Yazları Artış Göstermeye Başlayan Fırtınaların Sebebi Ne? 

  • İklim değişikliği ile dünya giderek ısınıyor. Bu durum, bazı bölgelerde olağan dışı hava olaylarına sebebiyet veriyor. 
  • Fırtınalar, sıcaklık artışı ile normalin dışında, daha kuzey bölgelerde artış gösterebilir. 

Yaz mevsimi, genellikle fırtınaların oluşması için mükemmel koşulları sağlamakta. Sıcak havalar, atmosferin daha fazla nem tutmasına olanak tanıyor ve bu nem, özellikle de gök gürültüsü ve şimşek üreten kümülonimbus bulutlarının oluşması için en uygun ortamı oluşturuyor. Ancak bu, her yerde geçerli değil. İklim değişikliği dünyayı giderek daha sıcak hale getirirken dünyadaki bazı bölgeler, bu fırtınalı havayı daha fazla yaşamaya başladı. 

Dünya çapında, her yıl tahminen 16 milyon fırtına yaşanıyor ve herhangi bir anda yaklaşık 2.000 fırtına meydana geliyor. Yalnızca ABD’de yılda yaklaşık 200.000 fırtına yaşanıyor ve fırtınaların yaklaşık %10’u şiddetli olarak sınıflandırılıyor. İklim değişikliği hava koşullarını bozduğu için hava durumlarında belirsizlikler yaşanıyor. Daha sıcak havanın daha fazla nem tutabileceği göz önüne alındığında ısınan bir gezegenin fırtınalar meydana geldiğinde daha yağışlı hava üretmesi muhtemel.  

Yakın zamanda yapılan bir araştırma, öngörülen ısınma senaryoları altında ABD’nin doğu sahilinin dokuz güne kadar daha fazla fırtınayla karşı karşıya kalabileceğini, güneybatının ise onları bastıran ağır sıcak hava aralığında bir artış gösterebileceğini ortaya çıkardı. 

Ancak, Ulusal Hava Durumu Servisinin; Norman, Oklahoma’daki Fırtına Tahmin Merkezinde meteorolog olan Matthew Elliott, küresel iklim değişikliğinin geniş alanıyla karşılaştırıldığında hava olaylarının çok küçük ölçeklerde gerçekleştiğine ve yerel çevredeki küçük tedirginliklerin, fırtınaların gelişip gelişmeyeceğini ve nasıl gelişeceğini etkileyerek değişiklikleri kesin olarak tahmin etmeyi zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. 

Elliott, “Kasırga, su baskını veya yangınları tahmin etmek o kadar kolay değil. Değişen iklim durumu daha da zorlaştırıyor.” diyor. Ancak fırtınaların, yazın zirvesinden sonra veya sonbaharda, daha kuzey bölgelerde, daha sık meydana geleceğini varsaymanın makul olduğunu söylüyor. Ayrıca ekliyor, “Toplamda 50-60 yıllık sağlam verilere sahibiz, ancak önümüzdeki beş ila 10 yıl içinde değişikliklerin ne olabileceğini daha iyi anlamaya başladıkça çok daha fazla şey söyleyebileceğimizi düşünüyorum.”. 

Derleyen: Damla Şayan 

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Damla Şayan
Damla Şayanhttp://dijitaliyidir.com
Yaratıcılığın dahil olduğu her alanda kendini bulan, aslında kendini de yaratma ve gerçekleştirme gayreti içerisinde olan bir yağmur damlası. Yaratıcılığını dijital dünyada da var etmek onun için önemli. Damla’nın Dijitaliyidir için sloganı “Dijital, bizle iyidir.” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.