genetik olarak modifiyeli versiyonları olduğunu iddia ediyor. Bu iddiaların doğruluğunun önümüzdeki yıllarda, yavruların gelişimine bağlı olarak belli olacağını belirtelim.

Derleyen: Ömer Kağan Selen

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?