Sam Altman, ailelerin takvimini ChatGPT’ye bağlayıp çocuklara sabah podcastı önerdi. Tepkiler gösterdi ki mesele verimlilik değil: Kapitalizm, ebeveynle çocuk arasındaki son plansız dakikaları bile ürüne çevirmek istiyor.
Fatma Sayoğlu Yorumladı
Sabah okula giden bir araba düşün. Radyoda hiçbir şey çalmıyor, telefon elde değil. Sadece sen ve çocuğun varsınız, camdan geçen sokaklar ve aranızdaki o gevşek, plansız konuşma: dün gece gördüğü rüya, arkadaşıyla küçük bir kavga, bugünkü maçtan önce hissettiği heyecan. Kısa, dağınık, bazen sıkıcı ama tamamen size ait birkaç dakika. Kimsenin faturalandırmadığı, hiçbir şirketin ölçmediği bir zaman dilimi.
Sam Altman’a göre bu birkaç dakika, bir ürüne dönüştürülmeyi bekliyor.
Altman aslında ne önerdi?
OpenAI CEO’su, 31 Temmuz’da X’te paylaştığı bir fikirle gündeme oturdu: Aile takvimini ve çocukların ilgi alanlarını ChatGPT’ye bağla, sistem her sabah okula giderken dinlenecek kişisel bir podcast hazırlasın. İçerik, o günkü futbol maçını, yaklaşan bir doğum gününü, birkaç güncel haberi anlatsın. Kulağa pratik geliyor, değil mi? Ebeveynler yorgun, sabahlar kaotik, herkesin aklında bin iş var — tam da bir “verimlilik çözümü”nün girmesi gereken boşluk.
Ama gönderi binlerce yanıt aldığında ortaya çıkan tepki, pratiklikle ilgili değildi.
Tepkiler neden bu kadar sert oldu?
Gravity Falls’un yaratıcısı Alex Hirsch’in yanıtı 200 binden fazla beğeni topladı, üstelik tek cümlelik: “Ya sadece çocuklarınızla konuşsanız?” Oyun geliştiricisi Sean Gause, “Babam bana doğum günüm için AI podcast üretiyor, benimle konuşmak yerine” diye yazdı. Business Insider’dan Katie Notopoulos ise meseleyi belki de en net şekilde özetledi: Arabada çocuğunuzla konuşmak, ebeveynliğin en keyifli anlarından biri.
Bu tepkilerin ortak noktası şuydu:
- Kimse “teknoloji kötüdür” demiyordu.
- Kimse ChatGPT’nin haber özetleyemeyeceğini iddia etmiyordu.
- Herkesin itirazı aynı yere gidiyordu: Bu bir verimlilik sorunu değil, bir meta(laştırma) sorunu.
Bunu bir “ürün fikri” yapan şey
Burada asıl ilginç olan, önerinin kendisinden çok, onu doğuran refleks. Kapitalizm, uzun zamandır kâr edecek yeni alan ararken aynı soruyu soruyor: Hâlâ optimize edilmemiş, hâlâ birine satılmamış hangi zaman dilimi kaldı? İş saatleri çoktan verimlilik yazılımlarına, boş vakit çoktan içerik platformlarına, hatta flört bile (bu köşede daha önce yazdığım “chatfishing” gibi) çoktan yapay zekâ destekli mesajlaşmaya devredildi. Geriye kalan son “ham” bölgelerden biri, ebeveyn ile çocuk arasındaki o plansız, verimsiz, hiçbir çıktısı olmayan birkaç dakikaydı.
Ve tesadüf değil: TechCrunch’a göre OpenAI, tam da bu sırada aileler için tüketici deneyimleri geliştirecek bir ürün yöneticisi arıyor. Yani bu bir kullanıcı ihtiyacı analizi değil, bir pazar genişlemesi. Şirket, “ebeveynler yorgun” gerçek sorununu görüp çözüm üretmiyor; henüz parayla ölçülmemiş bir insan ilişkisini görüp “burada da bir ürün olabilir” diyor. Fark küçük görünebilir ama sonucu büyük: Birincisinde teknoloji sizin hayatınıza hizmet eder, ikincisinde hayatınızın kendisi bir hizmet haline gelir.
Otomasyonun asıl bedeli
Sabah arabası, kimsenin planlamadığı, senaryosu olmayan bir zaman dilimi. Tam da bu yüzden değerli: Çocuk orada, ekran yok, gündem hazır değil, konuşma nereye giderse oraya gidiyor. Bunu bir podcasta devretmek, “daha iyi içerik” sunmak değil; kendiliğinden olan bir şeyi kürasyonlu, ölçülebilir, abonelik modeline uygun bir şeyle değiştirmek.
Kapitalizmin verimlilik mantığında her boşluk bir “kayıp” olarak görünür — doldurulmamış zaman, satılmamış fırsat. Ama ebeveynlikteki en değerli anların çoğu tam olarak bu “kayıp” zamanlardan çıkıyor. Bir çocuğun sıkılıp da anlattığı o dağınık hikâye, hiçbir podcastin üretemeyeceği bir şey, çünkü değeri verimlilikte değil, kimin dinlediğinde.
Bu ilk deneme değil
Altman’ın bu önerisi tek seferlik bir fikir değil. Aralık 2025’te Jimmy Fallon Show’da “yeni doğan bir bebeği ChatGPT olmadan nasıl büyüteceğimizi hayal edemiyorum” demişti. Altman’ın kendisinin henüz okul çağına gelmemiş bir çocuğu olması da bazı kullanıcılar tarafından “bu öneriyi pratikte hiç denemedi” şeklinde eleştirildi. Yani elimizde, gündelik hayatı hiç yaşamamış birinin, gündelik hayatın en insani anını bile bir ürün kategorisi olarak gördüğü bir tablo var.
Son bir not
Bu tartışmayı “AI ebeveynliğe müdahale ediyor” başlığına indirgemek kolay ama eksik olur. Asıl mesele yapay zekânın kendisi değil, her boş zamanı, her sessizliği, her “verimsiz” anı bir ürüne çevirme isteğinin artık aile içine kadar uzanmış olması. Bugün sırada sabah arabası var; yarın hangi anımız “henüz optimize edilmemiş bir fırsat” olarak görülecek? Belki de asıl direnç noktası burası: Bir şeyin satılabilir olması, satılması gerektiği anlamına gelmiyor. Bazı dakikaların hiçbir çıktısı olmaması, tam olarak onları değerli yapan şey.
Bu yazıda yer alan görüşler yazara aittir ve dijitaliyidir’in editöryal politikasını yansıtmayabilir.
KAYNAKLAR:
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





