2021'de asteroit kuşağında bulunan bir gök cisminin, buzlu bileşimi ve Güneş'e yakınken kuyruklu yıldız benzeri davranışları ile ayırt edilen bir ana kuşak kuyruklu yıldızı olduğu doğrulandı.
Curtin Üniversitesi araştırmacıları, asteroit Bennu'nun örneklerinin ilkel kimyasal bileşimi ve güneş sisteminin erken dönemine dair ipuçlarını ortaya koyduğunu keşfetti.
Bu bulgular, Bennu'nun Dünya'ya su taşımadaki potansiyel rolünü vurgulamakta ve gezegen oluşumu ve asteroitle ilgili gelecekteki uygulamalar hakkında bilgiler sunmaktadır.
Yakın zamanda yapılan bir çalışma, Bennu'ya yapılan milyar dolarlık NASA görevi sırasında toplanan örneklerden elde edilen ilk bulguları açıkladı ve araştırma ekibi için beklenmedik birkaç sonucu ortaya çıkardı.
Keşfedilen üç uydudan Uranüs'ün yörüngesinde yer alan bir, Neptün'ün yörüngesinde yer alan ise iki adet uydu Güneş sisteminin yeni sakinleri oldu. Sayısal tanımlamalarına bakılacak bu yeni üç uyduya önümüzdeki yıllarda resim, edebiyat ve mitolojiden esinlenilerek isimler verilecek. Uranüs uydularının bir çoğunda olduğu gibi S/2023 U1 uydusu da William Shakespeare'in oyunlarından bir karakterin adını, Neptün'ün uydusu ise Yunan mitolojisinden bir isim alacak.
SOFIA kızılötesi teleskopundan elde edilen verilerin kullanıldığı yeni bir çalışmada, uzmanlar Iris ve Massalia asteroitlerinde su keşfetti. Güneybatı Araştırma Enstitüsünden ve makalenin Başyazarı Dr. Anicia Arredondo, spektral çizgilerin gücüne dayanarak asteroitlerdeki suyun hacminin ve yaygınlığının Ay'da bulunanla tutarlı olduğunu doğruladı.
Suyun Güneş Sistemindeki dağılımını tam olarak anlamak için daha fazla analiz yapılması gerekiyor ancak çalışmanın ardından ekip şimdi daha fazla bilgi edinmek için daha kaliteli optiklere ve çok daha iyi bir sinyal-gürültü oranına sahip olan James Webb Uzay Teleskobu'nu kullanacak.
2023'te James Webb Uzay Teleskobu ve NASA'nın Juno'su gibi uzay araçları tarafından birçok kozmik manzaralar çekildi.
NASA'nın Ingenuity helikopteri, Mars manzaraları üzerinde süzülerek insan keşiflerinin izlerini ortaya çıkardı; James Webb Uzay Teleskobu'nun kızılötesi yetenekleri, Fomalhaut ve Uranüs gibi yıldızların etrafındaki halkaları açığa çıkararak bu uzak gök cisimlerinin eşi benzeri görülmemiş görüntülerini sunuyor.
Kuyruklu yıldızların en ünlüsü olan Halley Kuyruklu Yıldızı 9 Aralık günü Güneş’e en uzak noktasına ulaşacak. En son 2003 yılında gözlemlenen kuyruklu yıldızı o tarihten beri kimse göremedi. Kuyruklu yıldıza ilişkin ilk gözlemlerin milattan önce 467 yılın da Çin’de yapıldığı biliniyor.
Gök bilimciler, Dünya'dan 100 ışık yılı uzaklıkta, milyarlarca yıldır değişmemiş 6 gezegenden oluşan bir Güneş sistemi keşfetti. Sistemdeki gezegenlerin hepsi yaklaşık aynı boyutta. Gezegenler, yaklaşık 12 milyar yıl önce oluştuğu için çok az yapısal değişikliğe sahip. Bu sistem, bilim insanlarına yaşam barındırabilecek gezegenleri incelemek için ideal koşullar sunuyor.
Araştırmacılar, Theia adı verilen Mars büyüklüğündeki bir protoplanetin yaklaşık 4,5 milyar yıl önce ilkel Dünya'ya çarpması sonucu Ay’ın oluştuğundan şüpheleniyorlardı.
Kelimenin tam anlamıyla Dünya'yı paramparça eden bu olay, büyük miktarda enkazı parçalayarak sonunda gezegenimizin yalnız uydusunu oluşturdu.
Güneş sistemimizdeki en küçük gezegen olan Merkür, küçülmeye devam ediyor. Yeni araştırmalar, gezegenin çekirdeğinden gelen ısının yüzeydeki yeni çatlaklarla birlikte kaybolduğunu gösteriyor. Söz konusu çatlaklar, yamaçların son 300 milyon yıl içinde hareket ettiğine dair kanıtlar sunuyor.
Papua Yeni Gine kıyılarında bulunan bir tutam küçük boncuk, Güneş'imiz olmayan bir yıldızın etrafından ışık yıllarını aşarak gelen, oldukça ilginç bir geçmişe sahip bir kayadan gelmiş olabilir.
Sonuçlar henüz uygun bir şekilde gözden geçirilmemiş olsa da bilim camiasında şimdiden tartışmalara yol açıyor.
Gezegenin en derin bulutlarında yayılan “tsunami” görünümlü devasa atmosfer dalgasının, Venüs'ün hızlı hareket eden atmosferinin ivmelenmesinde çok önemli bir rol oynayabileceğine inanılıyor.