Bakterilerden Belirli Hücreleri Hedef Alabilen Nanoşırıngalar Üretildi

Araştırmacılar, insan hücrelerini hedefleyebilmeleri ve onlara protein enjekte edebilmeleri için bakterilerden oluşan minik nanoşırıngalar üretti. Bu nanoşırıngalar, hedefe yönelik tıbbi tedavilere farklı bir boyut kazandırabilecek bir yenilik.

Proteinler gibi büyük moleküller, küçük moleküllü ilaçlardan çok daha spesifik ve güçlü etkilere sahip. Ancak proteinler hücre zarından geçemez, dolayısıyla hücreye giremez. Bu nedenle kullanımları büyük ölçüde sınırlı.

Vücut hücrelerini hedeflemek için geliştirilen bakteriyel nanoşırıngalar sayesinde proteinleri vücuttaki belirlenen hücrelere enjekte etmek mümkün olabilir. Bu, kanser de dâhil olmak üzere çeşitli hastalıklar için hedefe ve kişiye yönelik tedavi yöntemlerine öncülük edebilir.

Dünyanın dört bir yanından birçok grup, hücreye protein aktarım sorunu üzerinde çalışıyor fakat bakteriler bu sorunu çoktan çözmüş görünüyor.

Birçok bakteri, hücrelere bağlanan ve içeriklerini zorla onlara enjekte eden silindirik yapılar üretir. Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) Joseph Kreitz ve meslektaşları, Photorhabdus bakterilerinin bu yapılarını insan hücrelerini hedef alacak şekilde uyarlamak için çalışmalara başladı. İlk olarak, hücrelerin dışındaki protein reseptörlerine bağlanan ve enjeksiyonu tetikleyen bölüm de dahil olmak üzere nanoşırıngaların yapısını öngörmek için AlphaFold AI programını kullandılar. Daha sonra bu bölümü, bazı hücrelerin dışında bulunan bir proteine bağlanacak şekilde ayarladılar ve olumlu sonuç aldılar.

Kreitz, “Nanoşırınganın farklı boyutlardaki protein çeşitliliğini yükleyebilmesi, onu protein dağıtım cihazları arasında benzersiz kılıyor. Her bir nanoşırınga, boyutuna bağlı olarak yaklaşık 10 protein tutabilir.” ifadelerini kullandı.

MIT’de ekip lideri Feng Zhang ise, “Hedefleme özgüllüğü mükemmel. Nanoşırıngalar ile hücreye bir toksin yüklendiğinde sadece ‘EGFR proteinine sahip olan hücreleri öldürdü ancak diğer hücrelere hiç zarar vermedi. Bu çok heyecan verici.” dedi.

Bu, nanoşırıngaların çeşitli kanserler de dâhil olmak üzere herhangi bir hücre tipini hedef alacak şekilde programlanabileceğini gösteriyor. Buna ek olarak, nanoşırıngaları bağışıklık sisteminden gizlemenin mümkün olabileceği de ifadeler arasında yer alıyor.

Derleyen: Nazlıcan Vatansever

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Nazlican Vatansever
Nazlican Vatansever
Dijitalin sonsuz denizinde yerini ve yönünü arayan; kaybolmaya, kendini bulmaya yakın eczacı adayı. Alanların, sınırların varlığına inanmaması, her daldan farklı meyveler aşırıp tatlarını deneyimlemesi için yeterli. Nazlıcan'ın Dijitaliyidir için sloganı " Dijital, sen iyiysen iyidir."

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.