İnsan zamanla değişir; düşünceleri, duyguları ve kendine bakışı sessizce başka bir yöne evrilir. Fakat dijital dünya bu değişimi tanımaz ve bizi hâlâ eski hâlimizle gün yüzüne çıkarır. Peki, insanın değişme hakkı varsa, internet neden hâlâ bizi dünkü benliğimizle yargılama hakkına sahip olsun?[PazarEki] için Sinan Altaş derledi Bir yanda insanın her kırıkta yeniden şekillenen akışkan doğası, diğer yanda her şeyi ilk günkü haliyle saklayan ve zamanı donduran dijital bellek… Telefonunuza bir bildirim düşüyor: “Bugün bundan 8 yıl önce…” Merak edip açıyorsunuz. Karşınızda lise yıllarından ya da gençliğin o ilk ham zamanlarından kalma eski bir fotoğraf. Bugün dönüp baktığınızda artık sizi, kalbinizin şu anki ritmini, hayata bakışınızı veya değerlerinizi asla temsil etmeyen bir evre. Fotoğrafa birkaç saniye bakıyorsunuz. İçinize ne tam olarak utanç ne tam olarak özlem olan, boğazınızda düğümlenen o garip yabancılık hissi oturuyor. Ekrandaki yüz size ait, evet; ama ruhunuza bakıyorsunuz ve biliyorsunuz ki artık o siz değilsiniz. Değişen benlik...
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Günde 1 TL'ye sınırsız içerik erişimi.
ÜYE OL →Zaten üye misiniz? Giriş yapın





