Ana Sayfa Blog Sayfa 16

Claude Sonnet 5 Yayında: Her Ücretsiz Kullanıcıya Öncü Seviye Yapay Zekâ

0

Anthropic, Claude Sonnet 5 ile öncü yapay zekâyı ücretsiz kullanıcılara açtı. Model, ajanlık görevlerinde önceki Sonnet sürümünü yüzde beş geride bırakırken fiyatı da sektörün en rekabetçi seviyelerine indi.

Detaylar haberimizde

Anthropic, Claude Sonnet 5’i 30 Haziran 2026’da piyasaya sürdü ve 1 Temmuz itibarıyla tüm ücretsiz ve Pro kullanıcılar için varsayılan model yaptı. Şirketin en güncel Sonnet modelinin amiral gemi Opus 4.8’e yakın performans sergilediği ve ajanlık (agentic) görevlerinde öne çıktığı belirtiliyor.

PERFORMANS VE FİYATLANDIRMA

Ajan tabanlı kodlama kıyaslamasında Sonnet 5, yüzde 63,2 başarı oranıyla önceki Sonnet 4.6’nın yüzde 58,1’ini geçti. Model, 1 milyon token bağlam penceresiyle geliyor; Anthropic, Amazon Bedrock, Google Vertex ve Azure üzerinden bugün itibarıyla erişilebilir durumda.

Fiyatlandırma da dikkat çekici: Sonnet 5, 31 Ağustos’a kadar sürecek giriş döneminde giriş başına 2 dolar / çıkış başına 10 dolar’lık fiyatıyla sunuluyor. Bu rakam, kurumsal yapay zekâ maliyet modellerini zorla tüketen “tokenmaxxing” sorununa karşı Anthropic’in verdiği doğrudan yanıt olarak yorumlanıyor.

ERKEN KULLANICILARIN GÖRÜŞLERİ

Erken erişim partnerleri, modelin çok adımlı değişiklikler gerektiren görevleri artık sonuna kadar tamamlayabildiğini ve üretim ortamlarındaki güvenilirliğin belirgin biçimde arttığını aktarıyor. Cursor’un kurucu ortağı Sualeh Asif, modelin kurallara bağlı kaldığını ve temiz çok adımlı değişiklikler ürettiğini doğruladı.

Yapay zekânın “öncü model” ile “herkes için erişilebilir model” arasındaki uçurumun kapandığı hız, fiyat rekabetini artırırken kullanıcı için bu dönem belki de en iyi dönem.

GTA 6 Ön Siparişlerinde Rekor mu, Viral Yanılgı mı?

0

GTA 6 daha rafa çıkmadan rekor kırıyor. Fransız perakendeci CDiscount, oyunun ön siparişlerinin 24 saatte FIFA ve Call of Duty’nin toplamının altı katına ulaştığını açıkladı; ancak sosyal medyada dolaşan “39 milyon ön sipariş, 3 milyar dolar gelir” iddiası hâlâ doğrulanmış değil.

Detaylar haberimizde

Rockstar Games‘in 13 yıllık beklentiyle gelen yeni oyunu Grand Theft Auto VI, 19 Kasım 2026’daki çıkışından aylar önce ön sipariş rekorları kırmaya devam ediyor. Oyun henüz piyasaya sürülmeden, sektörün en çok konuşulan başlığı haline geldi.

DOĞRULANMIŞ VERİ: PERAKENDECİDEN REKOR AÇIKLAMASI

Fransız e-ticaret devi CDiscount’un Teklifler Direktörü Nicolas Camia, resmi bir açıklamayla “GTA 6, 2026’nın en büyük kültürel olayı” dedi. Camia’ya göre ön siparişlerin açıldığı ilk 24 saatte, FIFA (EA Sports FC) ve Call of Duty gibi yıllık dev serilerin tipik bir ön sipariş döneminde aldığı toplam sipariş sayısının altı katı kayda geçti. Aynı gün sitenin oyun kategorisinde trafik yüzde 500 arttı, gece yarısından sonraki ilk saatte ziyaret önceki saate göre 18 kat yükseldi.

Bu rakamlar küresel bir toplam vermese de, talebin gerçek ve ölçülebilir biçimde olağanüstü olduğunu doğruluyor.

39 MİLYON İDDİASI: VİRAL AMA DOĞRULANMAMIŞ

Sosyal medyada hızla yayılan bir iddiaya göre GTA 6, çıkıştan önce 39 milyon ön sipariş ve 3 milyar dolarlık gelir elde etti. Ancak Rockstar Games ve yayıncı Take-Two Interactive bu yönde herhangi bir resmi rakam paylaşmadı. Bağımsız analistler ya da finansal raporlar da bu sayıyı destekleyecek bir kaynak sunmuyor.

Benzer şekilde, PlayStation 5 ön siparişlerinin Xbox’ı 8’e 1 oranında geride bıraktığı iddiası da tartışmalı. Bu veri IGN’in kendi bağlı kuruluş (affiliate) link tıklama istatistiklerine dayanıyor — gerçek satış rakamlarına değil. Microsoft, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu verinin gerçek ön sipariş rakamlarını yansıtmadığını, kendilerinin de rekor seviyede sipariş aldığını belirtti.

RAKAMLAR BELİRSİZ OLSA DA TALEP GERÇEK

Take-Two Interactive’in hisseleri ön sipariş haberlerinin ardından yükseldi ve şirket, 2026 mali yılı için 8 ila 8,2 milyar dolarlık ciro hedefini büyük ölçüde GTA 6’ya bağlıyor. Oyun, serinin ilk kez bir kadın-erkek karakter ikilisini (Jason ve Lucia) konu alacak, kurgusal Vice City’ye dönecek ve Florida’dan ilham alan daha geniş bir Leonida eyaletini kapsayacak.

Geliştirme bütçesinin 1-2 milyar doları aştığı tahmin edilen oyun, 4K çözünürlükte 60 kare/saniye hedefliyor ve ışın izleme (ray tracing) ile dinamik hava sistemleri içeriyor.

Kesin rakamlar ne olursa olsun, asıl soru şu olmaya devam ediyor: Bir oyun, hiç piyasaya çıkmadan bu denli büyük bir beklenti yaratabiliyorsa, gerçek lansman günü bu hype’ı karşılayabilecek mi?

OpenAI’den İlk Donanım Hamlesi: Codex Micro Klavye 15 Temmuz’da Satışta

OpenAI, ilk donanım girişimini tanıttı: “Codex Micro” adlı özel bir geliştirici klavyesi. Şirket, mekanik tuş takımı üreticisi Work Louder ile ortaklaşa hazırladığı cihazı 15 Temmuz’da satışa sunacak.

Detaylar haberimizde

OpenAI, yapay zekâ dünyasında alışılmadık bir adım atarak fiziksel bir ürünü duyurdu. Şirket, kodlama asistanı Codex için özel olarak tasarlanmış “Codex Micro” adlı bir makro pedi, Artificial Intelligence Engineers World Fair etkinliğinde tanıttı. Cihazın tam satışı 15 Temmuz 2026’da başlayacak.

OpenAI Developers hesabından paylaşılan teaser videoda “Favori Codex kısayollarınız bir üst seviyeye taşınıyor” mesajı yer aldı. Cihazın, butik mekanik klavye üreticisi Work Louder’ın popüler “Creator Micro 2” model makro pedinin gövdesine dayandığı belirtiliyor.

CİHAZ NE SUNUYOR?

Codex Micro, 13 programlanabilir mekanik tuş, bir joystick ve bir dokunmatik sensörden oluşuyor. Cihaz, kullanıcıların IDE ile ChatGPT arayüzü arasında sürekli kopyala-yapıştır yapmasını gerektiren parçalı iş akışını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Geliştiriciler açık kaynaklı QMK yazılımıyla tuşları özelleştirebilecek; ancak cihaz, masaüstü Codex uygulamasına ve komut satırı arayüzüne (CLI) önceden optimize edilmiş bir düzenle gelecek.

OpenAI’de Codex masaüstü uygulamasını yöneten Andrew Ambrosino, Codex’in artık yalnızca mühendisler tarafından değil; pazarlama, hukuk, finans ve iletişim ekipleri tarafından da şirket genelinde kullanıldığını belirtiyor. Bu da donanımın hedef kitlesinin yalnızca yazılımcılarla sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor.

NEDEN FİZİKSEL BİR BUTON?

Sektör analistleri, bir geliştiricinin sol elinin altında duran fiziksel bir tuşun, yapay zekâya soru sormanın psikolojik eşiğini büyük ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. “PR İncele” veya “Test Paketi Oluştur” gibi bir komut tek bir dokunuşa indirgendiğinde, kullanım sıklığının arttığı gözlemleniyor. Bu yaklaşım, OpenAI’nin geliştiricileri kendi ekosistemine daha derinden bağlamak için attığı pragmatik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Henüz ne OpenAI ne de Work Louder, fiyat veya tam teknik özellikler konusunda detay paylaşmış değil. Tüm ayrıntıların 15 Temmuz’daki resmi lansmanda netleşmesi bekleniyor.

İKİ AYRI DONANIM YOLU

OpenAI’nin 2026 sonuna doğru iki farklı donanım hattında ilerlediği görülüyor. Codex Micro, şirketin işyeri verimliliğini optimize etmeyi ve kurumsal geliri artırmayı hedefleyen, B2B/geliştirici odaklı pratik kolunu temsil ediyor. Bu arada Sam Altman’ın eski Apple tasarım şefi Jony Ive ve LoveFrom ile birlikte yürüttüğü, mobil donanımı sıfırdan yeniden tasarlamayı hedefleyen gizemli tüketici donanımı projesi ise gözlerden uzak şekilde ilerlemeye devam ediyor.

Dev bir yapay zekâ şirketinin, sesli asistan kulaklıklarının konuşulduğu bir dönemde küçük bir tuş takımıyla donanım dünyasına adım atması, belki de yapay zekânın gündelik iş akışlarına nüfuz etme biçiminin sandığımızdan çok daha sıradan ve dokunsal olabileceğini gösteriyor.

WhatsApp Kullanıcı Adı İçin Erken Rezervasyonları Başlattı!

WhatsApp, telefon numarası paylaşmadan mesajlaşmayı mümkün kılacak “kullanıcı adı” özelliği için rezervasyonları başlattı. 3 milyardan fazla kullanıcıya sahip uygulama, herkesin istediği adı kapmadan önce erken rezervasyon imkânı sunuyor.

Detaylar haberimizde

Meta’ya ait WhatsApp, gizlilik odaklı yeni bir adım atarak kullanıcı adı (username) özelliğini duyurdu. Şirket, özelliğin tam lansmanı yıl içinde gerçekleşmeden önce kullanıcıların kendilerine uygun adı şimdiden ayırabilmesi için rezervasyon sürecini başlattı.

WhatsApp’ın resmi blog açıklamasına göre platformda 3 milyardan fazla kişi bulunuyor ve bu da birçok ismin çakışmasına yol açıyor. Şirket bu nedenle rezervasyonları erkenden açarak herkese kendisi için anlamlı olan adı seçme fırsatı tanıdığını belirtti.

NASIL ÇALIŞACAK?

Kullanıcı adı özelliği devreye girdiğinde, birine veya bir işletmeye ilk kez mesaj atan kişiler artık telefon numarasını görmeyecek; bunun yerine yalnızca seçilen kullanıcı adı görünecek. WhatsApp, bunun özellikle yeni tanışılan kişilerle (iş arkadaşı, komşu, bir etkinlikte tanışılan biri) iletişim kurarken numarayı paylaşma zorunluluğunu ortadan kaldıracağını vurguluyor.

Rezervasyon işlemi son derece basit: Ayarlar > Hesap > Kullanıcı Adı yolunu izleyen kullanıcılar, birkaç saniye içinde istedikleri adı talep edebiliyor. Uygun bir isim bulmakta zorlananlar için WhatsApp ayrıca bir kullanıcı adı öneri aracı da sunuyor.

GİZLİLİK VURGUSU

WhatsApp, kullanıcı adlarının gizliliği artırmaya yönelik en yeni adımı olduğunu belirtiyor. Platformda kullanıcıları isimle aratabilecek bir dizin veya öneri sistemi bulunmayacak; birine ilk kez ulaşabilmek için tam olarak kullanıcı adını bilmek gerekecek. Ekstra güvenlik isteyenler için ise, kişilerin ilk temasta kullanması gereken opsiyonel bir “kullanıcı adı anahtarı” oluşturma imkânı da sunuluyor.

Şirket, içerik üreticileri, küçük işletmeler ve kurumların çevrimiçi varlıklarını tutarlı tutabilmesi için Instagram veya Facebook’taki mevcut kullanıcı adlarını WhatsApp’a taşıyabileceğini de açıkladı. Bunun için hesapların Meta’nın “Hesap Merkezi” üzerinden birbirine bağlanması gerekiyor; aksi halde başka birine ait bir Instagram/Facebook adı WhatsApp’ta rezerve edilemiyor.

YAYGINLAŞMA SÜRECİ

Rezervasyon özelliği bugün itibarıyla küresel çapta kademeli olarak iOS ve Android kullanıcılarına sunulmaya başlandı. WhatsApp, özelliğin kendi ülkelerinde aktif hale geldiğinde kullanıcıları uygulama içi bildirimle bilgilendireceğini belirtti. Kullanıcı adlarının tam anlamıyla devreye alınması ise yılın ilerleyen aylarında tamamlanacak.

Telefon numarası halen hesap oluşturma ve giriş için zorunlu olmaya devam edecek; ancak mesajlaşma deneyimi, kullanıcı adlarıyla birlikte gizlilik açısından önemli bir güncelleme almış olacak.

Bir uygulamanın milyarlarca insanın iletişim alışkanlığını numaradan isme kaydırması, dijital kimliğin gelecekte ne kadar parçalı ve seçilebilir hale geleceğinin de bir işareti olabilir.

Madonna: “Yapay Zekâ Sanat Yapmanın Zıttı”

0

Madonna, Vogue Italia’ya verdiği röportajda yapay zekâ ve algoritmaların sanatsal üretimin doğasına aykırı olduğunu söyledi. Ünlü sanatçı, teknolojinin risk almaktan uzak yapısının yaratıcılığı zayıflattığını savunuyor. Açıklamalar, yaratıcı endüstrilerde büyüyen AI tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Detaylar haberimizde

Pop müziğin en etkili isimlerinden Madonna, Vogue Italia’nın Temmuz 2026 sayısına verdiği röportajda yapay zekâya yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 67 yaşındaki sanatçı, algoritmalar ve yapay zekânın sanatsal üretimle çeliştiğini belirterek, “Bu sistemler risk almıyor; bu da sanat yapmanın tam tersi” dedi.

Madonna, algoritmaların ve yapay zekanın müzik sektöründeki artan rolünü eleştirerek, bunların yaratıcılığı ve risk almayı engellediğini belirtti.
Madonna, algoritmaların ve yapay zekanın müzik sektöründeki artan rolünü eleştirerek, bunların yaratıcılığı ve risk almayı engellediğini belirtti.

“Sanat risk gerektirir”

Madonna’ya göre sanatın özü, belirsizlik ve risk almak üzerine kurulu. Algoritmaların ise veri temelli ve öngörülebilir yapısıyla bu sürecin dışına düştüğünü ifade ediyor. Bu yaklaşım, özellikle üretken yapay zekânın müzik, görsel sanatlar ve içerik üretiminde hızla yaygınlaştığı bir dönemde önemli bir karşı duruş olarak değerlendiriliyor.

Son iki yılda, başta müzik ve sinema olmak üzere birçok yaratıcı sektörde yapay zekâ kullanımı yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Ancak bu büyümeyle birlikte telif hakları, özgünlük ve sanatçı emeği gibi konular da daha yoğun tartışılmaya başlandı.

Doğa ve insan bağlantısı vurgusu

Röportajda Madonna, teknoloji yerine doğayla ve insanlarla kurulan bağın daha değerli olduğunu vurguladı. Sanatın yalnızca üretim değil, aynı zamanda deneyim ve toplulukla ilgili bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle dans kulüplerinin geçmişteki sosyal ve politik rolüne dikkat çekerek, günümüzde artan yalnızlık hissine karşı bu tür alanların önemine değindi.

Tartışma büyüyor

Madonna’nın açıklamaları, yapay zekânın yaratıcı endüstrilerdeki rolüne dair süregelen tartışmayı daha da görünür hale getiriyor. Bir yanda üretim maliyetlerini düşüren ve içerik üretimini hızlandıran AI teknolojileri, diğer yanda özgünlük ve insan dokunuşunun kaybı endişesi bulunuyor.

Özellikle müzik platformları ve stüdyoların AI destekli içerik üretimine yönelmesi, sektörün geleceği açısından kritik bir kırılma noktası olarak görülüyor.

Madonna’nın “risk almayan sanat olmaz” yaklaşımı, tartışmayı teknik bir mesele olmaktan çıkarıp doğrudan yaratıcılığın tanımına taşıyor. Önümüzdeki dönemde bu tartışmanın, hem regülasyon hem de içerik üretim modelleri üzerinde daha belirleyici olması bekleniyor.

Rapor: Facebook, 66 Milyon Dolarlık Yaban Hayatı Ticaretine Ev Sahipliği Yapıyor

Uluslararası bir rapora göre Facebook, yasa dışı yaban hayatı ticaretinin en büyük dijital pazarlarından biri haline geldi. İki yıl süren araştırmada yüz binlerce yasa dışı ürün tespit edilirken, platformun yapısının bu ticareti kolaylaştırdığı öne sürülüyor. Bulgular, düzenleme ve denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Detaylar haberimizde

Uluslararası organize suçları inceleyen Global Initiative Against Transnational Organized Crime (GI-TOC) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Meta’ya ait Facebook’un yasa dışı yaban hayatı ticaretinde kritik bir rol oynadığını ortaya koydu. Nisan 2024 ile Mart 2026 arasında yapılan analizde, farklı platformlarda 21 binden fazla ilan incelendi ve toplamda yaklaşık 266 bin yaban hayatı ürünü tespit edildi.

Bu ürünlerin toplam piyasa değerinin 66 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Araştırmaya göre ilanların yaklaşık %75’i doğrudan Facebook üzerinde yer alıyor.

Yasa dışı ticaretin boyutu büyüyor

Raporda yer alan verilere göre satışa sunulan hayvanların %84’ü, CITES kapsamında uluslararası ticareti yasaklı türler arasında bulunuyor. Bunların yarısından fazlası ise nesli tükenme tehlikesi altında olan pangolinler, gibonlar, deniz kaplumbağaları ve bulut leoparları gibi türler.

Araştırmacılar, bu durumun yalnızca biyolojik çeşitlilik için değil, aynı zamanda organize suç ekonomisi açısından da ciddi bir risk oluşturduğunu vurguluyor.

Platform tasarımı ticareti kolaylaştırıyor

Raporun en dikkat çeken bulgularından biri, Facebook’un teknik yapısının bu ticareti ölçeklendirmeye uygun olması. Kapalı gruplar, anonim hesaplar, öneri algoritmaları ve içerik monetizasyonu gibi özelliklerin, yasa dışı satışları görünür ve sürdürülebilir hale getirdiği belirtiliyor.

Tespit edilen ilanların %76’sı Facebook gruplarında yer alırken, araştırmacıların %78 oranında içeriğe aktif arama yapmadan, algoritmik öneriler üzerinden ulaştığı ifade ediliyor.

Mongabay'in yakın zamanda yaptığı bir araştırmanın ortaya koyduğu üzere, gördükleri yaklaşık 22.000 reklamın %75'i, canlı vahşi hayvan satışı konusunda kötü şöhrete sahip bir platform olan Facebook'taydı
Mongabay’in yakın zamanda yaptığı bir araştırmanın ortaya koyduğu üzere, gördükleri yaklaşık 22.000 reklamın %75’i, canlı vahşi hayvan satışı konusunda kötü şöhrete sahip bir platform olan Facebook’taydı

Ayrıca bazı kullanıcıların hem yasa dışı satış yapıp hem de Facebook’un içerik üretici gelir modellerinden kazanç elde ettiği, yani “çifte gelir” sağladığı da raporda yer aldı.

Meta’nın yanıtı ve sektör tepkisi

Meta, raporla ilgili doğrudan bir açıklama yapmazken, şirket daha önce nesli tükenmekte olan türlerin satışını yasaklayan politikalara sahip olduğunu ve 2018’den bu yana “Coalition to End Wildlife Trafficking Online” girişiminde yer aldığını belirtmişti.

Söz konusu koalisyon, 2018–2025 yılları arasında 63,3 milyon yasa dışı ilanı kaldırdığını açıklasa da bu verilerin platform bazında dağılımı paylaşılmadı.

Öte yandan Meta, Google ve Amazon’un da aralarında bulunduğu 11 teknoloji şirketi, kısa süre önce yapay zeka kullanarak yasa dışı yaban hayatı ticaretini engelleme sözü verdi. Ancak araştırmacılar, bağımsız denetim ve yaptırım mekanizmaları olmadan bu tür taahhütlerin sınırlı etki yaratacağını savunuyor.

Ne anlama geliyor?

Rapor, sosyal medya platformlarının yalnızca içerik dağıtım aracı değil, aynı zamanda küresel ölçekte yasa dışı ticaretin altyapısı haline gelebileceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hem regülasyon baskısının artması hem de platformların daha şeffaf ve hesap verebilir sistemler kurmaya zorlanması bekleniyor.

Dikkat Savaşı: Bildirim Ekonomisi İnsan Zihnini Nasıl Tüketiyor?

0

Dikkat savaşında bildirimler, kısa videolar, sonsuz kaydırma ve algoritmalar artık yalnızca dijital alışkanlıklarımızı değil, zamanımızı ve dikkatimizi de şekillendiriyor. Teknoloji şirketleri için dikkat ekonomik bir kaynağa dönüşürken, bireyler için odaklanma, ruh sağlığı ve dijital yorgunluk giderek daha önemli bir tartışma başlığı haline geliyor.Detaylar haberimizde… Telefon ekranları gün boyunca sessiz kalmıyor. Bir mesaj bildirimi, ardından sosyal…

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Asıl Sorun Çocuklar Değil, Platformlar!

Dünya çocukları sosyal medyadan yasaklarken bilim farklı bir şey söylüyor: yasağın dayandığı kanıtlar yetersiz, hedef yanlış, çözüm ise bambaşka bir yerde. Çocukları kapatmak kolay; platformları dönüştürmek zor. Ve biz kolay olanı seçiyoruz.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Çocuklar: Sosyal Medyası Kapatılan da En Az Sesi Duyulan da Onlar

Sosyal medya yasağı tartışılırken en az duyulan ses, yasağın doğrudan hedef aldığı kişilere ait: çocuklara. Onlara göre sorun telefonda değil, yasak yapanların onları anlamamasında.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Ekranı Onun Elinden Almak, Sosyal Medyayı Yasaklamak Yeter mi?

Çocuğumu sosyal medyadan korumak istiyorum. Ama yasak da yetmiyor, ebeveyn uygulamaları da, konuşmalar da. Çünkü sorun telefonda değil, telefonun diğer tarafında tasarlanan sistemde.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap