Beyni manyetik alanlarla uyarmak, bazı insanlarda depresyonu hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak bilim insanları bunun neden işe yaradığından tam olarak emin değiller. Bu emin olmama durumu da yeni bir çalışma biraz fikir veriyor: Süreç, yanlış yöne giden beyin sinyallerini tersine çeviriyor.
Çalışmanın arkasındaki ekibe göre yanlış yöne giden bu sinirsel aktivite akışları, gelecekte depresyon teşhisinin bir yolu olarak da kullanılabilir.
Resmi olarak Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) olarak bilinen bu tedavi invaziv değil, her hastaya göre kişiselleştirilebilir ve yasal onay almış durumda. Tam olarak nasıl çalıştığını öğrenmek, TMS’de daha fazla iyileştirme yaratacak gibi gözüküyor.
Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesinden psikiyatr ve davranış bilimcisi Anish Mitra, “Önde gelen hipotez, GMS’in beyindeki nöral aktivite akışını değiştirebileceği yönündeydi ama dürüst olmak gerekirse, oldukça şüpheliydim ve test etmek istedim.” dedi.
Bunu yapmak için araştırmacılar, beyindeki aktivitenin kesin zamanlamalarını gösteren işlevsel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) taramalarını analiz etmek için özel bir matematiksel yaklaşım kullandılar. Zamanlamalar aynı zamanda nöral sinyallerin yönünü de ortaya çıkardı.
Çalışma, tedaviye dirençli majör depresif bozukluk tanısı konan hastaları içermekte. Bir bölümde 10 kişiye bir tür TMS olan Stanford Nöromodülasyon Terapisi (SNT) verildi ve diğer 10 kişiye herhangi bir gerçek manyetik stimülasyon olmadan SNT’yi taklit eden plasebo tarzı bir tedavi verildi.
Depresyonu olan tüm katılımcıların beyin taramaları, depresyon teşhisi konmamış 102 sağlıklı kontrolün taramalarıyla da karşılaştırılarak araştırmacıların farklılıkları görmeleri sağlandı. Bu sağlıklı kontrollerin 16’sı, diğer 85 kişiden farklı bir tarayıcı kullanılarak ve farklı tarama parametreleriyle tarandı.
Bu taramalarda bir alan göze çarpıyordu: beynin vücuttan biyolojik sinyalleri (kalp atış hızı gibi) aldığı ve duyguları işlemekle ilgili beynin bir kısmına, singulat kortekse sinyaller gönderdiği bilinen bir bölümü olan anterior insula.
Depresyonu olanların dörtte üçünde, sinyaller duygusal işlemleme bölgesinden ön insulaya geri döndü. Dahası, depresyon seviyesi ne kadar yüksekse, o kadar çok sinyal yanlış yola gönderildi.
Mitra, “İlişkide gönderenin ve alıcının kim olduğunu gördük, birinin depresyonda olup olmadığı açısından gerçekten önemli görünüyor. Neredeyse nasıl hissedeceğine çoktan karar vermişsin ve sonra hissettiğin her şey bunun içinden süzülüyormuş gibi. Ruh hali birincil hale geldi.” diyor.
Bu, depresyon hakkında bildiklerimizle örtüşüyor. Ön insula tarafından bildirilen tipik olarak zevkli aktiviteler, beynin diğer yönde çalışması yerine ruh halimizi belirleyen kısmından gelen baskın sinyaller tarafından geçersiz kılınır.
Depresyonlu hastaların çoğunda, beyin sinyallerinin tekrar doğru yönde hareket etmesini sağlamak için bir haftalık SNT tedavisi yeterliydi.
Bu karmakarışık beyin aktivitesi, depresyonu olan herkeste bulunmayacak olsa da, araştırmacılar bunun SNT’nin yardımcı olacağı kişileri belirlemeye yardımcı olabileceğini söylüyor. Daha fazla analiz, depresyonlu kişilerde beyin sinyalinin nasıl değiştiği hakkında daha fazla bilgi verebilir.
Bu beyin sinyali düzeltmesinin ne kadar kalıcı olabileceğini bilmiyoruz ve ekip bu yüzden bunu daha geniş bir insan grubu üzerinde test etmek istiyor.
Louis, Missouri’deki Washington Üniversitesinden nörolog Marcus Raichle, “Depresyon gibi davranışsal durumları görüntüleme ile yakalamak zor olmuştur, çünkü bariz bir beyin lezyonunun aksine, bunlar beynin çeşitli bölümleri arasındaki incelikli ilişkilerle ilgilenirler. Teknolojinin artık anlamaya çalıştığımız sorunların karmaşıklığına yaklaşması inanılmaz umut verici.” diyerek yapılan araştırmalar hakkında görüşünü dile getiriyor.
Derleyen: Ceren Korkmaz


