Ana SayfaListelerBilim İnsanları Öldü, Deneyler Bitmedi: 7 Uzun Süreli Bilim Deneyi

Bilim İnsanları Öldü, Deneyler Bitmedi: 7 Uzun Süreli Bilim Deneyi

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Bazı bilimsel çalışmalar, onları başlatan araştırmacılardan daha uzun yaşıyor. 1840’tan beri çalışan bir elektrik düzeneği, 1879’da toprağa gömülen tohumlar ve yaklaşık bir asırdır damlayan zift, uzun süreli bilim deneyleri arasında yer alıyor.

Detaylar haberimizde…

Bilimsel araştırmaların süresi, yanıt aranan soruya göre değişiyor. Bazı deneyler birkaç saat içinde tamamlanıyor. Bazıları ise aynı koşulların onlarca yıl korunmasını gerektiriyor. Toprağın verimliliği, bitki türlerindeki değişim ve tohumların canlı kalma süresi buna örnek oluşturuyor. Çok yavaş hareket eden maddelerin davranışını gözlemlemek de yıllar sürebiliyor.

Bu nedenle uzun süreli bilim deneyleri, ilk araştırma ekibinin yaşam süresini aşabiliyor. Deneyi kuran bilim insanlarının ardından ölçümler, örnekler ve düzenekler yeni araştırmacılara devrediliyor. Aynı çalışma böylece farklı kuşaklar tarafından izlenmeye devam ediyor.

Günümüzde hâlâ veri üreten örnekler arasında tarım arazileri, tohum şişeleri ve fizik düzenekleri bulunuyor. İşte 19. yüzyılda başlayıp 21. yüzyılda devam eden 7 uzun süreli bilim deneyi:

1. Oxford Elektrikli Zili: 1840’tan Beri Çalışıyor

Oxford Üniversitesi Clarendon Laboratuvarı’ndaki Clarendon Dry Pile, 1840 tarihini taşıyan deneysel bir elektrik düzeneği. Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü arşivlerine göre sistemi fizik profesörü Robert Walker satın aldı. Düzeneğin üzerinde Walker’ın el yazısıyla “1840’ta kuruldu” ifadesi bulunuyor. Daha sonraki bir not, düzeneğin yaklaşık 15 yıl önce üretilmiş olabileceğini belirtiyor.

Sistem iki kuru voltaik pil ve iki küçük zilden oluşuyor. Zillerin arasında yaklaşık 4 milimetre çapında metal bir küre bulunuyor. Elektrik yükü küreyi bir zilden diğerine hareket ettiriyor. Küre de yükü iki taraf arasında taşıyor. Bu hareket yaklaşık 2 hertz frekansla gerçekleşiyor.

Oxford Üniversitesi, zillerin bugüne kadar yaklaşık 10 milyar kez çaldığını tahmin ediyor. Pillerin iç yapısı ise kesin olarak bilinmiyor. Benzer dönemlerdeki kuru pil örnekleri, metal folyo ve manganez dioksit kaplı kâğıt katmanlarına işaret ediyor.

Clarendon Dry Pile bugün cam bir vitrinde korunuyor. Ziller hareket etmeyi sürdürse de sesleri vitrinin dışından duyulmuyor. 1840 tarihi esas alındığında düzenek 2026 itibarıyla 186 yıla ulaşmış durumda.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri
Görsel: Interesting Engineering / YouTube

2. Broadbalk: 1843’ten Beri Aynı Tarlada Buğday Yetiştiriliyor

İngiltere’deki Rothamsted Research, Broadbalk Wheat Experiment’ı 1843’ten beri sürdürüyor. Deneyi John Bennet Lawes ve Joseph Henry Gilbert başlattı. İlk amaç, farklı organik ve mineral gübrelerin kışlık buğday verimine etkisini karşılaştırmaktı.

Buğday bugün de deney alanının tamamında veya belirli bölümlerinde yetiştiriliyor. Azot, fosfor, potasyum ve diğer besin maddelerinin farklı kombinasyonları ayrı parsellerde uygulanıyor. Bir kontrol şeridi ise 1843’ten bu yana gübre veya organik gübre almıyor.

Bu yapı, aynı toprak üzerinde yaklaşık iki yüzyıla yaklaşan karşılaştırmalı veri sağlıyor. İlk yıllarda ürün verimi temel araştırma konusuydu. Zamanla toprak karbonu, azot dengesi, yabancı otlar ve bitki hastalıkları da araştırmaya dahil edildi.

Rothamsted, Broadbalk’ı dünyanın en uzun süredir devam eden bilimsel deneyi olarak tanımlıyor. Çalışma, uzun süreli bilim deneyleri arasında aynı arazi üzerinde kesintisiz veri üreten en eski örneklerden biri.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri
Görsel: Peter O’Connor / Wikimedia Commons

3. Park Grass: 1856’dan Beri Çayırdaki Değişim İzleniyor

Lawes ve Gilbert, Broadbalk’tan 13 yıl sonra araştırmalarını kalıcı çayırlara taşıdı. Park Grass Experiment 1856’da başladı. Deney alanı yaklaşık 2,8 hektardı ve arazi o tarihte en az 100 yıldır mera olarak kullanılıyordu.

Çalışmanın ilk amacı gübre ve kirecin saman verimine etkisini ölçmekti. Ancak birkaç yıl içinde farklı parsellerdeki bitki türleri belirgin biçimde değişti. Başlangıçta yaklaşık 50 türden oluşan bitki örtüsü, zamanla farklı topluluklara ayrıldı. Toprağın pH değeri ve besin düzeyi bu ayrışmada etkili oldu.

Park Grass’ın araştırma kapsamı da yıllar içinde genişledi. Deney bugün bitki çeşitliliği, toprak işlevleri, besin döngüleri ve atmosferik değişimler için veri sağlıyor. İklim değişikliğinin ekosistem üzerindeki uzun dönemli etkileri de bu veriler üzerinden incelenebiliyor.

1856’dan beri devam eden Park Grass, dünyanın en eski kalıcı çayır deneyi olarak kabul ediliyor.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri
Görsel: Rothamsted Research

4. Morrow Plots: 2026’da 150. Yılına Ulaştı

University of Illinois Urbana-Champaign kampüsündeki Morrow Plots, 1876’da başlayan bir tarım deneyi. Üniversite, alanı Kuzey Amerika’daki en eski kesintisiz tarımsal araştırma sahası olarak tanımlıyor. Morrow Plots 2026’da 150. yılına ulaştı.

Deneyin kuruluşu tek bir araştırmacıya bağlanmıyor. Üniversitenin tarihçesine göre tarım kimyacısı Charles Wallace Silver, 1875’te uzun dönemli mısır araştırması fikrini gündeme getirdi. Profesör Manly Miles daha sonra uzun süreli mısır denemelerine başladı. Araştırmanın yönetimi ilerleyen dönemde George Espy Morrow’a geçti. Parseller de daha sonra Morrow’un adıyla anılmaya başladı.

İlk çalışmalar, gübre veya organik gübre kullanılmadan sürdürülen üretim sistemlerini karşılaştırıyordu. Sonraki yıllarda farklı ürün rotasyonları ve toprak yönetimi uygulamaları araştırmaya eklendi. Aynı arazide tarımsal üretimin toprağa etkisi nesiller boyunca izlenebildi.

Morrow Plots, 1968’de National Historic Landmark statüsü aldı. Araştırma sahası bugün de aktif durumda. 150 yıllık kayıtlar, bilim deneyleri sayesinde elde edilebilen veri sürekliliğinin tarımdaki örneklerinden birini oluşturuyor.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri
Görsel: Smallbones / Wikimedia Commons

5. Beal Tohum Deneyi: Bir Sonraki Şişe 2040’ta Açılacak

Michigan State University profesörü William James Beal, 1879 sonbaharında 20 cam şişe hazırladı. Amacı, tohumların toprak altında ne kadar süre canlı kalabildiğini belirlemekti. Her şişeye 23 farklı bitki türünden 50’şer tohum ve nemli kum yerleştirildi. Şişeler daha sonra kampüsteki gizli bir noktaya gömüldü.

İlk plana göre araştırmacılar her beş yılda bir şişe çıkaracaktı. İlk 40 yılda sekiz şişe açıldı. Deneyi devralan ekip 1920’de aralığı 10 yıla çıkardı. Bu süre 1980’de 20 yıla uzatıldı. Böylece araştırmanın bitiş tarihi başlangıçta öngörülenden çok daha ileriye taşındı.

On altıncı şişe 2021’de çıkarıldı. Michigan State University verilerine göre şişedeki 20 Verbascum tohumu çimlendi. Sonuçlar, bazı tohumların 140 yılı aşkın süre toprak altında canlılığını koruyabildiğini gösterdi.

Toprak altında dört şişe daha bulunuyor. Bir sonraki şişenin 2040’ta çıkarılması planlanıyor. Mevcut 20 yıllık aralık korunursa son şişe 2100 yılında açılacak. Beal Seed Experiment, bu takvimle en uzun süreli bilim deneyleri arasında yer alıyor.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri
Görsel: Chip.com

6. Old Rotation: 1896’dan Beri Pamuk Üretimi Araştırılıyor

Auburn University’deki Old Rotation deneyi 1896’da başladı. Çalışma, pamuk üretiminde ürün rotasyonunun etkisini araştırmak için kuruldu. Toprağa azot kazandıran baklagillerin üretime katkısı da deneyin temel konuları arasındaydı.

Auburn Üniversitesi, Old Rotation’ı dünyanın kesintisiz devam eden en eski pamuk deneyi olarak tanımlıyor. İlk dönem sonuçları, pamuğun başka ürünlerle dönüşümlü yetiştirilmesinin verimi koruyabildiğini gösterdi. Baklagillerin sisteme eklenmesi de pamuk ve mısır üretimi açısından veri sağladı.

Üretim sistemleri zaman içinde büyük ölçüde korundu. Araştırma soruları ise genişledi. Aynı parseller bugün toprak sağlığı, çevresel kalite, örtü bitkileri ve sürdürülebilir tarım açısından da inceleniyor.

Arazinin uzun süre korunması, farklı dönemlerdeki verilerin aynı temel koşullarda karşılaştırılmasını sağlıyor. Old Rotation bu nedenle tarım alanındaki uzun süreli bilim deneyleri içinde 19. yüzyıldan günümüze ulaşan veri serilerinden biri.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri

7. Zift Damlası Deneyi: Yaklaşık 100 Yılda Yalnızca 9 Damla

University of Queensland fizikçisi Thomas Parnell, 1927’de bir cam huniyi ısıtılmış ziftle doldurdu. Amaç, oda sıcaklığında katı gibi görünen ziftin aslında çok yüksek viskoziteli bir sıvı olduğunu göstermekti. Zift üç yıl boyunca hunide bekletildi. Huninin kapalı sapı 1930’da kesildi ve akış başladı.

İlk damlanın oluşması sekiz yıl sürdü. University of Queensland verilerine göre deneyde bugüne kadar dokuz damla oluştu. Dokuzuncu damla 2014’te alttaki sekizinci damlaya temas etti. Aynı yıl düzenek yeni damlalar için yeniden hazırlandı.

Deneyde kullanılan zift, sudan yaklaşık 100 milyar kat daha viskoz. Sıcaklık değişimleri akış hızını etkiliyor. Bunun nedeni düzeneğin kontrollü bir laboratuvar ortamında tutulmaması. Deney, üniversitenin fizik binasındaki vitrinde bulunuyor.

Deneyin uzun süreli sorumlularından John Mainstone, düzeneği 52 yıl takip etti. Mainstone, bir damlanın düştüğü ana doğrudan tanık olamadan 2013’te hayatını kaybetti. Günümüzde Zift Damlası Deneyi kameralarla izleniyor.

Guinness Dünya Rekorları, çalışmayı dünyanın en uzun süredir devam eden laboratuvar deneyi olarak tanıyor. Deney 2027’de 100. yılına ulaşacak.

Uzun Süreli Bilim Deneyleri

Uzun Süreli Bilim Deneyleri Neden Yüzyıllarca Devam Ediyor?

Uzun dönemli araştırmalar, kısa sürede gözlenemeyen değişimleri kayıt altına alıyor. Toprak kimyası, ekosistem çeşitliliği ve tohum canlılığı yıllar içinde değişebiliyor. Zift Damlası gibi örneklerde ise incelenen fiziksel hareketin kendisi son derece yavaş gerçekleşiyor.

Deneylerin süresi uzadıkça yeni araştırma soruları da ortaya çıkıyor. Broadbalk ve Park Grass, 19. yüzyılda iklim değişikliğini araştırmak için kurulmadı. Ancak aynı arazilerin korunması bugün farklı karşılaştırmalar yapılmasını sağlıyor. Karbon döngüsü, atmosferik değişimler ve ekosistem tepkileri bunlar arasında bulunuyor.

Beal’in 1879’da gömdüğü tohumlar da benzer bir imkân sağlıyor. Günümüzde bu örnekler, deney başladığında bulunmayan genetik ve moleküler yöntemlerle incelenebiliyor. Böylece uzun süreli bilim deneyleri, yeni teknolojilerin geçmişten kalan örneklere uygulanmasına da olanak tanıyor.

Bir deneyin yüzyıllarca sürmesi, araştırmanın hiç değişmediği anlamına gelmiyor. Ölçüm teknikleri ve bilimsel sorular zaman içinde yenileniyor. Buna karşılık temel deney koşulları ve kayıt zinciri korunuyor. Bu süreklilik, 19. yüzyılda başlayan çalışmaların 21. yüzyılda da bilimsel veri üretmesini sağlıyor.

Derleyen: Gizem Özcan

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

New York Metrosundan Uzaya: Hubble Karanlık Maddenin Sırlarını Aralıyor!

New York metrosunda yolculuk yaparken Hubble Uzay Teleskobu arşivini inceleyen bir gökbilimci, cüce bir galakside nadir bir yıldız akıntısı fark etti. Tesadüfen yakalanan bu ince detay, evrenin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık maddenin yapısına dair önemli ipuçları sunuyor. 

NFL oyuncularının beyinleri incelendi: 338 bağışçının yüzde 93’ünde aynı hastalık saptandı

NFL’de forma giymiş ve beyinlerini bilimsel araştırmalara bağışlamış 338 eski oyuncunun 315’inde kronik travmatik...

Günün Özeti – 27 Ağustos

Yapay zeka yatırımlarından mikroskobik robotlara, uzay istasyonundaki bakım çalışmalarından Samanyolu'nun merkezindeki kara deliğe en yakın yıldıza: son 24 saatin öne çıkan teknoloji, bilim ve uzay gelişmeleri.

OpenAI’ın Yeni Yapay Zeka Çipi Jalapeño, Nvidia’yı Geride Bıraktı

OpenAI'ın Broadcom ile geliştirdiği özel yapay zeka çıkarım çipi Jalapeño, Hot Chips konferansında paylaşılan sonuçlara göre Nvidia'nın Blackwell sistemlerini verimlilik ve hızda geride bıraktı. Nvidia CEO'su Jensen Huang ise gelişmeyi pek önemsemediğini açıkladı.

Buna benzer diğer içerikler

New York Metrosundan Uzaya: Hubble Karanlık Maddenin Sırlarını Aralıyor!

New York metrosunda yolculuk yaparken Hubble Uzay Teleskobu arşivini inceleyen bir gökbilimci, cüce bir galakside nadir bir yıldız akıntısı fark etti. Tesadüfen yakalanan bu ince detay, evrenin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık maddenin yapısına dair önemli ipuçları sunuyor. 

NFL oyuncularının beyinleri incelendi: 338 bağışçının yüzde 93’ünde aynı hastalık saptandı

NFL’de forma giymiş ve beyinlerini bilimsel araştırmalara bağışlamış 338 eski oyuncunun 315’inde kronik travmatik...

Günün Özeti – 27 Ağustos

Yapay zeka yatırımlarından mikroskobik robotlara, uzay istasyonundaki bakım çalışmalarından Samanyolu'nun merkezindeki kara deliğe en yakın yıldıza: son 24 saatin öne çıkan teknoloji, bilim ve uzay gelişmeleri.