Bilim, uzayda doğumun teorik olarak mümkün olduğunu söylüyor. Ama bilim bu soruyu cevaplayabilse de, hukuk aynı özgüvene sahip değil. Çünkü uzayda doğacak bir bebeğin hangi ülkenin vatandaşı sayılacağı sorusunun bugün net bir cevabı yok.[PazarEki] için Berk Katık yazdı Gökyüzü hukukunun temelini 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması oluşturuyor. Antlaşma açık bir ilke koyuyor: hiçbir devlet dünya dışında, Ay’da veya herhangi bir gök cisminde egemenlik iddia edemez. Bu, uzayı bir bakıma açık denizlere benzetiyor — kimsenin toprağı değil, ama herkesin erişebileceği bir alan. 1967’de İmzalanan Antlaşmanın Boşluğu Sorun şu ki, 1967’de bu antlaşmayı hazırlayanların aklında “uzayda doğum” gibi bir senaryo yoktu. Antlaşma mülkiyet, silahlanma ve bilimsel iş birliği gibi konulara odaklanırken, vatandaşlık gibi temelden insani bir meseleyi tamamen boş bıraktı. Bugün hukukçular bu boşluğu doldurmaya çalışıyor, ama ortada bağlayıcı bir uluslararası düzenleme henüz yok. Antartika Emsali: Egemenlik Olmasa da Vatandaşlık Var Aslında insanlık bu tür bir belirsizlikle daha önce de karşılaştı. Antartika...
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Günde 1 TL'ye sınırsız içerik erişimi.
ÜYE OL →Zaten üye misiniz? Giriş yapın





