HAARP anten dizisi ile Dünya’nın yakınından geçen bir asteroide radyo darbeleri göndererek gök cisminin iç kısmı hakkında bilgi edinmek amaçlanıyor.
Alaska, Gakona’da bulunan Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı (HAARP), gökyüzüne ve ötesine güçlü yüksek frekanslı radyo darbeleri gönderebilen 180 antenden oluşur. Tesis 1990’larda kurulduğunda hava durumunu kontrol etmek veya doğal afetleri tetiklemek için kullanıldığı iddialarıyla komplo teorilerinin hedefi oldu.
Aslında bilim insanları, HAARP’ı Dünya atmosferinin plazma ve güneşten gelen elektromanyetik radyasyonla etkileşime giren üst bölgesi olan iyonosferi araştırmak için kullanıyor.
Geçtiğimiz aralık ayı sonunda gerçekleştirilen deneylerden biri, o sırada Ay’ın mesafesinden iki katı uzaklıktan geçen bir asteroide uzun radyo dalgalarından oluşan güçlü darbeler göndermekti. Deneyin amacı, asteroidin iç kısımları hakkında bilgi edinmekti.
Projenin baş araştırmacısı ve NASA’nın Güney Kaliforniya’daki Jet İtiş Gücü Laboratuvarı’nda radar sistemleri mühendisi olan Mark Haynes yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki birkaç hafta boyunca verileri analiz edeceğiz ve sonuçları önümüzdeki aylarda yayımlamayı umuyoruz. Bu deneyle ilk kez bu kadar düşük frekanslarda bir asteroit gözlemi denenmiş oldu.” dedi.
2010 XC15 olarak bilinen asteroit yaklaşık 150 metre genişliğinde ve potansiyel olarak tehlikeli sınıfında.
Asteroidin içindeki madde dağılımı hakkında veri toplamak, mühendislerin ihtiyaç duyulması halinde daha etkili bir saptırma görevi tasarlamalarına yardımcı olabilir. NASA böyle bir yaklaşımı geçen yıl eylül ayında Double Asteroid Redirection Test (DART) uzay aracının Dimorphos adlı bir asteroid uydu parçasının yörüngesini ana uzay kayası Didymos’un etrafında başarıyla değiştirmesiyle test etti. Ancak DART, kaya hakkında neredeyse hiçbir şey bilmezken Dimorphos’a çarptı.
HAARP, 27 Aralık’ta gerçekleştirilen deney sırasında 12 saat boyunca 2010 XC15’e radyo dalgaları göndermeye devam etti. Dünyanın dört bir yanındaki amatörler tarafından işletilenler de dahil olmak üzere bilimsel radyo antenleri, sinyallerin geçtiği ortamın yanı sıra asteroidin özelliklerini anlamaya yardımcı olmak için geri dönen sinyalleri dinledi.
Asteroitleri incelemenin en yaygın yöntemleri ya optik teleskopları ya da çok daha kısa dalga boylarında radyasyon ileten radyo teleskopları içerir. Ancak araştırmacılar, bu tekniklerin hiçbirinin bir asteroidin içine bakamayacağını söyledi. Optik teleskoplar yalnızca asteroitlerin doğal olarak yansıttığı ışıktan görsel bilgi alırken, daha kısa dalga boylarına sahip radyo darbeleri uzay kayalarının yüzeylerinden sekerek yalnızca dış şekilleri hakkında bilgi verir.
HAARP ekibi daha önce Ay’ı ve Jüpiter’i hedef alan deneyler gerçekleştirmişti.
Derleyen: Arda Yardımsever


