Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi ve Reasons to Stay Alive gibi kitaplarıyla milyonları etkileyen, zihin sağlığı üzerine en samimi seslerden biri. Big Issue dergisiyle yaptığı söyleşide, gençliğindeki zorlukları, çöküşünü ve bugünlere nasıl geldiğini anlatıyor. Dijital çağda sürekli “daha iyi bir versiyon” arayışında olduğumuz günlerde, onun sözleri hem teselli hem de hatırlatma niteliğinde: Değişim mümkün, sabır şart ve en önemlisi, şu an hissettiğin karanlık sonsuza dek sürmeyecek.
On altı yaşım benim için berbat bir yaştı, bir sürü şey üst üste gelmişti. Tabii GCSE sınavlarının normal stresi vardı. Biraz kaybolmuş hissediyordum, aileme de zorluk çıkarıyordum. 16 yaşımda hırsızlık yüzünden tutuklandım. 11 yaşından beri ara ara hırsızlık yapıyordum ve bu biraz kompulsif bir hal almıştı. Sanırım stresle başa çıkma yolumdu bu. Artık ADHD teşhisim var ama tabii 80’lerde böyle bir teşhis yoktu. Bilmediğim bir sürü şey dönüyordu içimde.
Sigara içmeye, içki içmeye ve Blockbuster Video’nun arkasında benzin koklamaya başladım; tam bir serseriydim. O yıl ninem öldü. On altı yaşımla ilgili pek güzel anım yok.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





