Araştırmacılar ameliyattan önce yağlı yiyecekler tüketmenin, ameliyat sonrası bilişsel düşüşle ilişkilendirilen iltihabi süreçleri kötüleştirebileceğini ve hafıza bozukluklarını uzatabileceğini gösteren yeni bir çalışma yaptı. Araştırma, yüksek yağlı diyetle beslenen farelerin, ameliyat sonrası en az iki hafta süren kalıcı hafıza bozuklukları gösterdiğini ortaya koydu. DHA omega-3 yağ asidi takviyelerinin ise bu iltihap tepkisini azalttığı ve hem genç hem de yaşlı farelerdeki hafıza sorunlarını önlediği belirlendi.
Fareler hayal güçlerini insanlara benzer bir şekilde kullanabiliyor, yani düşünceleri her zaman hemen gözlerinin önünde olana sabitlenmiyor, aynı zamanda uzayda ve zamanda seyahat edebiliyor. Araştırmacılar farelere özel bir beyin-makine arayüzü takarak, hipokampüs sistemlerindeki 'hayali' bir aktivite aracılığıyla sanal gerçeklik ortamındaki hareketlerini haritalandırdı. Fareler etrafta 'hareket ettikçe' beyin aktiviteleri izlendi ve sanal gerçeklikteki yerleri hipokampüs aktivitesi ile ilişkilendiren kişiselleştirilmiş bir "düşünce sözlüğüne" çevrildi. Eğer fareler farklı bir yerde olduklarını hayal edebiliyorlarsa, gelecekte de bir şeyler hayal edebilirler ya da geçmişten bir şeyler hatırlayabilirler.
Bilim insanları, beynimizin epizodik anıları (önceki bir deneyimin uzun vadeli, bilinçli hafızası) nasıl depoladığına dair yeni bilgiler keşfetti. Çalışma; Glasgow Üniversitesi, Birmingham Üniversitesi ve Erlangen Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütüldü.
Basel Üniversitesindeki araştırmacılar, yaklaşık 1.500 katılımcının yer aldığı hafıza üzerine dünyanın en büyük fonksiyonel görüntüleme çalışmasını yaparak hipokampus gibi belirli beyin bölgelerindeki aktivite ile hafıza performansı arasında doğrudan bir bağlantı buldu. Daha iyi hafızaya sahip bireylerde daha güçlü beyin aktivasyonunu ortaya çıkaran bulgular, biyolojik özellikleri beyin sinyallerine bağlayan gelecekteki araştırmaları etkileyebilir.
Yeni araştırmalar, nefes alma düzenlerinin hafıza oluşumunu ve beyin fonksiyonlarını önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.
Çalışma, vücudun doğal solunum davranışı olan medüller solunum aktivitesinin rolünü vurguluyor.
Tekrarlayan ve söylemesi kolay şarkıların genellikle akla daha çok takıldığı gözlemlendi.
Tekrarlayan sözlerin fazla olması nedeniyle özellikle çocuk şarkıları daha akılda kalıcı.
Kaygılı insanların, bu durumu daha sık deneyimleme ihtimalleri bulunur.