Serimizin ilk bölümünde internette insanların azınlığa düştüğünü rakamlarla gördük. Bu bölümde, o rakamların en hızlı büyüyen kalemini yakından tanıyoruz: ajanlar. Bir yılda istekleri yüzde 1.700 artan bu yeni tür tam olarak nedir, ne ister — ve hayatınıza nasıl girecek?
En yalın hâliyle ajan (agent), sizin adınıza iş bitiren yapay zekâdır. Sohbet botuyla farkını bir benzetmeyle anlatalım: Sohbet botu, sorduğunuzda yol tarif eden biridir; agent ise direksiyona geçip sizi oraya götüren şoför. “Önümüzdeki ay için uygun fiyatlı Ege oteli bul, fiyatları takip et, düşünce haber ver” dersiniz; o siteleri gezer, karşılaştırır, gerekirse form doldurur ve size sonucu getirir. Bu sırada onlarca web sitesini ziyaret eder — ama o sitelere giren “siz” değilsinizdir; sizin dijital vekilinizdir.
Bu bir gelecek senaryosu değil; bu haftaların gündemi. Google’ın yeni araması, kullanıcı adına arka planda araştırma yapan “bilgi ajanları” görevlendiriyor. Sohbet asistanlarınız bir soruya cevap verirken sayfaları sizin yerinize açıp okuyor. Alışverişte Amazon’un altyapısıyla kurulan asistanlar, “kız kardeşime 200 doların altında mezuniyet hediyesi” diyen müşteriye sepet hazırlıyor — üstelik sohbetle alışverişin klasik aramaya göre 3,5 kat fazla satışa dönüştüğü ölçülmüş durumda. Yazılımda ise onlar dosya düzenleyip kod yazıyor, test çalıştırıyor. Cloudflare’in tespitiyle söylersek: Arama, insanın vakit ayırdığı bir “durak” olmaktan çıkıyor; bir sistemin tek soruya cevap için onlarca kez başvurduğu bir “altyapı hizmetine” dönüşüyor.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





