Ana SayfaBilimVeri Depolamanın Geleceği DNA Mikrokapsüllerinde Yatıyor

Veri Depolamanın Geleceği DNA Mikrokapsüllerinde Yatıyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Verileri DNA’da depolamak kulağa bilim kurgu gibi gelse de yakın bir gelecekte gerçekleşecek. Veriler sabit sürücüde sıfırlar ve birler olarak değil, DNA’yı oluşturan baz çiftleri şeklinde depolanacak. Böyle bir veri merkezi, bugünkünden çok daha küçük bir laboratuvar gereksinimi oluşturacak.

Profesör Tom de Greef, ilk DNA veri merkezinin beş ila on yıl içinde çalışır durumda olacağını düşünüyor ve genel işleyişi şimdiden hayal edebiliyor: Binanın bir bölümünde yeni dosyalar DNA sentezi yoluyla kodlanacak. Başka bir bölüm, her biri bir dosya ile paketlenmiş geniş kapsül alanları içerecek. Bir robotik kol bir kapsülü çıkaracak, içindekileri okuyacak ve geri yerleştirecek.

Laboratuvarda bazlar, sentetik olarak üretilmiş DNA zincirlerini oluşturmak için belirli bir sırayla birbirine yapıştırılır. Şu anda veri merkezlerinde saklanan dosyalar ve fotoğraflar daha sonra DNA’da saklanabilir. Teknik şimdilik yalnızca arşiv depolaması için uygun çünkü saklanan verilerin okunması çok pahalı olduğundan DNA dosyaları oldukça küçük olmalı.

Veri depolama için DNA zincirlerini kullanma fikri 1980’lerde ortaya çıktı, ancak o zamanlar çok zor ve pahalıydı. Otuz yıl sonra, DNA sentezi yükselmeye başladığında bu teknik olarak mümkün oldu. Harvard Tıp Okulunda bir genetikçi olan George Church, 2011’de bu fikri detaylandırdı. O zamandan beri verilerin sentezi ve okunması katlanarak daha ucuz hâle geldi ve sonunda bu teknolojiyi pazara sundu.

DNA’da veri depolama birçok avantaj sunar. Örneğin, bir DNA dosyası çok daha kompakt bir şekilde saklanabilir ve verilerin ömrü de kat kat daha uzun olur. Fakat en önemlisi, bu yeni teknolojinin büyük ve çok fazla enerji tüketen veri merkezi ihtiyacını ortadan kaldırması. TU Eindhoven’da Biyomedikal Mühendisliği Bölümü ve Karmaşık Moleküler Sistemler Enstitüsünde (ICMS) çalışmakta olan Tom de Greef, üç yıl içinde dünya çapında çok fazla veri üreteceğimiz ve bunun yarısını depolayamayacağımız konusunda uzmanları uyardı.

Son yıllarda, De Greef ve grubu esas olarak saklanan verileri okumaya odaklandı. Halihazırda bunun için kullanılan ve ‘rastgele erişim’ adı verilen PCR yöntemi, hataya oldukça açık. Bu nedenle, bir seferde yalnızca bir dosya okunabilir ve bir dosyayı her okuduğunuzda veri kalitesi çok fazla bozulur.

Kapsüllerin devreye girdiği yer de burası. De Greef’in grubu, bir protein mikrokapsülü ve bir polimer geliştirdi. Ardından kapsül başına bir dosya tutturdu. De Greef, “Bu kapsüller, avantajlı termal özelliklere sahip. 50° derecenin üzerinde, kapsüller kendilerini kapatarak PCR işleminin her bir kapsülde ayrı ayrı gerçekleşmesini sağlar. Bu sayede hataya pek yer kalmaz. Buna ‘ısı ile sınırlı PCR’ adını verdik. Daha sonra sıcaklığı tekrar düşürürseniz kopyalar kapsülden ayrılır ve sabitlenmiş orijinal olanlar kalır. Yani orijinal dosyanızın kalitesi bozulmaz.” ifadelerini kullandı.

Laboratuvarda şimdiye kadar 25 dosyayı aynı anda önemli bir hata olmadan okumak mümkün oldu. Hepsi bununla sınırlı da değil. De Greef ayrıca veri kitaplığında aranmayı daha da kolaylaştırdı. Her dosyaya floresan bir etiket ve her kapsüle kendi rengi verildi. Böylece bir cihaz, daha sonra renkleri tanıyabilir ve bunları birbirinden ayırabilir. Bu, gelecekte kapsül havuzundan istenen dosyanın özenle seçilmesini sağlayabilir.

De Greef: “Geriye DNA sentezinin maliyetinin daha da düşmesini beklemek kaldı. O zaman teknik, uygulamaya hazır olacak.” dedi.

Derleyen: Nazlıcan Vatansever

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Z.AI’nin Kodlama Aracı ZCode, Geliştirici Dosyalarını Gizlice Yüklerken Yakalandı

Çinli yapay zeka şirketi Z.AI'nin kodlama asistanı ZCode, geliştiricilerin yerel dosyalarını izinsiz olarak Alibaba Cloud'a yüklerken yakalandı. Skandalın ardından şirket özür diledi ve aracın kaynak kodunu açık kaynak yaptı; ancak yüklenen verilerin akıbetine dair sorular hâlâ yanıtsız.

“RAMageddon” Etkisi: Apple iPhone ve Mac Fiyatlarını Artırdı

Yapay zeka veri merkezlerinin bellek çipi iştahı küresel DRAM kıtlığını derinleştiriyor. Apple, iPhone serisinde İngiltere'de 100 sterlin, ABD'de 100 dolar zam yaparken yeni Mac mini'nin fiyatı 899 dolara çıktı. Sektör bu krizi artık "RAMageddon" olarak anıyor.

Meta’nın Yapay Zeka Asistanı Muse’da Kritik Sıfır Gün Açığı Bulundu

Güvenlik araştırmacısı Patrick Wardle, Meta'nın masaüstü yapay zeka asistanı Muse'un macOS uygulamasında, yerel kötü amaçlı yazılımların dikte trafiğini ele geçirmesine olanak tanıyan bir sıfır gün açığı tespit etti. Açık, kimlik doğrulama bilgilerinin çalınmasına kapı aralayabiliyor.

Xiaomi’nin Açık Kaynak Yapay Zeka Modeli MiMo-V2.6-Pro Dünya Birincisi Oldu

Xiaomi'nin yeni MiMo-V2.6-Pro modeli, Artificial Analysis endeksinde açık ağırlıklı yapay zeka modelleri arasında zirveye çıktı. Model, xAI'ın Grok 4.7'siyle aynı puanı çok daha düşük maliyetle alıyor ve Çin'in yapay zekada ABD'yi geride bıraktığının yeni bir işareti oldu.

Buna benzer diğer içerikler

Z.AI’nin Kodlama Aracı ZCode, Geliştirici Dosyalarını Gizlice Yüklerken Yakalandı

Çinli yapay zeka şirketi Z.AI'nin kodlama asistanı ZCode, geliştiricilerin yerel dosyalarını izinsiz olarak Alibaba Cloud'a yüklerken yakalandı. Skandalın ardından şirket özür diledi ve aracın kaynak kodunu açık kaynak yaptı; ancak yüklenen verilerin akıbetine dair sorular hâlâ yanıtsız.

“RAMageddon” Etkisi: Apple iPhone ve Mac Fiyatlarını Artırdı

Yapay zeka veri merkezlerinin bellek çipi iştahı küresel DRAM kıtlığını derinleştiriyor. Apple, iPhone serisinde İngiltere'de 100 sterlin, ABD'de 100 dolar zam yaparken yeni Mac mini'nin fiyatı 899 dolara çıktı. Sektör bu krizi artık "RAMageddon" olarak anıyor.

Meta’nın Yapay Zeka Asistanı Muse’da Kritik Sıfır Gün Açığı Bulundu

Güvenlik araştırmacısı Patrick Wardle, Meta'nın masaüstü yapay zeka asistanı Muse'un macOS uygulamasında, yerel kötü amaçlı yazılımların dikte trafiğini ele geçirmesine olanak tanıyan bir sıfır gün açığı tespit etti. Açık, kimlik doğrulama bilgilerinin çalınmasına kapı aralayabiliyor.