Evlilik, Türkiye’de ekonomik baskılar ve değişen toplumsal beklentiler arasında yeniden şekilleniyor. Evlenen çiftlerin sayısı 2025 yılında yüzde 3,1 azalarak 552 bin 237’ye gerilerken, ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26’ya, erkeklerde 28,5’e yükseldi. OECD, ILO ve akademik araştırmalar; evlilik kararında ekonomik güvencenin yanı sıra özgürlük, eşitlik, güven ve uygun eş bulma beklentilerinin de etkili olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de evlilik hâlâ güçlü bir toplumsal kurum. Ancak evlenme sayısının azalması, ilk evlenme yaşının yükselmesi, tek kişilik hanelerin çoğalması ve doğurganlığın gerilemesi aile yapısında belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Bir görüş, gençlerin hayat pahalılığı, gelir güvencesizliği ve konut maliyetleri nedeniyle evlenemediğini savunuyor. Karşı görüşe göre ise ekonomik şartlar düzelse bile eski evlilik düzeni geri dönmeyebilir. Çünkü eğitim süresinin uzaması, bireyselleşme, değişen kadın-erkek rolleri ve eşit ilişki beklentisi evliliğin anlamını yeniden şekillendiriyor.
Türkiye İstatistik Kurumunun güncel verilerine göre 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025’te 552 bin 237’ye geriledi. Böylece bir yıl içinde 17 bin 746 daha az çift evlendi. Oransal azalma yaklaşık yüzde 3,1 olarak hesaplandı.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





