Her şeyden haberdar olmak için ekranı açıyoruz; her şeyi kaçırdığımız hissiyle kapatıyoruz. Bildirimler, kısa videolar, grup sohbetleri, Slack kanalları… Günde onlarca kez “bakmam lazım” diye elimiz telefona gidiyor. Günün sonunda ise çok yorulmuş dijital tükenmişlik ile yüzleşmiş ama garip şekilde “hiçbir şey yapmamış” hissedebiliyoruz.
Sosyal medya platformlarının, haber sitelerinin, oyunların ve iletişim uygulamalarının ortak bir hedefi var: Ekranda kalma süremiz.
Bütün tasarım kararları; sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, “bir tane daha izle” önerileri, acil gibi görünen bildirimler bu tek hedefe çalışıyor.
Biz ise aynı anda iş yetiştirmeye, gündemi takip etmeye, arkadaşlarımızdan kopmamaya, bir yandan da “kendimize zaman ayırmaya” çalışıyoruz.
Bu çelişki, dikkat ekonomisini aslında “dikkat savaşına” çeviriyor. Savaşın ortasında kalan da cihazlar değil, biziz.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





