ABD Enerji Bakanlığı (DOE), Trump atamasıyla “iklim değişikliği”, “yeşil”, “emisyonlar” gibi terimleri resmi yazışmalarda yasakladı. Politico’nun 28 Eylül 2025 raporuna göre, bu liste, Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Ofisi’nde (EERE) uygulanıyor ve iklim politikalarını bastırmayı amaçlıyor. Yasak, Trump’ın BM’deki “yeşil enerji dolandırıcılığı” eleştirisinden hemen sonra geldi; küresel yenilenebilir yatırımlar ise rekor kırıyor.
Detaylar haberimizde…
Yasak Liste ve Uygulama Detayları
ABD Enerji Bakanlığı, 27 Eylül 2025’te Rachael Overbey imzalı bir e-posta ile “kaçıınılması gereken kelimeler” listesini güncelledi. Liste, EERE çalışanlarına “Yönetimin bakış açısı ve öncelikleriyle uyumsuz terminolojiden kaçının” talimatı veriyor. Yasaklanan terimler arasında:
- İklim değişikliği (climate change)
- Yeşil (green)
- Karbonsuzlaştırma (decarbonization)
- Enerji geçişi (energy transition)
- Sürdürülebilirlik/sürdürülebilir (sustainability/sustainable)
- Emisyonlar (emissions)
- Sübvansiyonlar/vergi indirimleri/vergi kredileri (subsidies/tax breaks/tax credits)
- Karbon ayak izi (carbon footprint)
- Temiz (clean)
- “Kirli” enerji (“dirty” energy)
Politico’nun haberine göre, “emisyonlar” kelimesi, negatif çağrışım yaptığı için yasaklandı; 2007 ABD Yüce Mahkemesi kararı sera gazlarını hava kirletici olarak tanımlasa da, bu liste iklim bilimini bastırıyor. DOE sözcüsü Ben Dietderich, “Bu kelimeler yasaklanmadı, e-postayı inceliyoruz” dese de, Politico e-postayı elde etti.

Trump Yönetimi ve Politik Bağlam
Yasak, Trump‘ın 24 Eylül 2025 BM Konuşması’ndan günler sonra geldi; Trump, güneş, rüzgar ve batarya yatırımlarını eleştirdi: “Yeşil aldatmacasından uzaklaşmazsanız ülkeniz başarısız olacak.” Enerji Bakanı Chris Wright (eski petrol CEO’su), yenilenebilir fonları iptal etti; bu, 1973 enerji krizine yanıt olarak kurulan EERE’nin (yenilenebilir enerji yatırımı) misyonuna ters.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarif ettiği dünya, dinleyiciler arasında bulunan pek çok dünya liderinin mücadele ettiği dünyayla örtüşmüyordu. Bilim insanlarının uzun süredir gözlemledikleri ile de uyuşmuyordu.

Trump, “Bu ‘iklim değişikliği’, bana göre dünya üzerinde yapılmış en büyük dolandırıcılıktır. Birleşmiş Milletler ve diğer pek çokları tarafından, çoğu zaman kötü nedenlerle yapılan tüm bu tahminler yanlıştı. Aptal insanlar tarafından yapılan bu tahminler ülkelerine servet kaybettirdi ve aynı ülkelere başarı şansı vermedi. Eğer bu yeşil aldatmacadan uzaklaşmazsanız, ülkeniz başarısız olacaktır.” dedi.
Ada ülkesi Palau’nun büyükelçisi ve Küçük Ada Devletleri Örgütü’nün başkanı Ilana Seid de dinleyiciler arasındaydı. Trump ve ABD’den beklediklerinin bu olduğunu söyledi.
İklim değişikliği konusunda harekete geçmemenin “en savunmasız olanlara ihanet” olacağını da sözlerine ekleyen Malawi’li Evans Davie Njewa, “dünyadaki masum insanların hayatlarını tehlikeye atıyoruz,” dedi.
İklim bilimi konusunda dünyanın en üst organı olan Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) başkan yardımcısı olan Adelle Thomas, 2012 yılında Sandy Kasırgası Karayipler’i ve New York’u vurduğunda “iklim felaketinin yıkımını” ilk elden yaşadığını söyledi.
“Dünya çapında milyonlarca insan iklim değişikliğinin hayatlarına getirdiği yıkıma tanıklık edebilir,” dedi.
“Kanıtlar soyut değil. Yaşanmış, ölümcül ve acil eylem gerektiriyor.”
Common Dreams’ın raporuna göre, bu, Trump’ın iklim değişikliğini reddetme serisinin parçası; EPA, sera gazı tehlike bulgusunu kaldırmaya çalışıyor. Times of India, Trump’ın Almanya’yı fosil yakıtlara dönmekle övdüğünü belirtiyor. Electrek, Wright’ı “petrol kuklası” diye eleştiriyor; bu, ABD’nin yabancı petrol bağımlılığını artırıyor.
Küresel Yenilenebilir Enerji ve Çelişki
Yasak, küresel trendlere ters: BloombergNEF’e göre, 2025 ilk yarısında yenilenebilir enerji yatırımları %10 artarak 386 milyar dolara ulaştı; offshore rüzgar ve küçük ölçekli güneş lider. Reuters, Trump’ın “yeşil scam” söylemine rağmen, AB ve Çin’in yenilenebilirde ABD’yi geçtiğini yazıyor. DOE, iklim değişikliğiyle mücadelede en büyük yatırımcıyken, bu liste bilimsel tartışmayı sansürlüyor.
Türkiye ve Küresel Etkiler
Türkiye’de, Enerji Bakanlığı yenilenebilir hedefleri 2025’te %30’a çıkardı; YEKA ihaleleri rüzgar ve güneş yatırımlarını hızlandırdı. Ancak, Trump’ın politikaları, küresel petrol fiyatlarını etkileyebilir; Brent petrolü 2025’te 80 dolara yaklaştı. Türkiye, AB Yeşil Mutabakatı’na uyum için emisyon hedeflerini sıkılaştırıyor; DOE benzeri sansür, uluslararası işbirliğini zorlayabilir.
X’te, “Trump’ın kelime yasağı, iklim bilimini inkar; Türkiye yeşil enerjiye odaklansın” tweet’i 200 bin etkileşim aldı. Hürriyet, ABD’nin iklim inkârının COP30’u etkileyebileceğini yazıyor.
Sonuç olarak, DOE’nun kelime yasağı, Trump’ın iklim reddini yansıtıyor; küresel yatırımlar ise yeşili destekliyor. Türkiye, kendi yenilenebilir yolunu izlemeli; bilimsel özgürlüğü savunun.


