Yapay zekâ girişimi Perplexity AI, beklenmedik bir şekilde Google’ın popüler tarayıcısı Chrome’u satın almak için 34,5 milyar dolarlık teklif sundu. Bu gelişme, teknoloji devinin ABD hükümetine karşı kaybettiği antitröst davası sonrası, mahkemenin Chrome’u elden çıkarmasını zorunlu kılabilecek olası bir karar arifesinde geldi.
Detaylar haberimizde…
Bu teklifin en şaşırtıcı yönlerinden biri ise Perplexity’nin mevcut piyasa değerinin 18 milyar dolar olması. Wall Street Journal’ın haberine göre şirket, aralarında büyük ve ismi açıklanmayan bazı risk sermayesi fonlarının da bulunduğu birçok yatırımcının bu satın alma işlemini tamamen finanse etmeyi kabul ettiğini duyurdu.
Perplexity CEO’sundan Sundar Pichai’ye Resmî Mektup
Perplexity CEO’su Aravind Srinivas, 12 Ağustos’ta Google ve Alphabet CEO’su Sundar Pichai’ye gönderdiği mektupta teklifin ayrıntılarını paylaştı. Variety tarafından elde edilen mektupta Srinivas, teklifin amacını şu sözlerle ifade etti: “Bu teklif, kamu yararı açısından en yüksek düzeyde bir antitröst çözümünü sağlamak ve Chrome’u yetkin, bağımsız bir operatöre teslim etmek için hazırlanmıştır.”
Perplexity, teklifin bir parçası olarak 24 ay içinde 3 milyar dolarlık yatırım yapmayı taahhüt etti. Bu yatırım; güvenilirlik, performans, güvenlik ve müşteri destek kapasitesinin artırılması alanlarında kullanılacak. Ayrıca şirket, Google’daki belirli kilit personelin “büyük çoğunluğunu” işe almayı ve bu çalışanlara tutundurma teşvikleri sunmayı planladığını belirtti.
Mektupta ayrıca Pichai’den, Google’ın teklif koşullarını kabul ettiğini 15 Ağustos 2025 saat 18.00 (Pasifik saati) öncesine kadar imzalayıp geri göndermesi talep edildi. Google temsilcileri ise, teklif hakkındaki yorum taleplerine yanıt vermedi.

Perplexity’nin Hızlı Yükselişi ve Hukuki Sorunlar
2022’de kurulan Perplexity, kısa sürede “cevap motoru” yaklaşımıyla adından söz ettirdi; şirket, arama sonuçlarını tek tek linkler yerine kaynak göstererek özetleyen bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bu stratejinin devamı olarak piyasaya sürülen Comet adlı yapay zekâ destekli tarayıcı, kullanıcıların tek pencerede hem gezinip hem de sorularına yanıt almasını amaçlıyor. Bu vizyon, yoğun rekabetin yaşandığı tarayıcı pazarında dikkat çekse de, veri kullanımı ve içerik lisansları açısından soruları da beraberinde getiriyor.
Perplexity, 2024 sonbaharında önemli bir hukuki meydan okumayla karşılaştı. Dow Jones & Co. (Wall Street Journal’ın yayıncısı) ile New York Post, federal düzeyde açtıkları davada şirketi, yayıncıların telifli içeriklerini geniş ölçekte izinsiz kopyalamak ve böylece “müşterileri ve kritik gelirleri hak sahiplerinden uzaklaştırmakla” suçladı. Şikâyette, yapay zekânın ürettiği çıktılarda telifli içeriğin “yeniden ifade edilse dahi eserin özünü taşıdığı” ve bunun haksız rekabete yol açtığı savunuldu.
Perplexity cephesi ise bu iddiaları “dar görüşlü, gereksiz ve kendi kendini baltalayan” olarak niteleyip, davadan “hayal kırıklığı ve şaşkınlık” duyduklarını açıkladı. Şirket, ürünlerinin alıntıları ve özetleri kaynak atfıyla birlikte sunduğunu, kullanıcıyı asıl içeriğe yönlendirdiğini ve telif hukukuna aykırı bir niyet taşımadığını savunuyor. Buna karşın, yayıncılar yapay zekâ çıktılarının pratikte “ikame tüketim” yarattığını, abonelik ve reklam gelirlerini aşındırdığını belirtiyor.
Bu davanın olası sonuçları, yalnızca Perplexity’yi değil; AI ve yayıncılık ekosisteminin tamamını ilgilendiriyor. Mahkemenin vereceği bir lisanslama veya teknik sınırlama kararı; robots.txt kurallarına daha katı uyum, tarama hızlarının düşürülmesi, içerik kullanımına dair ayrıntılı denetim/kayıt mekanizmaları ve hatta seçili içerikler için zorunlu lisans anlaşmaları gibi yükümlülükleri beraberinde getirebilir. Öte yandan, tarafların bir uzlaşma yoluna giderek belli içerik kategorilerinde ücretli lisans ve daha görünür kaynak atfı gibi ara çözümler üretmesi de gündemde.

ABD Adalet Bakanlığı’nın Google’a Yönelik Baskısı
Google’ın kaybettiği antitröst davasında mahkeme, şirketin arama pazarında tekel gücünü hukuka aykırı biçimde pekiştirdiğine hükmetti; dosya şu anda çözüm aşamasında. Bakanlığın önerdiği olası çözümler arasında, kullanıcılara daha fazla seçim sunan davranışsal yükümlülükler kadar, daha sert yapısal adımlar da bulunuyor. Bu bağlamda, Chrome’un elden çıkarılması seçeneği, rekabet otoritelerinin masasında güçlü bir ihtimal olarak tartışılıyor.
Chrome’un elden çıkarılması, teknik ve operasyonel olarak ciddi bir dönüşüm demek. Chrome; açık kaynaklı Chromium üzerine inşa edilen, Google hizmetleriyle (Güvenli Gezinti, senkronizasyon, hesap entegrasyonu) sıkı bağlara sahip bir dağıtım. Olası bir devrin ardından;
- Güncelleme altyapısı (ör. otomatik güncellemeler),
- Güvenlik hatalarının bildirim ve yamalanma süreçleri,
- Veri gizliliği ve telemetri politikalarının yeniden tanımlanması
- Eklenti ekosistemi ve Chrome Web Mağazası’nın sürekliliği gibi konular hızla çözüme kavuşturulmak zorunda kalacak.
Perplexity’nin teklifinde yer alan “kilit personelin büyük çoğunluğuna iş teklifi” ve 24 ayda 3 milyar dolarlık yatırım taahhüdü, tam da bu geçişin aksamadan yürütülmesine dönük bir güvence olarak okunabiliyor. Yine de, böylesi bir devir gerçekleşirse varsayılan arama motoru sözleşmeleri, kullanıcıya seçim ekranı sunulması ve tarafsızlık taahhütleri gibi rekabeti gözeten şartların uygulanması beklenebilir.
Regülasyon boyutunda yalnızca ABD değil; AB’nin Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi çerçeveler de etkili olabilir. Uluslararası ölçekte farklı düzenleyicilerin onayı, bir elden çıkarma sürecini çok yargılı ve çok aşamalı hâle getirebilir. Ayrıca Google’ın olası bir itiraz/temyiz yoluna gitmesi, zamanlamayı daha da uzatabilir. Buna karşın, mahkeme bu ay içinde çözüm yönünde bir karar açıklarsa, tarafların hızlı bir geçiş planı üzerinde çalışması gerekiyor.
Derleyen: Gamze Büyükkaya Tunçay


