Bir bebeğin Dünya’da attığı ilk adım, aslında doğumdan çok önce başlayan bir hikâyenin sonucu. Başını kaldırması, oturması, emeklemesi, yürümesi — bu basamakların her biri, bir kuvvetin sürekli varlığına dayanıyor: yerçekimi. Peki o kuvvet hiç olmazsa ne olur?[PazarEki] için Fatma SAyoğlu yazdı İnsan bedeni, milyonlarca yıllık evrim sürecinde yerçekimine karşı çalışacak şekilde şekillendi. Bir bebeğin baş kontrolü kazanması, sırtüstü yatarken boyun kaslarının gravitasyona direnmesiyle gelişir. Oturma dengesi, omurganın ve karın kaslarının yine bu kuvvete karşı çalışmasıyla oluşur. Emekleme ve yürüme ise doğrudan ağırlık aktarımı ve denge refleksleri üzerine kurulu. Gelişim Basamakları Yerçekimine Göre Tasarlandı Mikro yerçekimi ortamında bu basamakların hiçbiri aynı şekilde işlemez. Bir bebek sıfır yerçekiminde başını kaldırmaya çalıştığında karşısında direnecek bir kuvvet bulamaz. Kas gelişimini tetikleyen o doğal “direnç antrenmanı” ortadan kalkar. Bilim insanları bu nedenle, uzayda doğan bir bebeğin koordinasyon, denge ve motor becerilerinin Dünya’daki akranlarından belirgin şekilde farklı şekillenebileceğini düşünüyor. Rahimdeki Bebek Zaten “Yüzüyor” İşin ilginç tarafı,...
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Günde 1 TL'ye sınırsız içerik erişimi.
ÜYE OL →Zaten üye misiniz? Giriş yapın





