Elon Musk, The Economist’in genel yayın yönetmeni Zanny Minton Beddoes ile gerçekleştirdiği kapsamlı röportajda ırkçılık suçlamalarını kabul etmeyerek Neuralink yöneticisi Shivon Zilis ile olan ilişkisini ve şirketlerindeki liderlik kadrosunun çeşitliliğini örnek gösterdi.
Çarşamba günü yayımlanan röportaj, Musk’ın SpaceX’in halka arzından bu yana ana akım bir gazeteciye verdiği ilk kapsamlı söyleşilerden biri olma özelliği taşıyor.
Musk, Zilis’i ve Hint-Amerikalı Nobel ödüllü fizikçi Subrahmanyan Chandrasekhar’ı kastederek Beddoes’a şunları söyledi: “Partnerim yarı Hintli ve onunla dört çocuğum var. Bunlardan biri ünlü bir Hintli fizikçinin adını taşıyor. Bu nedenle ırkçı olmadığımı söyleyebilirim. Ayrıca şirketlerimde çalışan kişilere bakarsanız, her ırktan üst düzey yöneticimiz olduğunu görürsünüz. Orada herhangi bir ırkçılık olduğunu düşünmüyorum.”
Çekişmeli Bir Karşılıklı Konuşma
Irkçılık sorusu, Beddoes’un Musk’ı, yapay zeka odaklı geleceğe ilişkin iyimser vizyonu ile Avrupa’daki aşırı sağ siyasi hareketleri desteklemesi arasında bir çelişki olduğunu ileri sürmesinin ardından gündeme geldi. Beddoes; Musk’ın Almanya’nın AfD partisine verdiği desteği, X platformunda göçmen karşıtı içerikleri yaymasını ve Britanya’nın iç savaşa sürüklendiğine dair öngörüsünü örnek gösterdi.
Musk’a bu “birbirine bu kadar zıt iki dünya görüşünü” nasıl bağdaştırdığı sorulduğunda, yalnızca şu yanıtı verdi: “Bence bunlar birbiriyle çelişmiyor.” Bunun üzerine Beddoes, Musk’ın Müslüman karşıtı olup olmadığını sordu; Gizmodo’nun haberine göre ise Musk’ın bu suçlamayı açıkça reddetmemesi dikkatlerden kaçmadı.
Yapay Zeka, Bolluk ve DOGE
Röportaj, ırk meselesinin çok ötesine geçti. Musk, yapay zekanın beş yıl içinde tüm insan zekasının toplamını geçeceğini ve on yıl içinde insanların artık “dünyanın kontrolünde” olmayacağını öngördü. Paranın 2036’ya kadar önemini yitireceğini iddia eden Musk, robotların ve yapay zekanın o denli büyük bir bolluk yaratacağı bir gelecek hayal ettiğini belirterek ABD Hazinesi’nin vatandaşlara doğrudan çek keseceğini söyledi.
Hükümet Verimliliği Departmanı’na (DOGE) liderlik ettiği dönemle ilgili olarak ise Beddoes’un USAID’e yapılan kesintiler nedeniyle insanların hayatını kaybettiğine dair haberleri gündeme getirmesi üzerine Musk savunmaya geçti ve kurumun işlevlerinin yalnızca Dışişleri Bakanlığı’na devredildiğini öne sürdü.
Röportaj, sonuna doğru giderek daha da gergin bir hal aldı. Musk, Beddoes’a defalarca gazetecilerin sandığından çok daha fazla insanın “sizi ve medyayı nefret ettiğini” söyledi. The Economist’in Avrupa’daki sıcaklık kaynaklı ölümleri ele alıp almadığını sorguladığında ise Beddoes, yayının kısa süre önce klima üzerine bir kapak haberi yaptığını belirterek şu yanıtı verdi: “Ara sıra bizi de okumalısınız.”
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





