Ana SayfaÇevre & Yeşil DünyaAB’nin çevre yasalarını sadeleştirme planı şikâyet konusu oldu

AB’nin çevre yasalarını sadeleştirme planı şikâyet konusu oldu

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Çevre örgütleri, Avrupa Birliği’nin temel su koruma mevzuatını yeterli kanıt toplamadan ve paydaşlara gerektiği ölçüde danışmadan değiştirmeye hazırlandığını savunarak Avrupa Komisyonu hakkında şikâyette bulundu. Komisyon ise sürecin şeffaf ve kapsayıcı biçimde yürütüldüğünü belirtti.

Detaylar Haberimizde…

Avrupa Birliği’nin şirketlerin üzerindeki yasal yükleri azaltmayı amaçlayan “omnibus” düzenlemeleri yeni bir tartışmaya neden oldu. Aralarında Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Avrupa Çevre Bürosunun da bulunduğu beş çevre örgütü, Avrupa Komisyonunun su koruma ve yönetimiyle ilgili temel mevzuatı değiştirme planını Avrupa Ombudsmanına taşıdı.

Örgütler, Komisyonun planlanan değişiklikleri duyurmadan önce yeterli kanıt toplamadığını ve ilgili taraflarla kapsamlı bir istişare yürütmediğini öne sürdü. Şikâyette, bu eksikliklerin Avrupa Birliği yönetim standartları bakımından “kötü yönetim” anlamına geldiği savunuldu.

“Omnibus” stratejisi nedir?

Avrupa Birliği’nin “omnibus” adı verilen yaklaşımı, birbiriyle bağlantılı çok sayıda düzenlemenin tek bir paket altında değiştirilmesini veya sadeleştirilmesini ifade ediyor.

Komisyon, bu stratejiyle şirketlerin idari yükünü azaltmayı ve Avrupa sanayisinin ABD ile Çin’deki rakipleri karşısındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Sanayi kuruluşları, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki kapsamlı bildirim yükümlülüklerinin yatırımları yavaşlattığını ve maliyetleri yükselttiğini savunuyor.

Çevre örgütleri ise sadeleştirme adı altında uygulanan değişikliklerin çevresel koruma standartlarını zayıflatabileceği görüşünde. Örgütlere göre hızlı hazırlanan paketler, kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine etkili biçimde katılmasını da zorlaştırıyor.

Tartışmanın merkezinde su mevzuatı var

Son şikâyet, Avrupa Komisyonunun AB’nin temel su koruma ve yönetimi mevzuatını 2026 yılı içinde gözden geçirme planına odaklanıyor.

Madencilik ve metal sektöründeki bazı şirketler, mevcut çevresel güvencelerin yeni maden projelerine izin verilmesini geciktirdiğini belirtiyor. Bu durumun özellikle enerji dönüşümü için gerekli olan kritik ham maddelerin Avrupa’da çıkarılmasını zorlaştırdığı savunuluyor.

Elektrikli araç bataryaları, yenilenebilir enerji sistemleri ve farklı yüksek teknoloji ürünlerinde kullanılan kritik mineraller, AB’nin sanayi ve enerji güvenliği politikalarında önemli bir yere sahip. Komisyonun mevzuatı gözden geçirme planının arkasında, bu ham maddelere erişimi hızlandırma hedefi de bulunuyor.

Çevre örgütleri gerekçeye itiraz etti

WWF, Avrupa Çevre Bürosu ve diğer üç kuruluş, maden projelerinin izin süreçlerinde yaşanan sorunların mevcut su mevzuatından kaynaklanmadığını savundu.

Örgütler, kuralların değiştirilmesini gerektirecek yeterli kanıt ortaya konulmadığını ve Komisyonun değişiklik kararını açıklamadan önce ilgili tarafların görüşlerini gerektiği gibi toplamadığını ileri sürdü.

Şikâyetçiler ortak açıklamalarında, süreçte yaşandığını iddia ettikleri eksikliklerin yerleşik karar alma usullerinden ciddi bir sapma oluşturduğunu ve vatandaşların haklarını doğrudan etkilediğini belirtti.

Ancak yapılan başvuru, su mevzuatının değiştirildiği veya Avrupa Ombudsmanının resmen soruşturma başlattığı anlamına gelmiyor. Ombudsman öncelikle şikâyeti inceleyerek soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

Komisyon: Süreç şeffaf biçimde yürütülüyor

Avrupa Komisyonu sözcüsü, kurumun henüz şikâyet hakkında resmî olarak bilgilendirilmediğini söyledi. Sözcü, su mevzuatında yapılması planlanan değişiklikler hazırlanırken üye ülkeler ve ilgili taraflarla görüşmelerin sürdürüleceğini belirtti.

Komisyon, şimdiye kadar şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog yürüttüğünü, paydaşlardan gelen görüşlerin değerlendirilmekte olduğunu savundu.

Sanayi çevrelerinin yaklaşımına göre mevcut kuralların gözden geçirilmesi çevre standartlarının mutlaka düşürülmesi anlamına gelmiyor. İzin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve çakışan yükümlülüklerin azaltılmasıyla stratejik projelerin daha hızlı hayata geçirilebileceği ileri sürülüyor.

Çevre kuruluşları ise hızlandırılmış izin süreçlerinin su kaynakları üzerindeki olası zararların yeterince incelenmeden projelere onay verilmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Ombudsmanın yaptırım yetkisi bulunmuyor

Avrupa Ombudsmanının şikâyet hakkında soruşturma açıp açmayacağına birkaç hafta içinde karar vermesi bekleniyor. AB kurumlarının çalışmalarını denetleyen Ombudsmanın doğrudan yaptırım uygulama veya mevzuatı iptal etme yetkisi bulunmuyor.

Bununla birlikte kurum, kötü yönetim tespitinde bulunabiliyor, Avrupa Komisyonuna tavsiyeler sunabiliyor ve karar alma süreçlerinin daha fazla kamuoyu denetimine açılmasını sağlayabiliyor.

Ombudsman daha önce de Komisyonun sürdürülebilirlik düzenlemelerini hızlandırılmış biçimde değiştirme girişimlerini incelemişti. Kurum, Komisyonu bazı düzenlemelerin neden hızlandırıldığını ve değişikliklerin Avrupa’nın iklim taahhütleriyle uyumunun niçin değerlendirilmediğini kamuoyuna açıklamaya zorlamıştı.

Yeni şikâyetin sonucu yalnızca AB’nin su mevzuatını değil, çevre koruması ile sanayi rekabeti arasında kurulacak dengeyi de etkileyebilir.

Derleyen: Yağmur Saatcı

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

NASA, Mars’ta Nedeni Bilinmeyen Delikler Buldu

NASA'nın Curiosity keşif aracı, Dünya'dan milyonlarca kilometre uzakta tek başına yol alıyor. Emektar kaşif, kurumuş kadim bir krater gölünün tabanında tam on dört yıldır ilerliyor. Mars rüzgarları gövdesini aşındırsa bile yorulmak bilmeden çevresini inceliyor. O zamandan beri, Gale Krateri'nin sunduğu iyi, kötü ve çirkin her şeye tanık oldu.

“Sınır koyuyorum” derken ilişkileri mi bitiriyoruz? Psikoloji dili nasıl silaha dönüştü?

“Sınır koymak”, “toksik insan”, “gaslighting”, “narsist”, “travma bağı” ve “tetiklenmek”… Bir zamanlar terapi odalarında...

Hâlâ Çözülemeyen 7 Gizemli Yazı ve Belge

Kil tabletlere, mühürlere, ahşap levhalara ve yüzlerce sayfalık el yazmalarına kaydedildiler. Aradan binlerce yıl geçmesine rağmen bazı metinlerin hangi dili kullandığı ve ne anlattığı bugün hâlâ bilinmiyor. Linear A’dan Voynich Elyazması’na uzanan çözülemeyen yazılar, geçmişin en uzun süredir devam eden bilmeceleri arasında yer alıyor.

Kanser Tedavileri Sağlıklı Dokulardaki Genetik Mutasyonları Değiştiriyor

Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapi, yalnızca tümörleri değil sağlıklı dokulardaki hücrelerin genetik yapısını da kısa sürede etkileyebiliyor. Yeni araştırmalar, bazı tedavilerin hücresel mutasyon dengesini değiştirdiğini ve çocukluk çağı kanseri tedavilerinin uzun vadeli izler bırakabildiğini gösteriyor.

Buna benzer diğer içerikler

NASA, Mars’ta Nedeni Bilinmeyen Delikler Buldu

NASA'nın Curiosity keşif aracı, Dünya'dan milyonlarca kilometre uzakta tek başına yol alıyor. Emektar kaşif, kurumuş kadim bir krater gölünün tabanında tam on dört yıldır ilerliyor. Mars rüzgarları gövdesini aşındırsa bile yorulmak bilmeden çevresini inceliyor. O zamandan beri, Gale Krateri'nin sunduğu iyi, kötü ve çirkin her şeye tanık oldu.

“Sınır koyuyorum” derken ilişkileri mi bitiriyoruz? Psikoloji dili nasıl silaha dönüştü?

“Sınır koymak”, “toksik insan”, “gaslighting”, “narsist”, “travma bağı” ve “tetiklenmek”… Bir zamanlar terapi odalarında...

Hâlâ Çözülemeyen 7 Gizemli Yazı ve Belge

Kil tabletlere, mühürlere, ahşap levhalara ve yüzlerce sayfalık el yazmalarına kaydedildiler. Aradan binlerce yıl geçmesine rağmen bazı metinlerin hangi dili kullandığı ve ne anlattığı bugün hâlâ bilinmiyor. Linear A’dan Voynich Elyazması’na uzanan çözülemeyen yazılar, geçmişin en uzun süredir devam eden bilmeceleri arasında yer alıyor.