Bu seride şimdiye kadar üç soruya cevap aradık. Bilim ne kadar hazır? Hukuk ne diyor? Bir bebeğin bedeni bu ortamda nasıl şekillenir? Ama belki de en zor soruyu en sona sakladık. Çünkü bu soru, bilimin veya hukukun değil, vicdanın alanına giriyor: Henüz var olmayan bir insanı, bu kadar belirsiz bir deneyin içine doğurmaya hakkımız var mı?[PazarEki] için Ali Kemal Durmaz yazdı Tıp etiğinin en temel ilkelerinden biri “aydınlatılmış rıza”. Bir kişiyi riskli bir deneye dahil etmeden önce, o kişinin bu riski anlaması ve kabul etmesi gerekir. Ama uzayda doğacak bir bebek için bu ilke baştan işlemez hale geliyor. Henüz doğmamış, hatta henüz döllenmemiş bir varlık, kendisini bekleyen radyasyon riskini, belirsiz gelişimsel sonuçları veya vatansız kalma ihtimalini değerlendiremez. Karar, tamamen onun adına başkaları tarafından veriliyor. Rıza Gösteremeyen Bir Özne Bu durum, üreme etiğinde zaten var olan bir gerilimi daha da keskinleştiriyor. Her doğum, bir bakıma rıza alınmadan verilen bir karardır. Ama...
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Günde 1 TL'ye sınırsız içerik erişimi.
ÜYE OL →Zaten üye misiniz? Giriş yapın





