Hâlihazırda en büyük online video akış şirketi unvanına sahip Netflix, yavaşlayan büyüme ve ekonomik gerileme nedeniyle iş gücünün %3’ünü temsil eden 300 kişiyi daha işten çıkardığını duyurdu. Bu açıklamanın ardından Netflix hisseleri %65 değer kaybetti.
Netflix, Mayıs ayında 150 çalışanı işten çıkardıktan sonra iki ay içinde ikinci büyük işten çıkarma eylemini gerçekleştirmiş oldu. Şirketin geçtiğimiz Aralık ayında faaliyete başlayan Netflix dizi ve filmlerinin sıkı hayranlarına özel içerikler sunan resmi sitesi Tudum’da da geçen aylarda bir dizi işten çıkarma olayı olmuştu.
Netflix’in açıklaması
Netflix Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bugün ne yazık ki 300 civarı çalışanımızı işten çıkardık. İşe önemli ölçüde yatırım yapmaya devam ederken bunu daha yavaş gelir büyümemize paralel olarak maliyetlerimizin artmaması için yaptık.” dedi. Bir şirket sözcüsü işten çıkarılan çalışanlarla ilgili yaptığı açıklamada, “Netflix için yaptıkları her şey için onlara çok minnettarız ve bu zorlu geçiş döneminde Netflix olarak onları desteklemek için çok çalışıyoruz” dedi.
Netflix abone kaybını açıklamıştı
Şirketin işten çıkardığı çalışanların çoğu ABD dışından. İşini kaybedenlerin çoğu Asya Pasifik, Latin Amerika ve Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ofislerinde oldu.
Bu kararla Netflix, bu yıl çalışanlarının önemli bir bölümünü işten çıkaran büyük şirketler arasına katılmış oldu. Bilindiği üzere bu yıl Coinbase , Better.com ve MasterClass gibi şirketler de küçülmeye gitmiş ve çalışanların bir kısmı ile yollarını ayırmıştı.
Şirket, bu yıl ilk çeyrekte 200.000’den fazla abone kaybettiği için bu yıl büyüme hedefini durdurdu. Firma bununla da kalmadı ve ikinci çeyrekte 2 milyon küresel ücretli abone kaybetmeyi beklediğini söyledi. Şirket, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini, COVID salgını ve şifre paylaşımını yavaşlamaya neden olan başlıca faktörler olarak gösterdi.
Hisseler tepetaklak
Bir yıl önce ABD borsasında 512 dolar civarında olan Netflix hissesi, bugün 178.93 dolardan işlem görüyor. Bu, neredeyse %65’lik bir düşüşe tekabül ediyor.
Şirket, gelir ve abone sayılarını yükseltmek için çok sayıda girişim üzerinde çalışıyor. Bunlar arasında stand-uplara öncelik vermek, oyun dünyasına yatırım yapmak, yayın akışına reklamlar almak gibi planlar da var.
Eşyaları toplayabilen, yere koyabilen ve hareket ettirebilen ilk tam otonom depo robotu Proteus’u tanıtan Amazon, teknolojiye yaptığı yatırımlar ile iş yerlerini daha güvenli kılmayı amaçlıyor.
Amazon, Proteus robotlarının “gelişmiş güvenlik, algı ve navigasyon teknolojisine” sahip olduğunu belirtti. Bir video ile robotların hareket ederken önlerine yeşil bir ışık yaktığını gösterdi. Işın içine bir insan girdiğinde robot hareket etmeyi durduruyor ardından kişi uzaklaştıktan sonra robot harekete devam ediyor.
Amazon’un Cardinal adında bir de robot kol üzerinde çalıştığı biliniyor. Paketleri aldıktan sonra kodlarını okuyarak paket taşıma sepetlerine dağıtan Cardinal, yapay zekâ ve bilgisayar görüşünden yararlanıyor. Test süreci devam eden Cardinal prototipi, ağırlığı 22,5 kilogramı bulan paketleri kaldırabiliyor.
Amazon’un paylaşımı, çalışanların barkodları kaydetmek için kullandıkları el tarayıcılarını kullanmalarına izin verebilecek teknolojiyi de gösteriyor. Bunun yerine çalışanlar, etiketi taramak için duraklamadan paketleri tanıyan bir kamera sisteminin önünde duracak. Makine öğrenimi ve 120 fps kamera sisteminin bir kombinasyonu dışında nasıl çalıştığına dair çok fazla ayrıntı yok. Ancak etki, şirketin kasiyersiz mağazalar oluşturmasına izin veren Just Walk Out teknolojisinden gördüğümüze benziyor.
Yeni robot teknolojisinde sıklıkla olduğu gibi bunda da potansiyel iş gücü endişeleri var. Amazon’un yakında işçi bulmakta zorlanacağına dair son raporlara rağmen şirket insanları işe almak yerine robotlar inşa etmek istemediğini söylüyor. Amazon’un robotik bölümündeki bir lider, Forbes’a açıkça insanları makinelerle değiştirmenin sadece bir yanılsama olduğunu ve bunun bir şirketin iflas etmesine yol açabileceğini söyledi. Bununla birlikte robotlar, insanların güvenli bir şekilde yetişmek için mücadele ettiği bir çalışma temposu belirlemede rol oynayabilir. Bu durum otomatikleştirilmiş yönetim sistemleriyle zaten gördüğümüz bir şey. Özellikle yeni tarama sistemi, çalışanların ne kadar hızlı hareket etmesi gerektiği konusunda gerçekçi olmayan beklentiler yaratabilecek gibi görünüyor.
Amazon, tüm yeni robotlarının aslında güvenliği artırmaya yardımcı olabileceğini iddia ediyor. Cardinal’i işçilerin ağır paketleri kaldırıp bükeceği, yaralanmalara yol açabileceği Proteus’u ise insanların ağır nesneleri elle taşıma ihtiyaçlarını azaltılabileceği yerlerde kullanmayı düşünüyor.
Google bugün, Haritalar ve Arama’ya, insanların işletmelerini LGBTQ+ sahibi olarak tanımlamalarına olanak sağlayacak yeni bir etiket eklediğini duyurdu.
Yeni etiket artık Google’da doğrulanmış bir işletme profiline sahip satıcılar tarafından kullanılabilir durumda. Fakat uygulama şu an için sadece ABD’deki işletme profili sahiplerini kapsıyor.
Bu yeni etiket, siyahların, Latin kökenlilerin, gazilerin ve kadınların sahip olduğu mevcut seçeneklerin arasına eklenmiş oluyor. Etiket ayrıca, Arama ve Haritalar’daki işletme profillerinde görünen “LGBTQ+ dostu” ve “transseksüel güvenli alan” etiketlerini de genişletiyor.
Mackenzie Thomas
Google’ın ürün ve pazarlama dahil etme sorumlusu Mackenzie Thomas yaptığı açıklamada, “Başkalarının kendi topluluklarında LGBTQ+ sahibi işletmeleri bulmasını kolaylaştırmak istiyoruz” dedi. “Bugünden itibaren, Google’da doğrulanmış bir İşletme Profiline sahip ABD’deki satıcılar, profillerine LGBTQ+’a ait bir özellik ekleyerek müşterilerin onları Arama ve Haritalar aracılığıyla bulmasını ve desteklemesini kolaylaştırabilir.”
Google, konu ile ilgili gelen sorulara verdiği cevapta kendi kendini tanımlamanın isteğe bağlı olduğunu ve şu anda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’ndeki perakendeciler tarafından kullanılabildiğini, bu özelliğin yayılması için çalışacaklarını belirtti. Herhangi bir işletmeyi haritalarda arayan müşteriler, kimlik özniteliklerini kullanarak işletmeler için filtreleme yapabilecek. Bu filtreler arasında artık LGBTQ+ sahibi etiketi de yer alacak.
Amazon’un Alexa’sı yakında size vefat eden bir büyüğünüzün sesinden masallar okuyabilecek. Amazon, Alexa’nın bu yeniliği ile yapay zekada çıtayı daha yukarı taşımayı hedefliyor.
Amazon’un Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Alexa Baş Bilimcisi Rohit Prasad, şirketin bugün Las Vegas’ta düzenlediği yıllık konferansta şirketin akıllı asistanı için gelecek bir dizi yeni özelliği duyurdu. Bu özellikler arasında en çok dikkat çekeni, kısa ses kliplerini daha uzun konuşmalarla sentezleyebilen potansiyel yeni bir özellik oldu.
Amazon’un Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Alexa Baş Bilimcisi Rohit Prasad
Etkinlikte sunulan senaryoya göre, ölen bir yakının sesi (örneğin bir büyükanne veya büyükbaba), yatmadan önce toruna bir hikaye okumak için kullanılabilecek. Prasad, şirketin yeni teknolojiyi kullanarak sadece bir dakikalık konuşma ile çok etkileyici bazı ses çıktıları elde edebildiğini belirtiyor.
Yönetici, “Bu, stüdyoda saatlerce kayıt yapmak yerine bir dakikadan daha az kayıtla yüksek kaliteli bir ses üretmeyi öğrenmemiz gereken icatlar gerektiriyordu” diye belirtiyor ve ekliyor “Bunu gerçekleştirmenin yolu, sorunu bir ses yaratma yolu değil, bir ses dönüştürme görevi çerçevesinde ele almak. Hayallerimizin ve bilimimiz olan AI’ın altın çağında yaşıyoruz.”
Rohit Prasad’ın verdiği bilgiler şu an için oldukça yetersiz gibi görünse de Amazon’un üzerine geliştirme yapamayacağı yenilikleri açıklamadığı herkes tarafından biliniyor. Bu önemli Alexa geliştirmesinin ilk demolarının yakında yayınlanabileceği düşünülüyor.
Twitter bugün, sosyal medya platformunda uzun biçimli içerik yazmanın ve yayınlamanın bir yolu olan “Notlar”ı test etmeye başladığını duyurdu.
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Gana ve Birleşik Krallık’taki küçük bir yazar grubu, deneme sürecinin ilk aşamasında olan Notlar’a şu an erişebiliyor.
Twitter, Notlar’ın çoğu ülkedeki kişiler tarafından Twitter’da ve Twitter dışında okunabileceğini söylüyor. Teste katılan kullanıcılar, tüm notlarını yazabilecekleri ve bunlara erişebilecekleri yeni bir “Yaz” sekmesi görecek. Bu kullanıcıların profillerinde, takipçilerinin uzun biçimli içerikleri bulmasını kolaylaştırmak için bunları barındıran yeni bir “Notlar” sekmesi de olacak.
Yeni özellik, nadiren makale uzunluğunda içerik yayınlayan ve kendi bloglarını veya web sitelerini kurmak ve sürdürmekle uğraşmak istemeyen kullanıcılar için özellikle yararlı olabilir. Bu özelliğin, karakter sayısının 140’tan 280’e çıkmasından bu yana Twitter’ın yapacağı en önemli değişikliklerinden biri olacağını belirtmekte de fayda var.
Cannes Film Festivali film endüstrisine Metaverse’ü dahil etti. İlk kez gerçekleşecek NFTCannes toplantısı bu yıl düzenlenecek Cannes Film Festivali’nde yer aldı. Hotel du Cap-Eden-Roc kuruluşunda, 23 Mayıs günü düzenlenen etkinlik Electromagnetic Prodüksiyon, global kripto paralar, NFT gibi sponsorları da ağırladı.
Yalnızca davetlilerin katılabildiği etkinlikte, medya kurumları ve web3 teknolojileri inceleyen sohbetler ve paneller yer alıyor. Etkinliğin programında eğlence endüstrisinde NFT uygulamalarının yeri, topluluklar ve fanlar arasındaki etkileşim ve canlı etkinlikler gibi konular yer alıyor. Etkinliğin sunucusu Mark Kimsey “Eğlence dünyası son on yılda büyük ölçüde değişti ve daha üretken, rekabetçi ve yenilikçi hale geldi.” dedi. “Önümüzdeki on yıl, web3’ün gelişiyle daha da büyüyeceği kesin. Cannes Uluslararası Film Festivali, filmde hikaye anlatımı için en iyi yer ve NFTCannes film endüstrisinin evirilmesine işaret. Yani yeni bir eğlence çağının kapısını açıyor.” diye sözlerini bitirdi.
Reklam ajansı McCann Worldgroup Cannes Film Festivaline sanal galeri de ekledi. MWverse adlı bu galeri McCann’in en ünlü reklamlarını içeriyor. Festival sırasında konuklar 10 farklı odaya erişebiliyor ve her bir oda bir reklama ait. Odaların içinde ise reklamların kamera arkaların ve direktör ekibin sanal avatarlar halinde konuştuğu kasetleri izleyebiliyorsunuz. McCann fiziksel bir şekilde Cannes Festivali’nde olacak. MWverse’in amacı ise bu festivale katılamayan insanlar için. Normalde Cannes biletleri 3.855 dolar fakat laptopunuz ve internet bağlantınız varsa MWverse üzerinden ücretsiz katılabilirsiniz.
Reklam tekliflerini ilerletmek ve gelir potansiyelini en üst düzeye çıkarmak isteyen Reddit, reklam metriklerinin üçüncü taraf doğrulamasını sağlamak için DoubleVerify ile yeni bir ortaklık duyurdu.
DoubleVerify’ın araçları; görüntülenebilirlik, marka güvenliği, dolandırıcılık tespiti ve daha fazlası hakkında yeni bilgileri kolaylaştırarak Reddit’in reklam ortakları için ekstra bir güvence düzeyi sağlıyor.
Reddit’in yaptığı açıklamada, “Reddit’in ortaklarımızın ihtiyaçlarını karşılama konusundaki süregelen taahhüdünde başka bir bölüme işaret eden bu işbirliği, Reddit reklamverenleri için ölçümü test edecek ve genişletecektir. Oracle ile mevcut üçüncü taraf doğrulama teklifimize ek olarak DoubleVerify, Reddit’in küresel reklam ortaklarına eksiksiz görüntülenebilirlik, geçersiz trafik ve marka güvenliği ölçüm hizmetleri paketi sunacak.” dedi.
Bu arada DoubleVerify, yeni iş ortaklığının markaların şunları yapmasını sağlayacağını söylüyor:
Marka Değerini Korumak
DV’nin (DoubleVerify) marka güvenliği ve uygunluğu çözümü, medya satın alımlarını sakıncalı veya uygun olmayan içerikten koruyarak itibarı ve marka değerini korur.
Potansiyel Dolandırıcılıkla Mücadele Etmek
Reklamın gerçekleşmesi için gerçek kişiler tarafından görülmesi gerekir. DV, ele geçirilen cihazlardan bot manipülasyonuna kadar dolandırıcılık ve IVT’yi (kesinti vektör tablosu) tanımlar ve korur.
Reklamların Görülmesini Sağlamak
DV, kapsamlı görüntülenebilirlik ölçümü sağlayarak bir reklamın görülme fırsatına sahip olup olmadığı konusunda netlik sağlar ve etkisine ışık tutar.
Doğru Coğrafi Konuma Teslim Etmek
DV araçları, bir reklamın bir kampanyanın amaçlanan coğrafyasının dışında görünüp görünmediğini belirleyebilir veya bu reklamların yayınlanmasını engelleyebilir.
Bu, Reddit reklamverenlerinin reklam bütçelerini daha iyi planlayıp en üst düzeye çıkarmasına ve Reddit’in daha fazla reklam yatırımı çekmesine yardımcı olabilir.
Ayrıca Reddit, sürecine daha fazla ölçüm kapasitesi ekleyerek tamamen yeni bir marka güvenlik çözümü geliştirmek için DoubleVerify ile birlikte çalışacağını söylüyor.
Reddit, platformu temizlemek ve onu markalar için daha çekici bir teklif haline getirmek için tasarlanmış bir dizi girişim aracılığıyla yeni iş fırsatlarına erişimini en üst düzeye çıkarmak için çalışıyor.
2020’de platform, kendisini bu tür öğelerden uzaklaştırmaya yardımcı olan en tartışmalı binlerce alt dizinini kaldırdı. Ancak aynı zamanda, Reddit’in Aralık 2019’da aylık 430 milyon aktif kullanıcıdan 50 milyon günlük aktif kullanıcıya ulaşmasının kullanım üzerinde bir etkisi oldu.
Aylık ve günlük kullanıcı istatistikleri elbette doğrudan karşılaştırılabilir değildir. Ancak bağlam açısından, Facebook’un günlük 1,96 milyar aktif kullanıcısı ve aylık 2,94 milyar aktif kullanıcısı vardır, yani toplam aktif kullanıcılarının %67’si her gün aktiftir. Aynı DAU / MAU (Günlük Aktif Kullanıcılar / Aylık Aktif Kullanıcılar) dönüşüm oranını kullanan Reddit’in, şu anda yaklaşık 76 milyon aylık aktif kullanıcı gördüğü anlamına geliyor. Bu da büyük bir düşüş gibi görünüyor. Ancak esasen, Reddit’in hala 400 milyondan fazla aylık kullanıcı görmesi pek olası görünmüyor.
Yine de çok çeşitli konularda 100.000’den fazla yüksek düzeyde etkileşimli alt dizinle önemli bir erişim potansiyeli var ve bu yeni ortaklık, Reddit reklam performansınız konusunda daha fazla güvence sağlayacak.
Reddit, yeni DoubleVerify çözümlerini 2023’te tam kullanılabilirlik beklentisiyle önümüzdeki aylarda entegre edeceğini söylüyor.
Meta’nın Reality Labs bölümü, hafif ve hiper gerçekçi sanal gerçeklik grafiklerine yönelik yol haritasında yeni prototipler ortaya çıkardı. Buluşlar tüketiciye hazır olmaktan henüz çok uzak. Ancak kod adı Butterscotch, Starburst, Holocake 2 ve Mirror Lake olan tasarımlar, mevcut Quest 2 ekranından daha ince ayrıntıları destekleyen ince ve parlak bir şekilde aydınlatılmış bir kulaklığa eklenebilir.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg ve Reality Labs baş bilim adamı Michael Abrash, diğer Reality Labs üyeleriyle birlikte geçen hafta sanal bir toplantıda çalışmalarını sundu. Etkinlik, Meta’nın zaman makineleri olarak adlandırdığı tasarımlara odaklandı: Süper parlak bir arka ışık veya süper yüksek çözünürlüklü ekran gibi belirli bir özelliği test etmeye yönelik büyük konsept kanıtları. Zuckerberg gazetecilere verdiği demeçte, “Şu anda gerçekçiliğe doğru büyük bir adımın ortasında olduğumuzu düşünüyorum. Mükemmel bir doğruluğa sahip sahneler yaratmamızın o kadar uzun süreceğini sanmıyorum.” dedi. Ekran teknolojisi, bu bulmacanın çözülmemiş tek parçası değil. Ancak Meta’nın yoğun VR (sanal gerçeklik) donanım araştırmasının ona destek verdiği bir alandır.”
Meta Reality Labs’den bir prototip tasarım duvarı.
Zuckerberg, geçen yılki ilk duyurusunun ardından 2022’de Project Cambria kod adlı üst düzey bir kulaklığı gönderme planlarını yineledi. Cambria, video beslemesini dahili ekrana geçirebilen yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde tam VR’yi ve karma gerçekliği destekler. Ayrıca gelecekteki Meta kulaklıklar için önemli bir özellik olan göz takibi ile birlikte gönderilecek. Zuckerberg, Meta’nın buradan iki farklı VR başlığı planladığını söylüyor: Biri günümüzün Quest 2’si gibi ucuz ve tüketici odaklı kalacak, diğeri ise üretici veya profesyonel düzeyde bir pazarı hedefleyen şirketin en yeni teknolojisini içerecek. Bu, şirketin önceden Cambria ve Quest 2 için güncellemeler planladığını bildiriyor. Ancak bu prototipler görüşmede tartışılmadı.
Butterscotch yüksek çözünürlüklü kulaklık prototipi.
Meta’nın VR kulaklıkları, görüntüleri bir ekranla engellemek yerine gerçek dünyaya yansıtmayı amaçlayan ayrı bir artırılmış gerçeklik akıllı gözlük serisinin yanında. Meta yakın zamanda birinci nesil AR (artırılmış gerçeklik) gözlüklerinin lansmanını azalttı ve genel olarak VR ekranları tüketicilere AR hologramlarından çok daha hızlı ulaştı. Ancak Meta’nın prototipleri, şirketin ne kadar ileri gitmesi gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.
Butterscotch, Varjo gibi şirketlerin üst düzey kulaklıklarında bulabileceğiniz ama mevcut Meta serisinde bulamayacağınız, retina kalitesine yakın bir kulaklık ekranı denemesidir. Tasarım hiçbir yerde sevk edilebilir değil ve Meta Quest 2’nin 110 derecelik görüş alanını kabaca yarıya indirmeyi gerektiriyor. Ancak, Quest 2’nin (bir tür) göz başına 1832 x 1920 piksel çözünürlüğünün yaklaşık 2,5 katını sunar ve kullanıcıların 20/20 görüş çizgisini bir göz tablosunda okumasına izin verir. Zuckerberg, görüş alanı derecesi başına yaklaşık 55 piksel, Meta’nın derece başına 60 piksel retina standardının biraz altında ve Varjo’nun derece başına 64 pikselinden biraz daha düşük olduğunu söylüyor.
Starburst kulaklık prototipi.
Starburst, Butterscotch’tan daha az sevk edilebilir ancak benzer şekilde etkileyici bir yükseltmeyi test ediyor. Hacimli tasarım, ağırlığını desteklemek için tutamaçlar gerektiren güçlü bir lamba kullanır ve 20.000 nit parlaklık ile yüksek dinamik aralıklı (HDR) aydınlatma üretir. Zuckerberg, “Bu, ilk nesil için bir ürün yönü olarak düşünülmesi çılgınca pratik değil ancak onu daha fazla araştırma ve çalışma için bir test ortamı olarak kullanıyoruz. Tüm bu çalışmanın amacı, görsel gerçekçiliğe yaklaşmaya başlayabilmemiz için yeterince anlamlı iyileştirmeler yapmamıza izin verecek teknik yolların hangileri olduğunu belirlememize yardımcı olmaktır. ” diyor.
“Jüri hâlâ uygun bir lazer kaynağı konusunda kararsız.“
Holocake 2 ters yönde hareket ederek Meta’nın VR başlıklarını daha ince ve daha hafif hale getirme seçeneklerini keşfediyor. Bu, neredeyse düz bir panelin kalın bir kırılma lensi yerine geçmesini sağlayan bir ışık bükme tekniği olan holografik optik üzerine inşa edilmiş 2020 tasarımının vârisidir. Sonuç, güneş gözlüğü kadar ince olabilir. Ancak Meta hâlâ, bugün yaygın olarak kullanılan OLED’leri değil, neredeyse kesinlikle bir lazere güç verecek bağımsız bir ışık kaynağı geliştirmeye çalışıyor. Zuckerberg, “Spesifikasyonlarımızı karşılayan, tüketici için uygun bir lazer elde etmek için çok fazla mühendislik yapmamız gerekecek: Bu güvenli, düşük maliyetli ve verimli ve ince bir VR kulaklığına sığabilir. Dürüst olmak gerekirse bugün itibariyle jüri hâlâ uygun bir lazer kaynağı konusunda kararsız.” diyor.
Sunumda ayrıca, kullanıcıların baktığı yere bağlı olarak odak düzlemlerini değiştirebilen uzun süredir devam eden bir prototip serisi olan Half Dome da tartışıldı. Bu değişken odaklı optikler, 2017’de hantal bir mekanik sistem olarak başladı ve daha sonra bir dizi sıvı kristal merceğe geçti ve dahili Meta araştırmasına göre, VR’de daha inandırıcı (ve fiziksel olarak rahat) bir derinlik yanılsaması yaratabilirler.
Holocake 2 prototipi.
Meta, Half Dome’un teknolojisini 2020’de “prime time için neredeyse hazır” olarak nitelendirdi. Ancak Zuckerberg bu konuda daha ölçülü. “prime time” yorumuyla ilgili bir soruya yanıt olarak “Bu şeyler oldukça uzak. Üzerinde çalışıyoruz, gerçekten gelecek kulaklıklardan birine dahil etmek istiyoruz, bir noktada bunu yapacağımızdan eminim. Ancak bugün bununla alakalı hiçbir şeyi önceden duyurmayacağım. ” dedi.
Reality Labs, Ağustos ayındaki SIGGRAPH fuarında karma gerçeklik için gerçek dünya görüntülerinin nasıl daha doğru şekilde çekileceği dahil olmak üzere daha fazla araştırmayı tartışacak.
Yukarıdaki tasarımlar, Zuckerberg’in etkinlik sırasında kısaca gösterdiği gerçek donanımlar. Ancak Meta ayrıca Mirror Lake adında, esasen ilham verici ve hiç inşa edilmemiş bir prototip ortaya çıkardı. Tasarım, Meta’nın hantal Quest donanımından çok bir çift kayak gözlüğüne benziyor ve Holocake 2’nin ince optiklerini, Starburst’un HDR özelliklerini ve Butterscotch’un çözünürlüğünü içerecek. Abrash, bununla alakalı olarak “Yeni nesil eksiksiz bir görüntüleme sisteminin nasıl görünebileceğini gösteriyor.” dedi. Bu özelliklerin yanı sıra Mirror Lake, kullanıcının gözlerinin bir görüntüsünü yansıtan ve kulaklığın dışındaki insanlar için fiziksel ayrılık hissini azaltan dışa bakan bir ekran içerecek. Meta bu esrarengiz özelliği geçen yıl bir prototipte gösterdi ve artık konseptle ilgilenen tek şirket olmayabilir. Çünkü Apple’ın söylentili kulaklık için benzer bir özelliği düşündüğü söyleniyor. Fikir, Meta’nın geleceğinin çoğunu riske attığı bir karma gerçeklik dünyası için tasarlandı. Ancak bugün şirket, yol boyunca artan adımları vurguluyor.
Hepsiburada, Türkiye’ye girdiği günden bu yana 7,90₺ fiyatı ile çok cazip bir abonelik sunan Amazon Prime’a rakip bir sistem deniyora benziyor. Firmanın 9,90₺’ye satışa sunduğu fakat sonra sitesinden kaldırdığı ürün, sektörün uzmanları tarafından bir nevi kullanıcı nabzı yoklandığı yolunda yorumlandı.
Hepsiburada Premium, Amazon’un sunduğu Prime aboneliği karşısında sektöre iddialı bir giriş yapmayı planladığı görülüyor. Hepsiburada’nın bu yeni abonelik sisteminde:
Tüm alışverişlerde herhangi bir ürün sınırı olmadan ücretsiz kargo
Üyelik boyunca aylık ücreti 22₺ olan BluTV’nin ücretsiz kullanımı
Kapıda iade hizmetinden ücretsiz yararlanma
Mobilyalarda ücretsiz montaj hizmeti
Her alışverişte %3 oranında HepsiPapel kazanma fırsatı
Çağrı merkezine öncelikli bağlanma hakkı gibi ayrıcalıklar mevcut.
Hepsiburada, 9.90 TL’ye ürüne göre değişen ve ortalama birkaç yüz liralık mobilya montaj hizmeti, kapıdan iade ve Prime Video rakibi BlueTv gibi hizmetler vadediyor. Buna karşılık Amazon Prime tarafında 7,90 TL’ye Amazon Prime aldığınızda abonelere özel kampanyalara, ücretsiz ve limitsiz kargolara, Prime Video ve Gaming gibi ek hizmetlere erişebiliyorsunuz. Hatta yalnızca önümüzdeki ay ücretsiz verilecek oyunların piyasa değeri bile 2 bin 300 TL civarında. Dolayısıyla bu noktada iki taraf arasında seçim yapmayı düşünen kişilerin diğer hizmetleri de göz önünde bulundurması gerekiyor.
Öte yandan Hepsiburada tarafından satışa sunulan Premium abonelik, Amazon’da olduğu gibi üyelik ve ödemeler kısmında değil, bir zamanlar Digitürk ve beIN CONNECT’in kullanımına benzer bir şekilde normal ürün satışı şeklinde listelendi.
Ayrıca Hepsiburada Premium’un satıldığı sayfaya ulaşıldığında şu anda bu hizmetin satın alınamıyor ve sayfada ‘Bu ürün şu an satılmamaktadır.’ ifadesi göze çarpıyor. Hizmetin ne zaman satışa çıkacağına dair de herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.
Hepsiburada Premium bugün üye alımına açıldı ve kısa süre sonra üye alımı durduruldu. Durdurulmanın sebepleri arasında, ‘’sistemdeki hata nedeniyle üyelere 1 aylık yerine 12 aylık BluTV üyeliği hediye edilmesi ‘’ olabileceği de ihtimali de bulunuyor. Muhtemelen bu hata giderildikten sonra üye alımına tekrar başlanacak.
Bu yetenek tıpta yeni olasılıkların kilidini açabilir.
Yapay zeka, araştırmacıların modern bilimsel araçların ürettiği muazzam miktarda veriyi analiz etmelerine izin vererek bilimin yapılma şeklini değiştirdi. Milyonlarca saman yığını arasında bir iğne bulabilir ve derin öğrenmeyi kullanarak verilerin kendisinden öğrenebilir. Yapay zeka; gen avcılığı, tıp, ilaç tasarımı ve organik bileşiklerin yaratılmasındaki ilerlemeleri hızlandırıyor.
Derin öğrenme, yeni verilerden bilgi çıkarmak için genellikle büyük miktarda veri üzerinde eğitilen sinir ağları olan algoritmaları kullanır. Adım adım talimatlarıyla geleneksel bilgi işlemden çok farklıdır. Bilgi işlemin aksine, verilerden öğrenir. Derin öğrenme, geleneksel bilgisayar programlamasından çok daha az şeffaftır ve önemli sorular bırakır: Sistem ne öğrendi, ne biliyor?
Protein katlanması
Proteinler tüm canlı organizmalarda bulunur. Hücrelere yapı sağlar, reaksiyonları katalize eder, küçük molekülleri taşır, yiyecekleri sindirir ve çok daha fazlasını yapar. Bir ipteki boncuklar gibi uzun amino asit zincirlerinden oluşurlar. Ancak bir proteinin hücredeki işini yapabilmesi için bükülmesi ve protein katlanması adı verilen karmaşık bir üç boyutlu yapıya dönüşmesi gerekir. Yanlış katlanmış proteinler hastalığa yol açabilir.
Christiaan Anfinsen, 1972’deki kimya Nobel kabul konuşmasında, bir proteinin üç boyutlu yapısını, yapı taşlarının dizilişinden ve amino asitlerden hesaplamanın mümkün olması gerektiğini öne sürdü.
Bir amino asit zincirinin (solda) ribozomdan çıkışından milisaniyeler içinde, proteinin işlevi için gerekli olan en düşük enerjili 3D şekle (sağda) katlanır.
Amino asit yapı taşlarının doğal esnekliği nedeniyle tipik bir protein tahminen 10 üzeri 300 farklı biçimi benimseyebilir. Bu, evrendeki atom sayısından çok daha büyük bir sayıdır. Yine de bir organizmadaki her protein, bir milisaniye içinde, proteini oluşturan tüm kimyasal bağların en düşük enerjili düzenlemesi olan kendi özel şekline katlanacaktır. Bir proteinde tipik olarak bulunan yüzlerce amino asitte yalnızca bir amino asidi değiştirin ve yanlış katlanıp artık çalışmayabilir.
AlphaFold
50 yıldır bilgisayar bilimciler, protein katlanma problemini çok az başarı ile çözmeye çalışıyorlar. Ardından 2016 yılında Google’ın ana Alphabet’inin yapay zeka yan kuruluşu DeepMind, AlphaFold programını başlattı. 150.000’den fazla proteinin deneysel olarak belirlenmiş yapılarını içeren protein veri bankasını eğitim seti olarak kullandı.
AlphaFold, beş yıldan kısa bir süre içinde protein katlama probleminin en azından en faydalı kısmını, amino asit dizisinden protein yapısını belirleme sorununu yendi. AlphaFold, proteinlerin nasıl bu kadar hızlı ve doğru bir şekilde katlandığını açıklamıyor. Bu, yapay zeka için büyük bir kazançtı. Çünkü yalnızca büyük bilimsel prestij kazanmakla kalmadı. Aynı zamanda herkesin hayatını etkileyebilecek büyük bir bilimsel ilerlemeydi.
Bugün AlphaFold2 ve RoseTTAFold gibi programlar sayesinde araştırmacılar, proteini oluşturan amino asitlerin dizilişinden proteinlerin üç boyutlu yapısını hiçbir ücret ödemeden bir veya iki saat içinde belirleyebiliyor. AlphaFold2’den önce proteinleri kristalleştirmeleri ve yapıları, aylar süren ve yapı başına on binlerce dolara mal olan bir süreç olan X-ışını kristalografisini kullanarak çözmeleri gerekiyordu.
Artık Deepmind’in insanlarda, farelerde ve 20’den fazla başka türde bulunan ve neredeyse tüm proteinlerin 3D yapılarını biriktirdiği AlphaFold Protein Yapısı Veritabanı’na da erişimleri var. Bugüne kadar bir milyondan fazla yapıyı çözdüler ve yalnızca bu yıl 100 milyon yapı daha eklemeyi planlıyorlar. Proteinlerin bilgisi hızla arttı. Bilinen tüm proteinlerin yarısının yapısının 2022’nin sonunda belgelenmesi muhtemel. Bunların arasında yeni faydalı işlevlerle bağlantılı birçok yeni benzersiz yapı bulunmakta.
Bir kimyager gibi düşünmek
AlphaFold2, proteinlerin birbirleriyle nasıl etkileşime gireceğini tahmin etmek için tasarlanmamıştı. Ancak tek tek proteinlerin birden fazla proteinden oluşan büyük karmaşık birimler oluşturmak için nasıl birleştiğini modelleyebildi. AlphaFold için zorlu bir soru vardı: Yapısal eğitim seti ona biraz kimya öğretmiş miydi? Amino asitlerin birbirleriyle reaksiyona girip girmeyeceğini söyleyebilir mi?
Floresan proteinler denizanası ve mercan gibi yüzlerce deniz organizmasında bulunan proteinler. Parıltıları hastalıkları aydınlatmak ve incelemek için kullanılabilir. Protein veri bankasında 578 floresan protein var, bunlardan 10’u kırık ve floresan yaymıyor. Proteinler nadiren kendilerine saldırır. Buna otokatalitik posttranslasyon modifikasyonu denir ve hangi proteinlerin kendileriyle reaksiyona girip hangilerinin tepki vermeyeceğini tahmin etmek çok zordur.
Floresan proteinleri ifade eden nöronlar, iki meyve sineği larvasının beyin yapılarını ortaya çıkarır.
Yalnızca önemli miktarda floresan protein bilgisi olan bir kimyager, floresan yapmak için gerekli kimyasal dönüşümlerden geçmek için doğru amino asit sekansına sahip floresan proteinleri bulmak için amino asit dizisini kullanabilir. AlphaFold2’ye protein veri bankasında olmayan 44 floresan proteinin dizilerini sunulduğunda sabit floresan proteinleri kırık olanlardan farklı katladı.
AlphaFold2, floresan proteinlerin amino asit dizisini (üstteki harfler) alabilir ve 3D fıçı şekillerini (ortada) tahmin edebilir. Ancak bu şaşırtıcı değil. Tamamen beklenmedik olan şey, hangi floresan proteinlerin kırıldığını ve floresan yayamayacağını da tahmin edebilmesidir.
Sonuç araştırmacıları hayrete düşürdü: AlphaFold2 biraz kimya öğrenmişti. Floresan proteinlerdeki hangi amino asitlerin onları parlatan kimyayı yaptığını bulmuştu. Protein veri bankası eğitim setinin ve çoklu dizi hizalamalarının AlphaFold2’nin kimyagerler gibi düşünmesine ve proteini floresan yapmak için birbirleriyle reaksiyona girmesi gereken amino asitleri aramasına olanak tanıdığından şüpheleniyorlar.
Eğitim setinden biraz kimya öğrenen bir katlama programının da daha geniş etkileri vardır. Doğru soruları sorarak diğer derin öğrenme algoritmalarından başka neler kazanılabilir? Yüz tanıma algoritmaları hastalıklar için gizli işaretler bulabilir mi? Tüketiciler arasındaki harcama modellerini tahmin etmek için tasarlanan algoritmalar, küçük hırsızlık veya aldatma eğilimi de bulabilir mi? Ve en önemlisi, diğer yapay zeka sistemlerinde bu yetenek ve benzeri yetenek sıçramaları arzu edilir mi?