Yapay zekadan uzaya, beyin biliminden malzeme bilimine son 24 saatin öne çıkan gelişmelerini derledik.
Alibaba’dan açık kaynaklı yeni yapay zeka modeli
Alibaba’nın Qwen ekibi, 27 milyar parametreli yeni dil modeli Qwen3.8-27B’yi Apache 2.0 lisansıyla açık kaynak olarak yayımladı. Model görsel girdileri de işleyebiliyor ve 262 bin token’a kadar doğal bağlam penceresi sunuyor. Şirket, modelin kodlama ve ofis görevlerinde kendisinden daha büyük olan Qwen3.7-Plus’ı geride bıraktığını belirtiyor. Tek bir yüksek donanımlı tüketici ekran kartıyla yerel olarak çalıştırılabilecek şekilde tasarlanan model, 2,4 trilyon parametreli daha büyük bir sürümle birlikte duyuruldu.
OpenAI’ın siber güvenlik modeli Chrome’da açık buldu
OpenAI, siber güvenlik görevleri için geliştirdiği GPT-5.6-Cyber modelini kısıtlı erişimli Daybreak programı üzerinden kullanıma açtı. Model, Chrome tarayıcısının V8 motorunda daha önce bilinmeyen ve zincirlendiğinde bellek bozulmasına yol açabilecek iki güvenlik açığı tespit etti. Bulgular Google’a bildirildi ve yüksek risk seviyesinde sınıflandırılan açık yamalandı. Şirket ayrıca modelin ayrıcalık yükseltmeyle ilişkili 400’den fazla çekirdek açığını da ortaya çıkardığını duyurdu.
Nvidia’nın SpaceX’teki payı gün yüzüne çıktı
Nvidia, düzenleyici kurumlara sunduğu belgelerde SpaceX’teki payının ikinci çeyrek sonunda yaklaşık 21 milyar dolar değerinde olduğunu açıkladı. Şirketin elindeki 122,8 milyon SpaceX hissesi, Ocak ayında Musk’ın xAI şirketine yapılan 10 milyar dolarlık yatırım üzerinden geldi; SpaceX bu şirketi Şubat’ta satın almıştı. Haziran’da halka açılan SpaceX’in hisseleri o tarihten bu yana dalgalı seyrederken, söz konusu pay Nvidia’nın Intel’deki yatırımının ardından ikinci en büyük holdingi konumunda.
Yaşlanan beyinde bağışıklık sisteminden takviye
Stanford Üniversitesi’nden araştırmacılar, yaşlanan insan beyninin bağışıklık sistemi bakımından sanıldığı kadar izole olmadığını ortaya koydu. Kan dolaşımındaki bağışıklık hücrelerinin orta yaştan itibaren beyne geçtiğini ve orada mikroglia adı verilen özelleşmiş hücrelere dönüştüğünü belirlediler. İnsan kan ve beyin dokusu üzerinde yapılan soy izleme analizleriyle doğrulanan bu geçişin fare ve primatlarda görülmediği, dolayısıyla insana özgü bir yaşlanma özelliği olabileceği bildirildi. Bulgular nörolojik hastalıkların tedavisi için yeni kapılar açabilir.
NASA’nın deneyimli astronotu 30 yılın ardından emekli oldu
NASA astronotu Mike Fincke, ajandaki 30 yıllık görevinin ardından emekliye ayrıldığını duyurdu. 1996’da NASA’ya katılan Fincke, kariyeri boyunca dört farklı araçla uzaya çıktı ve toplam 549 gün uzayda kaldı; bu süre NASA tarihinde dördüncü en yüksek rakam. Dokuz uzay yürüyüşü gerçekleştiren Fincke, geçtiğimiz Ocak ayında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşadığı bir sağlık sorunu nedeniyle Dünya’ya erken dönmüştü. Emekliliğini açıklarken keşif çalışmalarına bağlılığının süreceğini vurguladı.
Yeni paslanmaz çelik, yeşil hidrojende maliyeti düşürebilir
Hong Kong Üniversitesi’nden araştırmacılar, yeşil hidrojen üretiminde kullanılan pahalı titanyum bileşenlerin yerini alabilecek yeni bir paslanmaz çelik türü geliştirdi. SS-H2 adı verilen alaşım, deniz suyuyla çalışan elektroliz sistemlerinde yüksek voltajda korozyona dayanıklı ikinci bir koruyucu tabaka oluşturuyor. Ekip, bu malzemenin yapısal maliyetleri yaklaşık 40 kat düşürebileceğini hesaplıyor. Alaşımın laboratuvar aşamasından pilot ölçekli üretime geçtiği ve bir fabrikayla iş birliği içinde tonlarca tel üretildiği belirtildi.
Güneş’in yüzeyinde daha önce görülmemiş plazma girdapları
Dünyanın en yüksek çözünürlüklü Güneş görüntülerini sağlayan Inouye Güneş Teleskobu, yüzeyde daha önce hiç görülmemiş, yalnızca 20 kilometre genişliğinde plazma girdapları tespit etti. Okyanus dalgalarını ve Jüpiter’in bulutlarını şekillendiren aynı fiziksel kararsızlıkla oluşan bu girdapların, Güneş’in dış atmosferinin yüzeyden çok daha sıcak olmasını açıklayabilecek enerji birikimine katkı sağladığı düşünülüyor. Bulgular, manyetik alanların atmosferde beklenenden çok daha hızlı yayılmasının nedenini de aydınlatabilir.
Dodo kuşunun kafatası, sanılandan daha gelişmiş bir duyu dünyası ortaya çıkardı
Dünyada eksiksiz olarak bilinen yalnızca iki dodo kafatasından biri üzerinde yapılan yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi taraması, soyu tükenmiş kuşun sanılandan çok daha gelişmiş bir duyu dünyasına sahip olabileceğini ortaya koydu. Genişlemiş koku soğanları güçlü bir koku alma yeteneğine, gagadaki sinir yoğunluğu ise yüksek dokunma hassasiyetine işaret ediyor. Bulgular, dodonun sadece gündüz değil alacakaranlıkta da aktif olabileceğini gösteriyor ve kuşun “aptal” imajını sorgulatan yeni kanıtlar sunuyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




