Ana SayfaDijital Güvenlik"Şifresiz Bir Gelecekte" Kullanabileceğiniz Bazı Kimlik Doğrulama Yöntemleri

“Şifresiz Bir Gelecekte” Kullanabileceğiniz Bazı Kimlik Doğrulama Yöntemleri

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Siber suçların artmasıyla birlikte artık şifreler ve kullanıcı adları işlevsiz kalmaya başladı ve bununla birlikte gelişmiş kimlik doğrulama yöntemlerinin önemi arttı.
  • Gelişmiş kimlik doğrulama yöntemlerinin en başında çok faktörlü kimlik doğrulama geliyor. Bunun haricinde geçiş cihazları ayarlamak veya biyometrik şifreler kullanmak da oldukça güvenilir.

Her geçen gün daha da gelişen dijital ortamda artık bir kullanıcı adı ve parola siber güvenlik açısından yeterli olmuyor. Her şeyden önce, kullanıcı adları genellikle basit ve tahmin edilebilirdir, genellikle bir kişinin adı veya baş harflerinden oluşur.

Şifreler de yine kullanıcı adları gibi tahmin edilmesi kolay olabilir. Outpost24’ün araştırması, şaşırtıcı bir şekilde en yaygın şifrelerin hâlâ “Admin”, “12345”, “12345678”, “1234” ve “password” olduğunu söylüyor.

“Şifresiz bir geleceğe ilerlemeliyiz”

Zayıf şifreler başta olmak üzere birçok önlemsizlik sebebiyle bu yılki siber saldırıların yarısından fazlası güvenliği ihlal edilmiş oturum açma bilgileriyle başladı. Uzmanlar çok sayıdaki siber suç sebebiyle artık gelişmiş kimlik doğrulama teknolojileriyle birlikte şifresiz bir geleceğe doğru ilerlememiz gerektiğini söylüyor.

İşte 2024’te göz önünde bulundurmanız gereken birkaç gelişmiş kimlik doğrulama tekniği.

Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama

Çok faktörlü kimlik doğrulama, kimlik yönetimindeki en temel adımlardan biridir. Yöntem, kullanıcılardan bir kullanıcı adı ve paroladan daha fazlasını ister. Tipik olarak akıllı telefonlarından bir SMS, e-posta adreslerine gönderilen tek seferlik bir parola gibi teknolojiler kullanılır.

Geçiş Cihazları

Parolasız geleceğe doğru ilerlerken geçiş cihazları iyi bir alternatif. Kullanıcılar geçiş anahtarlarını destekleyen platformlarda bir hesap oluştururlar ve parola yerine telefon veya tablet gibi bir aygıtı geçiş cihazı olarak belirlerler.

Kullanıcının bir sonraki oturum açışında, platforma giriş yapmak için seçilen geçiş cihazından onay verilmesi gerekir ve bu da temel güvenliği sağlar.

Biyometrik Doğrulama

Parolalalar ve kullanıcı adları tahmin edilebilir ama biyometrik veriler asla. Yüz, parmak izi, avuç içi veya ses gibi kişinin kendine özgü özellikleri ile birlikte oturum açmak, günümüzde sık kullanılan güvenlik yöntemlerinden çok daha güvenli görünüyor.

Daha birçok örneği verilebilecek güvenlik önlemlerinden başlıca üçünü sıraladık. Gelişen teknolojiyle birlikte artan siber suçlardan korunmak için bu yöntemleri tercih etmek en mantıklısı olacaktır. Güvenli günler dileriz!

Derleyen: Ömer Kağan Selen

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?