Almanya’nın liman kenti Hamburg’daki bir fabrikada kakao çekirdeği kabukları, iklim değişikliğine karşı koyma gücüne sahip inanılmaz bir maddeye dönüşüyor.
Biyokömür olarak adlandırılan madde, kakao kabuklarının oksijensiz bir odada 600 santigrat dereceye kadar ısıtılmasıyla üretiliyor. Süreç, sera gazlarını hapsediyor ve nihai ürün, gübre olarak ya da “yeşil beton” üretiminde bir bileşen olarak kullanılabiliyor.

Biyokömür endüstrisi, henüz emekleme aşamasında olsa da uzmanlar, bu teknolojinin karbonu Dünya atmosferinden uzaklaştırmak için yeni bir çözüm sunduğunu söylüyor. BM Uluslararası İklim Değişikliği Paneline (IPCC) göre biyokömür, potansiyel olarak her yıl insanlar tarafından üretilen 40 milyar metrik ton CO2’nin 2,6 milyarını yakalamak için kullanılabilecek. Ancak kullanımının yaygınlaştırılması zor bir süreç gibi görünüyor.
Circular Carbon CEO’su Peik Stenlund, Hamburg’daki biyokömür fabrikasında verdiği röportajda, “Karbon döngüsünü tersine çeviriyoruz.” şeklinde bir ifade kullandı.

Kakao kabukları normal şekilde atılsaydı, kullanılmayan yan ürünün içindeki karbon ayrıştıkça atmosfere salınacaktı. Oysa bu yöntemle biyokömür, kabuklarda bulunan CO2’yi hapsediyor.
Bu şaşırtıcı maddenin süngere benzeyen yapısı, toprak tarafından su ve besin maddelerinin emilimini artırarak mahsulü güçlendiriyor. Nihai ürün, granül hâlinde bölgedeki çiftçilere satılmak üzere beyaz çuvallara dolduruluyor.
Piroliz adı verilen üretim süreci, aynı zamanda belirli bir hacimde biyogaz da üretiyor. Toplamda, fabrika tarafından her yıl 10.000 ton kakao kabuğundan 3.500 ton biyokömür ve 20 megawatt saate kadar gaz üretiliyor.
Avrupa genelinde biyokömür projeleri çoğalmaya başladı. Biyokömür endüstrisi federasyonuna göre üretim, 2022 yılına kıyasla bu yıl neredeyse iki katına çıkarak 90.000 tona ulaşacak.
Derleyen: Nazlı Koyuncu


