Yapay zekâ yatırımlarıyla eş zamanlı gerçekleştirilen işten çıkarmalar, şirketlerde beklenen verimlilik artışını sağlamıyor. Araştırmalar, çalışan kaygısının yapay zekâya karşı direnci artırdığını; iş gücünü yeniden kurmak isteyen şirketlerin ise daha yüksek maliyet ve güven kaybıyla karşılaştığını gösteriyor.
Detaylar Haberimizde
Şirketler, yapay zekâ yatırımlarını maliyetleri azaltacak ve çalışan verimliliğini artıracak bir araç olarak konumlandırıyor. Ancak AI bağlantılı işten çıkarmalar, kalan çalışanların motivasyonunu ve teknolojiye yaklaşımını olumsuz etkileyebiliyor. İşten çıkarılan yetenekleri geri kazanmak ise beklenenden daha pahalı ve zor bir sürece dönüşüyor.
Yapay zekâ yatırımları verimlilik artışına dönüşmüyor
The Conversation’da 12 Ağustos’ta yayımlanan araştırma, yapay zekâ kaynaklı işten çıkarmaların AI teknolojilerinden beklenen verimlilik kazanımlarını zayıflattığını ortaya koydu. Çalışmada, ABD’de halka açık şirketlerin beş yıllık dönemdeki binlerce finansal raporu, yüzlerce yapay zekâ yatırımı ve işten çıkarma duyurusu ile Glassdoor’daki milyonlarca çalışan değerlendirmesi incelendi.
Bulgulara göre yapay zekâ yatırımı duyuruları arttıkça, AI bağlantılı işten çıkarma açıklamaları da yükseliyor. Bu süreç, mevcut çalışanlarda iş güvencesi kaygısını artırıyor ve yapay zekâya yönelik olumsuz yaklaşımı güçlendiriyor. Araştırmacılar, bu eğilimin şirket verimliliğindeki düşüşle ilişkili olduğunu belirtiyor. Atlanta Fed verilerine göre yöneticilerin yaklaşık yüzde 90’ı, yapay zekânın şirketlerinde henüz somut bir verimlilik artışı sağlamadığını düşünüyor.
Çalışan güveni yapay zekâ stratejisinin merkezinde
Araştırma, yapay zekâ yatırımlarının teknik altyapı veya yönetim beklentileri kadar çalışanların tutumuna da bağlı olduğuna işaret ediyor. İşten çıkarma kararlarının AI dönüşümüyle ilişkilendirilmesi, çalışanların yeni teknolojilere karşı daha temkinli ve dirençli yaklaşmasına neden olabiliyor.
Araştırmacılar, çalışan duyarlılığının yapay zekâdan değer yaratmada yönetim iyimserliğinden daha belirleyici olduğunu vurguluyor. AI bağlantılı işten çıkarma duyurularının borsa performansına etkisi de sınırlı kaldı. İncelenen duyuruların ardından hisse getirilerinin ortalama olarak sıfıra yakın seyretmesi, yatırımcıların yalnızca iş gücü azaltımına dayalı yapay zekâ stratejilerine güçlü bir değer atfetmediğini gösteriyor.
Bu tablo, şirketlerin yapay zekâ uygulamalarını yalnızca maliyet azaltma aracı olarak değil; iş süreçleri, çalışan eğitimi ve kurum içi güven başlıklarıyla birlikte ele alması gerektiğine işaret ediyor.
Şirketler eski pozisyonları daha yüksek maliyetle açıyor
InformationWeek’in aktardığı verilere göre birçok şirket, işten çıkarma kararlarının ardından aynı veya benzer pozisyonlar için yeniden işe alım sürecine giriyor. Ancak deneyimli çalışanları geri kazanmak, ücret maliyetinin ötesinde kurumsal güven sorununu da beraberinde getiriyor.
Layoffs.fyi verilerine göre teknoloji sektöründe 2025’te 122 binden fazla, 2026’da ise 126 bin kişi işten çıkarıldı. Robert Half’ın araştırmasına göre yapay zekâ nedeniyle kadro azaltan şirketlerin yaklaşık yüzde 29’u, kapattıkları pozisyonları yeniden açtı. Bu görevler için teklif edilen ücretlerin ise önceki maaşların yüzde 20 ila yüzde 35 üzerine çıkabildiği belirtiliyor.
İşe alım yöneticileri, deneyimli çalışanların yerine yeni personel bulma, işe adapte etme ve bilgi birikimini yeniden oluşturma maliyetinin ilk aşamada sağlanan tasarrufun 1,5 ila 2 katına ulaşabildiğini ifade ediyor. Ford, IBM ve Commonwealth Bank of Australia gibi şirketlerin de AI odaklı işten çıkarmaların ardından insan kaynağına yeniden ağırlık verdiği aktarılıyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





